HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
9 Mart 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

RECEP ÖZCAN

RECEP ÖZCAN

Hayatı Uzun Yaşamda Sevmek

29 Ocak 2021 Cuma Saat: 17:31

Hayata atılan, dünyaya gelen, büyüyen ve yerleşen insanla; Hz. Âdem ve Hz. Havva arasında büyük benzerlikler var. Onlar bizden fazla olarak yeryüzüne indiriliş şartlarını, nasıl ve niçin indiklerini biliyorlardı.

Cennetten çıkarışlarını ve yeryüzüne indirişlerini bütün benlikleriyle hissediyorlardı. Cennetin bütün güzellikleri ve hazları gözlerinin önünde iken belki şeytana aldanışlarının pişmanlığı duyuyorlardı. Dünyadaki hayat günlerini ağlayışlar ve arayışlar içinde geçirmişlerdir.

Onların, yeryüzündeki meşgaleleri Hz. Âdem için Hz. Havva’yı aramak, başını sokacak bir kulübe inşa etmek olmuştur. Arkadaşsız, eşsiz ve dostsuz yaşamak dünyada mümkün müdür? Tabi ki değildir. Onun için arayışı kavuşana kadar devam etmiştir.

Bizse, yeryüzüne gelirken bilmeden geldik. Ne için geldiğimizi ise sonradan öğrendik. Bundan olsa gerek midir hep dünyadaymışız gibi hareket etmekteyiz. Hz. Âdem ile eşi Cenneti ve geri dönecekleri bildikleri için dünyayı geçici bir mekân olarak kabul etmişlerdir. Bizse ebedi etmişiz gibi.

Şimdi insan koltuğuna iyice gömüldü, evine hapsoldu, kendi kısıt imkânlarına mahkûm oldu. Etrafına bir çizgi çizildi dışarıya çıkamaz hale geldi.  Çağdaş uygarlığın çizdiği bu alandan niye çıksın, niçin çıksın ki.

Çağdaş uygarlık nasıl olsa gönlüne öyle haz sundu ki onlardan vaz geçmesi mümkün değil gibi. İşte bunun için hepimiz uzun yaşamayı arzu ediyoruz. “Uzun yaşamanın sırları” neler diye araştırır hatta gazete ve televizyonlardaki tavsiyelere uygun hareket etmeye çalışılırız.

Düzenli spor, sağlıklı beslenme, stresten uzak bir yaşam, sürekli doktor kontrolü, sık sık tatile çıkmak, fazla kilolardan kurtulmak, ilaçlar ve haplar gibi. Önümüze serilen buna benzer çareler.

Bu gayretler, hepimizin gönlündeki güzel donatılmış birer ev, birer lüks araba, paranın eksik olmadığı bir kasa, kendisine pervane olan güzel ve yakışıklı bir eş, kendisini rahatsız etmeyecek evlatlar ile şatafatı ile herkesin imreneceği bir yaşam istenmektedir. İstenilen uzun ömür, bütün çabalar bunlar için değil mi?

Bizim bu isteklerimiz gerçekten çok, bunları nasıl başaracağız. Bize biçilen kısıtlı ömürle uzun emellere kavuşmamız mümkün mü acaba? Allah Teâlâ ömürle ilgili “Allah izin vermedikçe hiç kimse ölmez. Bu, belli bir vakte bağlanmış, takdir edilmiştir.” (Ali-İmran 145) Bize belirlenen ömür belli.

Bu yolda hayat bizi çalıyor. Emellerimiz bizi kandırıyor, işletiyor yeni tabirle. Şeytanın Hz. Âdem ve Hz. Havva’ya tuzak kurduğu gibi. Hayat sana uymazsa sen hayata uy diyorlar. Şeytanın sazını çalarak reklamlarla ömrümüzü yok ediyorlar. Hayatımızı çalıyorlar, zamanımızı çalıyorlar. Kısıtlı ömrümüzü oyalayarak bizi ölüme yolluyorlar.

Allah’ın yaratmış olduğu varlıklar içinde en fazla değeri, hiç şüphesiz şuurlu bir şekilde ibadet etme kabiliyetine sahip olan insana vermiştir.  Buna karşılık emanetin sorumluluğu da yüklenmiştir. “(Allah) ki; yeryüzündeki şeylerin hepsini sizin için yarattı,” (Bakara-29) bütün bu varlıkları da insanın emrine tahsis etmiştir. (Casiye 13)

Emanetin sorumluluğunda verilen bu nimetlerden en güzel şekilde faydalanmak gerekir. Yoksa uzun yaşayacağız diye dünya için çalışmayın. Öldüğünüzde paranız dünyada kalır. Yaşarken harcayacak yeterli paranız yoktur.

Biliyor musunuz? Son model bir cep telefonunun fonksiyonlarının %70’i kullanılmaz! Lüks bir arabanın aksesuarlarının %70’i gereksizdir. Lüks bir villanız ya da malikâneniz olsa alanın %70’ini kullanmazsınız. Kıyafetlerinizin %70’i yepyeni durur. Veya diğer sahip olduklarınız öyle değil mi? Hayatı boyunca çabaların ve kazançların %70’i başkaları içindir. Demek ki biz, kendimize ait %30’a sahip çıkmalı ve ondan tam fayda sağlamalıyız.

 O hâlde; uzun ömürlü ve varlıklı olmasanız da mutlu olmaya çalışın. Sevdiğiniz insanlara zaman ayırın. Neden yaratıldığımızı unutmayın...

“Her kim dünya mükâfatını isterse, kendisine dünyalık bir şeyler veririz. Kim ahiret mükâfatı isterse ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri elbette ödüllendireceğiz.” (Ali İmran 145)

Hepinize sağlıklı ve bereketli ömürler dilerim.

 

 

 

 

 


Bu haber toplam 2.498 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları