HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
9 Mart 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

MUSA KIRANLI

MUSA KIRANLI

“Ahlâk çökerse”

17 Şubat 2021 Çarşamba Saat: 17:47

Ahlak çökerse ekonomi de, hukuk da çöker. Dolayısıyla Ahlak çökerse Devlet çöker.

Ekonomik, siyasi ve kültürel manadaki gelişmeler ve değişmeler toplumu acayip bir hale sokuyor.

Ahlaksızlığı, utanmazlığı, arsızlığı kabul edip, efendiliği, ahlaklı ve namuslu olmayı, insan gibi davranmayı küçümseyen anlayışlar neticesinde yaşanan toplumsal metamorfoz (değişim başkalaşım), değerler anlamında giderek toplumsal yıkıma doğru koşar adım gidiyoruz.

Aklıselim, sağduyulu, izanlı, insaflı ve mantıki düşünme yerine anlık coşkulara, hazlara, öfkelere dayalı, kişisel cehaletin kutsandığı ve giderek toplumsal bir cehalete evrildiği bir yozluk her yeri kaplıyor.

Ülkemde yaşanan ahlaksızlık ve benzer olayları basından ya da sosyal medyadan izlenildiği üzere bölgemiz adına da son günlerde sürekli yayınlanan bir TV deki olay ise en hafif tabiriyle ahlakın sükut etmesi olarak adlandırılabilir herhalde.

Lakin günden güne bir yozlaşma var en büyük örneği geçtiğimiz günlerde ATV de yayımlanan bir program da tarafımca izlenmese de izleyenler tarafından duyduğum ve bilgilendirildiğim hatta arandığım üzere soyadı benzerliği dışında uzak yakın herhangi bir bağ olmayan bu olaydan son derece üzgün ve utanç duyduğumu belirtmek istiyorum.

Bir toplumun kaliteli bir toplum olduğunun ana dinamiği o toplumun her bir ferdinin dünyaya gelmesine, yetişmesine, hayatı öğrenmesine birincil derecede etkisi olan kadındır!

2. Dünya savaşında Hitler kendisine yeni aldıkları ülkelerde ilk olarak neyi yapmamızı önerirsiniz diye sual eden komutanlarına şöyle cevap verir: “ Fethettiğiniz ülkelerde kadınları bozun. Kadını bozulan bir toplumun ayakta kalması, kendi öz kültürünü koruması asla mümkün değildir,” der.

Bu yüzden denir ya; bir erkeği eğitmek bir insan eğitmektir. Bir kadını eğitmek bir toplumu eğitmektir!

Bu tür ahlak bozucu, insani değerlerimizi etkileyen yayınlara müdahale edilmelidir. Başta RÜTÜK olmak üzere Aile bakanlığı, Adalet bakanlığı ve İç işleri bakanlığını göreve davet ediyorum.

Şikayet ederiz, hayıflanırız, baş kaldırırız, bozulan ahlaki yapıya ve tarihimizde ilk kez evlilik oranını geçen boşanma rakamlarına fakat altında yatan spesifik hallerin peşine düşmez, irdelemez, ya da üstünü örteriz.

TV kanalındaki bir programda, evli dört torun sahibi bir kadın, kocası ve sevgilisi ile aynı anda canlı yayında 83 milyonun önünde utanç verici, ahlaksızlığın en üst safhasında büyük bir mutluluk yaşıyorcasına yayınlanıyor reyting rekoru kırıyor. Arsız gülüşmelerine şükür(!) ifadeleri eşlik ediyor! İnsanları hayra teşvik eden ve yönlendiren, hadi onu da geçtik en azından şerden men etmeyi amaçlayan tek bir tane bile yapımın olmadığı bu ve benzeri kanalları izleyen insanlar, belki bile isteye belki de farkında bile olmadan ahlaki bir yozlaşmaya uğruyor. Yasak aşkı, zinayı, dalavere çevirmeyi, dedikodu yapmayı, fitne çıkarmayı, bozgunculuk yapmayı, her türden ahlaksızlığı reyting ve reklam kazancı uğruna bu topluma reva görenler kadar, bu rezilliklerden rahatsız dahi olmayan “alıcılar” da sorumludur bu tablodan.

 

Her gün bu yozlaşma devam ediyor ve bu bulaşıcı bir hastalık gibi parti farkı, din farkı, cinsiyet farkı ayırt etmeksizin bireyler kimlik bunalımı ve ahlaki yozlaşma içerisinde. Ahlaki çöküntü için en büyük saldırı cinsellik alanından oluyor malum. Gerek medya vasıtasıyla mesaj pompalama, gerekse evlenmeyi zorlaştırma meseleleri yüzünden bu yönde bir çöküntü var ve caydırmayan cezalar yüzünden çökme devam ediyor.

Lakin çöküş türü gerek hormonal, gerekse parasal meselelerden olsun, ya da empati, anlayış eksikliğinden olsun devam ediyor ve ana damar aslında ekonomi. İnsanların aç gözlülüğü ahlaki yozlaşmayı devam ettiriyor. Modernist düzen insanları birbirine düşürüyor ve adına çağdaşlık diyor, bilim diyor. Halbuki maneviyat ölüyor ahlak ölüyor. Teknoloji ve medya da çanak tutmaya devam ediyor.

Toplum; ekonomideki, siyasetteki, toplumsal ilişkilerdeki çöküş seviyesine doğru ilerleyen bozulmaları tolere edebilir belki, ancak ahlaki ve insani bir çöküşten kendimizi ve bu ülkeyi nasıl kurtaracağız? Manzaralara bakınca işimizin çok zor olduğu görülmekte…

Ahlak, namus, erdemli olmak, başkasının canına, malına, ırzına, hayatına kast etmeyenler değil de, kafasına göre hareket edenler, kul hakkını ve ahlakı gözetmeyenler daha cüretkar görünüyor artık. Namusluların sesi çıkmaz oldukça ortalık daha da kaotik bir hal alıyor, yaşanmaz oluyor.

Hayatım boyunca duyarlı bir vatandaş olmaya çalışıyorum.

Doğup büyüdüğüm memleketimde ve icra ettiğim üniversite teknik eğitim aldığım Tekniker ünvanına sahip biri olarak gördüğüm aksaklıkları, eksiklikleri basın açıklamalarımla haber olarak ya sosyal medyada paylaşıyor ya da köşeme yazıyorum ki İlgili ve sorumlulara ulaşsın diye.. Tespitlerim kişisel olmaktan öte toplumsal olaylardır çünkü.

Ülkemizde hukuki güvenliğin, hızlı, adil, bağımsız ve tarafsız bir yargının ve güçlü bir savunmanın gerçekleşmesi için, toplumdaki her kesimin emek, çaba, özveri ve inancına ihtiyacımız bulunmaktadır.

Ahlak ve maneviyat bunun için önemlidir. Bunları tamamen yitirdiğimizde elimizdeki ateşli silahlar bir demir yığınından farksız olacaktır. Yüksek binalarımız, güçlü silahlarımız var olabilir fakat maneviyatımız antik harabeden hallice olmuşsa o zaman işte çok geç olacaktır. Sonra başka başka milletler gelip size yeni ahlaklar sunarlar siz de kaynar gidersiniz çünkü kendi ahlakınız kalmamış olur.

Bir ülke teknolojik başarılarla hangi şahikaya ulaşırsa ulaşsın, ahlakı çökerse, temiz aile yaşamı biterse varacağı tek nokta uçurumdan aşağıya yuvarlanmaktır... Ahlak çökerse ekonomi de, hukuk da çöker. Dolayısıyla Ahlak çökerse Devlet çöker.

Kalitesi bozulan her şeyin bir alternatifi, bir çaresi vardır lakin kalitesi bozulan insansa, bunun telafisi çok zordur..

Devletimizi yönetenler, stk’lar, yazarlar, çizerler, akademisyenler bir an evvel siyaseti baş konu malzememiz yapmayı bırakıp, her geçen gün daha hızlı bozulan insana, aile yapımıza, ahlaka eğilip, analitik düşünce ve eylemlerle inisiyatif almak zorundayız.. Kaybımız büyüktür...

Asıl beka sorunu bizi biz yapan değerlerimizden süratle uzaklaşmamızdır zira...

Hans ve Tom gibi yaşadıktan sonra adın Türk Milleti kalmış hiç bir kıymeti  yoktur..

Ahlakını, kendi özünü kaybetmiş bir millet başka toplumların kültürel istilasına maruz kalmaktan kendisini asla kurtaramaz…


Bu haber toplam 1.905 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları