HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

Merhum Necmettin Erbakanın Vefatının 10. Yıldönümünde Hatırlananlar.

26 Şubat 2021 Cuma Saat: 09:17

      Aziz okuyucular önümüzdeki 27.Şubat.2021 Cumartesi günü merhum Erbakan Hocamızın vefatının 10. yıldönümü. Yıllar ne çabuk geçiyor On yıldır Merhum hocamızın Ölüm yıldönümünü bütün yurtta parti teşkilatlarında ve bazı Sivil Toplum Kuruluşlarında ERBAKAN’I ANMA VE ANLAMA HAFTASI adı altında kutluyoruz.  Ben de o günlerde Ünye Kent Gazetemizde bu konu hakkında yazılar yazmaya çalışıyor ya da bazı önemli gördüğüm yazarların yazılarını iktibas ederek köşemde yayınlamaya çalışıyordum. Bu 10. yılında da SEBİLÜRREŞAD dergisinin1014 sayılı dergisinde Abdülkadir Macit’in yazdığı

" İmanını siyâsetle aksiyona dönüştüren Müslüman Şahsiyet Necmettin Erbakan Hoca" başlıklı yazısını alıp sizlere sunmak istedim Buyurun efendim:
 " (.....) O, hiçbir zaman dinin ana referans çerçevesinden en ufak bir taviz vermemeye çalıştı, akideyi ve fıkhî çerçeveyi aşan herhangi bir söyleme veya fikre hem teşebbüs etmedi hem teşebbüs etmek isteyenlere açıkça karşı koydu. Bu son derece önemliydi. Îmanın bir sonucu olarak siyasi görüşlerini ve ideallerini formüle etmişti. Dolayısıyla pozitivizmin resmi felsefe olarak zihinlere enjekte edildiği, dinin ve dindarların küçümsendiği yakın tarihimizde Erbakan Hoca, makbul vatandaş tipinin aksine çok farklı bir portre olarak karşımıza çıktı. İslâm dininin köylülerle, okumamışlarla özdeşleştirildiği bir dönemde varlıklı bir aileye mensup olan, Almanya'da eğitim gören, parlak bir akademik kariyere sahip olan ve Türkiye'nin en seçkin üniversitelerinden birinde öğretim üyeliği yapan Erbakan Hoca'nın, mütedeyyin bir hayat tarzına sahip birisi olarak mücadele etmesi onun ayırt edici bir özelliğiydi. Nitekim son derece şık ve kibar görüntü içindeyken söze "Es-Selâmu  Aleyküm" diyerek girer, her sözüne Besmele ile başlar ve sözü daima dua ile bitirirdi. Açıkca görünen o ki Erbakan Hoca, Müslüman'ca konuşmaktan hiçbir zaman yüksünmedi ve hüviyetimizden hiçbir zaman da utanmadı. Okul hayatındaki birincilikleri, Almanya'da birçok başarılı işe imza atması, 27 yaşında Türkiye'nin en genç doçenti unvanına sahip olması, bugün hâlâ her yerde karşımıza çıkan "Pancar Motor"ları üreten "Gümüş Motor A.Ş."yi kurup faaliyete geçirmesi onun dahice denilebilecek durumuna birkaç örnektir. Kişiliğinde mahfuz olan dâhiliğine ilave olarak sıra dışı bir zekâya da sahipti. Bulunduğu ortamda zekâsıyla üstünlüğünü hissettirirdi. Hiçbir görüşüne katılmasanız da, karşınızda bulduğunuz zekâdan etkilenerek çıkardınız yanından. Bir mülakatta "Benim tek amacım, Türkiye'yi saygı duyulacak kalkınmış bir ülke haline getirmekti. Anladım ki, amacımı gerçekleştirebilmem için tek yol siyaset yapmaktı. Evet, geleceği parlak bir akademisyen olarak ilerleyebilirdim ama köprü altlarındaki çocukları, nehir kenarında elleriyle çamaşır yıkayan kadınları kim kurtaracak? Ekmek arabasının arkasından yalın ayak koşan çocukların ihtiyacını kim karşılayacak?" şeklinde cevaplayarak Hz. Ömer'in hassasiyetini kuşandığını belirtmiştir.  
         Yüksek Hedefler, Büyük Hayaller

   Lügatinde pes etmek yoktu. Erbakan Hoca'nın hayatı hep zor zamanlardan oluştu. Ancak Erbakan Hoca'nın lügatinde pes etmek yoktu. Her halde en önemli özelliklerinden biri en büyük yenilgilerden sonra bile her seferinde azimle mücadeleye kaldığı yerden devam etmesiydi. Kurduğu partiler kapatıldığında, hiçbir zaman pes etmedi. Her seferinde sıfırdan başladı. 12 Eylül'de yasaklandıktan sonra Refah Partisi'ni kurup 1995 seçiminde de 1. parti haline getirerek başbakanlık koltuğuna oturmasının gerisinde de bu azim vardı.
        Necmettin Erbakan'ın çağdaş İslam düşüncesindeki yeri
   Son asrın en önde gelen Müslüman liderleri arasında yer alan Necmettin Erbakan Hoca, modern bir aydın olarak eğitim görmüş olmasına rağmen içinde yetiştiği aile hayatı, okuduğu İslamî kaynaklar ve kurduğu tasavvufi irtibatlar sayesinde, Türkiye başta olmak üzere Müslüman toplumların temel meseleleri üzerinde düşünmüş ve içinde bulundukları sorunların çözümü hususunda alternatifler üretmeye çalışmış bir kişidir. Bu süreçte Erbakan Hoca, ilim adamlığının yanı sıra Müslümanların toplumsal hareketlerinin lideri olma rolünü de üstlenmek ve ömrünün sonuna kadar siyasî alanda mücadele vermek mecburiyetinde kalmıştır. Bu sebepten daha çok siyasî kimliği ile ön plana çıkan Erbakan Hoca, siyasî görüşlerini ve ideallerini "Millî Görüş" şeklinde formüle etmiştir. Açıkça görünen o ki, Erbakan'ın Çağdaş İslam Düşüncesine etkisi ve katkısı sadedinde zikredeceğimiz en önemli kıymet "Millî Görüş" tür.
   Erbakan Hoca'ya göre Millî Görüş, herhangi bir siyasî hareket değil bilakis maneviyatçı, hakkı üstün tutan ve nefis terbiyesini esas alan İslâm'ın günümüz şartlarını göz önünde bulunduran bir yorumlama biçimidir. Bizim kanaatimiz de odur ki, Erbakan Hoca'nın Millî Görüş ile ulaşmak istediği hedefler aynı zamanda İslâm'ın da asıl hedefleridir. Nitekim Erbakan Hoca'nın hak-batıl, cihad, âdil düzen, İslâm Birliği vs. gibi temel konulardaki anlayışlarına baktığımızda ikisinin de hedeflerinin ayrılmaz bir terkip manzarası arz ettiğini görürüz. Bu mahiyet itibarıyla Erbakan Hoca, hem sosyal ve kültürel çalışmalar icra eden kültürel ıslahatçı hem de yönetimin ıslahını hedefleyen siyâsal ıslahatçı vasıflarının ikisini de şahsında ve hareketinde bir araya getiren temsil gücü yüksek bir İslâmcı prototipi görünümündedir.
   1950'lerde başlayan demokratik gelişmeler sonrasında ise, o döneme kadar oluşan birikimin siyasete taşınması ve dînî değerlerin sosyal ve siyasî projelerde yer bulması süreci gündem edilmeye başlanmıştır. İşte Erbakan Hoca'nın Millî Görüş hareketini de doğuran Türkiye'deki İslamcılığın tarihi arka planı ve siyâsileşme süreci tam da bu dönemde karşımıza çıkmaktadır. Erbakan Hoca, Millî Görüş düşüncesi ile İslâmi hayatı, salt sosyolojik bir olgu olmaktan çıkararak göz ardı edilemeyecek önemde bir siyâsi olguya dönüştürmüştür. Siyâsi aktörlere -deyim yerindeyse- ayar vermiş, siyaset sahnesine dînî değerleri taşımıştır. Hiç şüphe yok ki, 60'lı yıllar öncesinde bastırılmış, sindirilmiş, yok sayılmış, tasfiye edilmiş bir ortamda aksini söylemek, dînî referanslarla sîyasî mücadeleye girmek onun ayırt edici özelliklerinden bir tanesidir. Bu sayede Erbakan Hoca, İslâm'ı ve Müslümanları 'sağ'ın ve 'sol'un blokajından kurtarıp kendine mahsus bir dil ile siyaset yapmıştır. Diğer bir ifadeyle, Millî Görüş ile Türk siyasetini İslâmlaştırma, İslâmi söylemi de normalleştirme hususunda mühim bir rol oynamıştır."

     Evet, kıymetli okuyucular Sn. Abdulkadir Macit'in yazısı dergide tam dört sahifede yayımlanmış. Ben ise konuyu daha fazla uzatmak istemedim yoksa Merhum Erbakan hocamın hakkında ne kadar yazsak azdır. İki üç yıl önce yayınlanan ERBAKAN KÜLLİYATI tam altı cilt bir arada. Ayrıca 1969 yılından bu yana Hocamızın yazdığı ve hakkında yazılan diğer yazarların yazdığı kitaplar ise birkaç yüzlerle ifade edilecek kadar çok. Burada bir dergi ve gazete köşesindeki yazımız, Hocamızı saygı ve rahmetle anmak sadedindedir.  Yüce yaratıcımızdan kendisine tekrar Rahmetler diliyoruz.  Kalın yine Sağlıcakla ve Selametle İnşâallâh.

 


Bu haber toplam 1.140 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları