HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Nisan 2021 Cumartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

ERCAN ARSLAN

ERCAN ARSLAN

Eşkıya Reşid ve Ünye’deki Şenaatleri

24 Şubat 2021 Çarşamba Saat: 15:34

19.yüzyılda Ünye ve civar kazalarda türlü kötülükler yapan eşkıyalardan birisi de Gürcü Eşkıyası Reşid idi. Acara-i süfla Kazasından olan Ceclakoğlu Reşid, 1880 yılında Ünye’ye muhacir olarak gelip Darahta köyünde iskân edilmişti. İlk zamanlarda Osmanlı Devleti askeriyesi tarafından ortadan kaldırılan Gürcü eşkıya Koçoğlu’nun adamlarına katılmış, kardeşi Sabit’i bir kabak meselesi yüzünden kolundan yaralayarak çolak bırakmış böylece Koçoğlu’nun yerine eşkıya reisliğini ele almıştı. Onun Ünye ve çevre kazalardaki şenaatleri asıl bu tarihten sonra başlayacaktı. Osmanlı Devleti halkın can, mal ve ırzına el uzatan, katl, idam, hırsızlık gibi nice fenalıkları icra eden bu cani yürekli şaki üzerine, Tabur Ağaları, seyyar zabıta memurları ile hususan bir bölük Nizamiye askeri dahi göndermişti.

Eşkiya Reşid’in şenaatleri (kötülükleri) Mutasarrıflığa yazılan 19 Mayıs 1887 tarihli rapora göre şöyle sıralanmıştı: Taflancık köyünden Ustaoğlu Abdurrahman’ın kulak ve yüzünü kesmek, kurşunla öldürmek, evini yakmak (21 Mart 1886). Darahta köyünden Töngelcioğlu Ahmet Çavuşu kurşunlayarak ırmağa atmak (29 Mart 1886). Kurna köyün’den Hatipoğlu Mustafa’yı evinde yemek sofrası kurdurup yedikten sonra böğründen kurşunla katletmek (20 Nisan 1886).Aynı köyden Ateşoğlu İbiş’in kızı Emine’yi dağa kaldırmak. Ünyeli kasap Kürt Ahmet’i tutup elli lira vereceksin diye işkence yapmak, Gücet köyünden Hüseyin Kadıoğlu Yusuf’un hanesini basıp kızını talep etmek,aynı köyden Hacı Yosma’nın evini basıp saatini ve altı patlar tabancasını gasp etmek, Çilader köyünden Hacı Hatipoğlu Hacı Ali’nin evini basıp eşyasını gasp etmek, Kelas köyü ormanında ateş yakıp köyden Çolak Şakir’in evine gidip Alivera köyünden Numan oğlu Ali’yi celp etmek  (6 Mayıs 1886). Asak köyünden Kara Mehmedoğlu Ali, Cin Mustafa oğlu Ahmet  ve Paşaoğlu Ali kasabaya katırlarıyla yük getirirlerken Gücet köyü civarında Reşid ve yedi adamı tarafından çevrilmişler, katırları gasp edilmiş ve Ali revolver kurşunuyla katledilmişti (15 Kasım 1886).Saraycık köyünden İyanoğlu Çoştan İbrahim’in evi ve anbarı içindekilerle birlikte yakılmış, yeğeni Mantarcıoğlu Hüseyin ise iki kurşunla katledilmişti (20 Kasım 1886). Köylerdeki vazifesinden dönmekte olan Zabtiye askerlerinden Süleyman’ın kurşunla öldürülmesi (2 Aralık 1886).Ancalu köyünden Emiroğlu İbrahim’in evinin eşya ve erzakıyla yakılması. Çöreği köyünden Aşıkoğlu Mehmed’in kızı Ayşe’nin dağa kaldırılması (20 Ocak 1887). Fatsa kazasının Ergen köyünden Kır İsmailoğlu Salih’in Ünye’deki evine giderken yolda alıkonulup, Havzıkara köyünden Yos Hacı Mehmed’in evine  30 lira haraç istemesi için  gönderilmesi (8 Şubat 1887).

1887 yılında artık Ünye halkının Reşid’in zulümlerine tahammülü kalmamıştı. Ünye Kaymakamı Seyyid Mahmud Kamil Efendi, Ünye Naibi, Müftü, Tahrirat Katibi, Metropolit Vekili ve diğer Azalarla birlikte mazbata düzenleyerek Eşkıya Reşid’in yakalanabilmesi için şu öneriyi getirmişlerdi. Reşid’in görüşmekte olduğu Osmanlı Tebası Acara Muhacirlerinin önde gelenlerine Reşid’i ölü yahut diri devlete teslim etmeleri gerektiği şartı öne sürülmeli, şayet buna destek olmazlar ise hepsinin tutuklanmasının icap ettiği bu şekilde yerinin itiraf ettirilmesi yoksa içlerinden bir kısmının da tutuklu olarak başka mahallere sürgün gönderilmesinin gündeme alınması fikri ileri sürülmüştü (16 Nisan 1887).

Şenaatlerine devam eden Eşkıya Reşid; Kurna, Kale, Zenbek, Denizbükü, Ancalu, Kuşculu, Taflancık köylerinden 150’şer lira haraç istediğine dair köylere kendi adıyla mühürlü pusula yollamıştı. Seylan köyünden ise 340  adet lira talep etmiş bunların bir kısmını da tahsil etmişti (17 Nisan 1887). Seylan köyünden reji kolcusu Çürüksulu ve Gürgaze Molla Arif’in Ceniş mevkiindeki tarlalarında martini kurşunuyla arkadan katledilmeleri (21 Nisan 1887).Kurna köyünden Nuri ile Maşuk’un kulakları ve bıyıklarının bıçakla kesilmesi. Saraycık köyünde çıkan çatışmada Zaptiye piyade neferi Beroğlu Ahmed’in sol elinden yaralanması (1 Mayıs 1887) olayları Nisan ayı içindeki son vukuatlarıydı. 20 Mayıs 1887 ‘de Eşkıya Reşid ile Demircioğlu Mustafa’nın  Kuşçulu köylülerinden talep ettiği haraç miktarı şöyleydi: Veysel oğlu Hacı 15, Kuroğlu Kavas 5,Dervişoğlu Hüseyin 5,Tokçu 10,Almaçoğlu Mustafa  5,Dencioğlu Musa 10, Ali Ağa oğlu 10,Hüsnü Ağa 5,Kuraloğlu Molla 10,Kuroğlu Hüsnü Ağa 15,Kıroğlanoğlu Mustafa 10,Alioğlu Hüseyin Pehlivan 15,Kelek Hacı 10,Dencioğlu Ahmed 5,Dencioğlu Karalı 15,Almaçoğlu Ali 5,Yobazoğlu Karalgöz 10,Kuraloğlu Halil 15,Kadı Alim oğlu Kadı 10, Alimoğlu Hüseyin 5,Tokaçoğlu Ali Çavuş 10,Biraderi Gümüş 10,Sert Oğlan 5, Hatib Efendi 20, Fettan 15, Ahmedbaşoğlu Derviş 5 lira. Toplamda beş altı gün içinde verilmesi istenen para iki yüz elli beş liraydı. Ayrıca koyunları olanlardan da 50 lira alınıp toplam 300 lirayı bir tamam vermeleri isteniyor, şayet indirim için aracı koyarlar, vermezler veya bu sırrı açık ederlerse miktar 600 liraya çıkarılacaktı.

Osmanlı Devleti’nin almış olduğu türlü tedbirler neticesinde Ocak 1888’de Gürcü Reşid ve avanesinin katledilmesiyle yaptığı şenaatler nihayete erdirilmişti. Çatışma esnasında eşkıya kurşunuyla vurularak şehid olan Ordu kazasının Öcelü köyü Nuriye Mahallesi muhacirlerinden Yusuf oğlu Erhlaze Hüseyin’in annesi Mesude ile kız kardeşleri Menşure ve Hasret ile yeğeni Nezaket ve biraderi meczup Ahmet’e maaş bağlanması kararlaştırılmıştı (17 Ocak 1888). Ayrıca Eşkıya Reşid’in derdestinde yararlılığı görülen Mustafa ve Mehmed isimli şahıslara da  Trabzon Vilayeti’nin 1888 yılı bütçesinden yetmiş lira ödül verilmesi Maliye Nezareti Vekaleti Celilesi’nce gönderilen yazıdan anlaşılıyor. Reşid’in yandaşlarından olan ve Tokad Sancağına kaçan Gürcü Koçoğlu Süleyman ve Molla Hüseyin de üzerlerine sevkedilen müfreze sayesinde ölü olarak ele geçirilmişlerdi (23 Ocak 1888). Yine Reşid’in adamlarından dört asi, Kurupelit mevkiinde Arif Ağa’nın evinde Bağdat postasını vurmak üzere tertip aldıkları esnada, üzerlerine sevk olunan müfreze ile girdikleri müsademede öldürülmüşlerdi. Osmanlı Devleti’nin merkezi veya yerel otoritesinin sarsıldığı dönemlerde baş gösteren Ünye’deki eşkıyalık faaliyetleri, yeni Türk Devleti’nin kuruluş yıllarına kadar devam edecektir. (BOA.Y.PRK.MYD,6/38- BOA.DH.MKT,1514/88-BOA.DH.MKT,1554/80,S.Bacacı,Ünye ve Çevresinde Yaşanan Olaylar 1864-1920,İstanbul 2008).


Bu haber toplam 2.027 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları