HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
9 Mart 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

MUSA Ö. KIROĞLU

MUSA Ö. KIROĞLU

Asıl önemlisi, şehidin adını yaşatmak…

18 Şubat 2021 Perşembe Saat: 18:28

Kuzey Irak Gara bölgesindeki alıkonuldukları mağarada şehit edilen 13 canımızla yanıyor içimiz.

Sönmüyor… Dağlandıkça dağlanıyor…

PKK’lı bölücü terör örgütü alıkoydu bu canlarımızı, o caniler şehit etti.

Kimisi askerliğini yapmak için birliğine giderken; kimisi izni sonrası görev yerine giderken yolda alıkonulan asker, polis, memur 13 kişi…

Yolda önleri kesildi... Kimisi yalnızdı, kimisi ailesiyle birlikteydi alıkonulurlarken.

Üstelik çok uzun zaman önce uğradılar bu puştluğa,  2015-2016 yıllarında…

PKK’lı teröristlerin elinde bazıları 5 yıl, bazıları 6 yıl boyunca baskı, işkence gördü.

İnsanlık dışı her türlü acıyı yaşattılar bu masumlara.

Masum diyorum…

Çünkü bu insanlar, onlarla çatışırken ele geçen, esir düşen insanlar değil… Yolu kesilerek alıkonulan insanlar.

Bu nedenle masumlar.

Kaldı ki çatışma sırasında esir alınanların dahi uluslararası hukuktan doğan hakları var. İşkence yapılamaz, öldürülemez…

Yine uluslararası hukuka göre, masum insanlara hiçbir şey yapılamaz… Hemen serbest bırakılır.

Ama PKK’lı caniler saklandıkları inlerde masum 13 cana zalimliğin, hainliğin, puştluğun en ağırını yaşattılar.

Hele onların gerideki anneleri, babaları, eşleri, evlatları… Ya onlar…

Belki fiziki değil, onlar da yaşadı bu ağır işkenceleri. Her gün ölüp ölüp dirildiler.

Ama içlerinde bir umut vardı mutlaka… Serbest bırakılmaları umudu… Ya da kurtarılmaları…

Serbest bırakmadı hainler.

Devletimiz bu 13 vatandaşını kurtarmak istedi muhakkak…

Çünkü devletimiz birçok rehineyi, esiri kurtaran tecrübeli bir devlet.

Anlatılıyor nitekim; alıkonuldukları günden bu yana her gün arandıklarına… İz sürüldüğüne dikkat çekiliyor.

Kolay değildi mağaraların derinliklerinden can kurtarmak. Kurtarılamadı maalesef.

Bu 13 masum insanımız başlarına sıkılan kurşunlarla katledildi; şehit düştüler.

Onlar için, yaşadıkları ömür… Aileleri içinse ‘serbest kalır’ umudu tükendi.

Geriye derin bir acı… Ağır bir hüzün kaldı.

Adlarını yaşatmamız gerekir

Yaşanan derin acı, ağır hüzün şehitlerimiz için bir şeyler yapılsın isteğine dönüşüyor.

Örneğin; yas ilan edilsin, deniyor.

Hatta ‘Niye yas ilan edilmiyor?’ tepkilerini duyuyoruz.

Bir kere şunu özellikle ifade etmek istiyorum; vatanı, milleti için canını vermiş her bir kahramanımız bizler için çok aziz, çok değerlidir.

Ve onlar adına yapmamız gereken görevlerimiz vardır mutlaka.

Bu görevlerin başında da şehidimizin adını ve kahramanlığını yaşatmak… Nesilden nesile aktarmak gelir.

Nitekim devlet ve millet olarak bunu yapıyoruz. Şehitlerimizin adını meydanlara, parklara, caddelere, sokaklara, okullara, camilere, vb.. bir çok yere veriyoruz.

Bu tamam, bunu yapıyoruz... Ancak bir şey eksik kalıyor. Şehidin adı veriliyor… Ama bu sadece bir addan ibaret kalıyor.

 

Şehidimizin adını verdiğimiz yerde onun adına bir anıt… Yazılı bir kitabe koymuyoruz. Bu istisnasız hemen her yerde böyle eksik kalıyor…

Bakın Ünye’de şehir merkezinden bariz bir örnek;  Büyükcami Caddesi’nden başlayıp Sağlık Ocağı yanından Kıroğlu Caddesiyle buluşan caddenin adı; Şehit Cengiz Topel Caddesi…

Peki, kim Cengiz Topel?

Onun, 1964 yılı Kıbrıs Harekatında uçağı düşürülen… Rumlar tarafından esir alınan… Esirken vücudunun bazı uzuvları bir bir kesilen… En son, bilinci açık olduğu durumda kalbi sökülüp alınan… Ama ser verip sır vermeyen kahraman bir Türk Yüzbaşısı olduğunu kaç kişi bilir?

Bilemez…

İşte bu yüzden önemli şehidin adının verildiği yerde onu anlatan bir anıtın olması…

Kaldı ki o anıttaki bilgiler her Türk çocuğu, her Türk genci için çok önemli. O bilgilerle öğrenecek şehidine saygıyı… Türklük bilincini ve imanını o bilgilerle bezeyip zenginleştirecek… Vatanına, milletine bağlılığı o bilgilerle pekiştirecek…

O bilgilerle işleyecek ruhuna, “Söz konusu vatan olduğunda gerisinin teferruat” olduğunu…

………               ………        ………

Gelelim yas ilanı konusuna…

Yas ilan edilmeli miydi?

Edilebilirdi… Ancak bizim 13 değil, binlerce şehidimiz oldu.

Eğer yas ilan edilecek idiyse, bunların hepsi için ayrı ayrı yas ilan edilmeliydi.

Peki, bu ne kadar mümkündür?  Mümkün değil tabi ki…

Ayrıca bizim bütün şehitlerimiz adına Şehitler Günümüz var.  18 Mart Şehitler Günü’nde şehitlerimiz her yıl anılıyor.

Dolayısıyla şehitlerimizin yasını o gün tutalım… Rahmet ve minnet duygularımızı… Dualarımızı her zamankinden daha çok her yıl 18 Mart’ta ifade edelim.

13 canımız, 13 vatan evladı şehitler kervanımızın yolcusu oldular… Aziz bedenleri  vatan toprağının bağrındaki yerini aldı. Mekanları cennet olsun.

Bize düşen, bundan böyle onları da anmak, dualarımızı esirgememek…

Ama asıl önemlisi adlarını ve kahramanlıklarını yaşatmak…

Ünye’deki bir caddeye adı verilsin şehitlerimizin… Gara Şehitleri Caddesi denilsin.

Şehit Cengiz Topel Caddesi’nden 20 Temmuz Caddesi’ne uzanan ve adı olmayan ara caddeye bu ad verilebilir.

Ayrıca derim ki, burası böyle bir ada çok yakışır …  Niye derseniz?

Düşman işkencesinde şehit edilen Cengiz Topel’le, yine düşman işkencesinde şehit edilen Gara kurbanlarımız adları birbirine açılan iki caddeyle buluşmuş olacaktır.

Diğer taraftan bu iki caddenin buluşma noktasında üçgen bir peyzaj alanı var.

Bu alanın Cengiz Topel Caddesi’ne bakan yüzüne Şehit Cengiz Topel Anıtı…

Gara Şehitleri Caddesi’ne bakan yüzüne ise Gara Şehitleri Anıtı yerleştirilebilir.

Alan bu anıtların konulabilmesi için çok uygun.

Ayrıca buradan özellikle ifade ediyorum; hangi şehidimizin adı nereye verilmişse artık onunla ilgili bilgilendirici anıtı da mutlaka oraya koyalım.

Şehit ve Gazi Aileleri Derneğinin böyle bir çalışması olduğunu biliyorum.

Bu çalışma önemli. Dernek yöneticilerine bu çalışmada herkes destek olmalı.

Bu destek şehitlerimize karşı borcumuzdur, böyle biline.

……….         ………..          ………..

Yazımı bitirdiğim sırada Ünye OSB alt yapı ihalesinin yapıldığı haberini aldım.

İhaleyi Ünyeli hemşerimiz Cevat Güven’in sahibi olduğu Delta İnşaat kazanmış.

Bu ihale, OSB çalışmalarında geri dönülmez kilometre taşıdır.

Hayırlı olsun.

……….      ………    ……….

Ordu ili koronavirüs salgınında ilk üçte; Bakan açıkladı bu ürkütücü bilgiyi.

“Marifetimizle” ne kadar övünsek azdır!!!

Nedir bu sorumsuzluk, bu duyarsızlık Allah aşkına…

Hala aklımız başımıza gelmedi.

Bu saatten sonra denecek söz bulamıyorum…

Ama her şeye rağmen sağlıcakla kalın.

 


Bu haber toplam 1.862 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları