HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

BİZİM YUNUS, SİZİN YUNUS, DÜNYANIN YUNUS’U

5 Mart 2021 Cuma Saat: 09:24

Çağrı gazetesini 1977 yılında kurmuştuk.

Kuruluş sebebi, kuruluşu, yayın hayatı, sıkıntılar ve zevkleri bir başka, macerası uzun.

ÖZLER olarak ( Muhammed Sıddık Öz, Alparslan Öz, Hüseyin Faruk Öz, Mustafa Hasan Öz Kardeşler) Çağrı Gazetesi’ni Ünye’de yirmi beş yıl çıkardık.

O dönemler Ünye’de en etkili yegâne gazeteydi diyebilirim.

Hemen her sayısı ses getiriyor ve adeta birçok insan için belge mahiyeti teşkil ediyordu.

Ünye’miz için yayınlarımızla hizmet etme gayretinde idik.

Bugün gazetecilik yapan birçok kardeşimiz yetişti Çağrı Gazetesi mutfağında.

ÜNYE KENT Gazetesinin sahibi Ali Öztürk Kardeşimiz de bunlardan biridir.

O mutfakta Şakir Gürel, Ahmet Yenin, İsmail Canbulat, İrfan Tosun, Muammer Bilgiç, Zeki Şahin ve daha niceleri vardı ve birlikte haberlerle yorumlar pişiriyor, hemşerilerimize sunuyorduk.

İLK BİZİM YUNUS HEYECANI

İşte bu yayın yıllarımızda Yunus Emre’nin Kabri’nin Ünye’de bulunduğu ile ilgili duyumlar aldık.

Milletvekillerimizden Yılmaz Sanioğlu Bey bize bir asker hikâyesini anlattı.

Hikâye şöyle:

Ünye’de yıllar önce askerlik yapan bir genç, babasının ilmi çalışmalar içerisinde bulunan bir insan olduğunu, babasının kitapları arasında Yunus Emre’nin kabrinin Ünye’de olduğunu okuduğunu söylemiş Ünyelilere. Daha sonra ilgi duyanlar onunla temasa geçip durumu iyice öğrenmek istemişler. Ama ne yazık ki terhis olduğunu ve memleketine döndüğünü öğrenmişler ve adresini de bulamayıp peşini bırakmışlar.

Heyecanlandık.

Sonra Fotoğrafçı Zihni Bayar Bey de bir dosya ile gazetemiz idarehanesine geldi.

Dosyada bir mektup şeklinde dilekçe ve fotoğraflar vardı.

Mektup Ünyeli olan arkeolog Kılıç Kökten Bey’e yazılmıştı. (1904-1974)

Mektupta Ünyeli gençler Yunus Emre’nin kabrinin Ünye’de bulunduğunu iddia ediyor ve bu konuda araştırmak için kendisinden destek talep ediyorlardı.

Bir kısmı 24-25 yaşlarında olan dört gencin adı yazılı idi dilekçede.

Kadir Diktepe, Sabri Genç, Arif Çelik, Zihni Bayar

Dilekçe tarihi 16 Nisan 1974. Kılıç Kökten Bey ise aynı yıl vefat etmiş.

Araştırmalar başlayamamış ama söylentiler süregelmişti. Bu arada birçok efsane ve olağanüstü hatıralar da anlatılıyordu Şeyhnuz adı verilen, evliya addedilen şahıs ve yattığı makam ile kabri ile ilgili.

Yeniden heyecanlandık.

İLK ARAŞTIRMA VE FAALİYETLER

Ve hemen araştırmalara başladık.

İhtimaller kafamızda yoğunlaşınca gazetemiz yayınları ile konuyu gündeme getirip kampanya başlattık.

Kabir ziyareti yaptık defalarca ve ilgi duyanlarla.

Ömer Çam Hocamız ve Kayınbiraderi Rıza Fırtına Gürkan Bey ile ziyaret yaptık ve baş ayak taşlarını inceledik. Üzerindeki Arapça yazıları okumaya gayret ettik. Ömer Çam Hocamız Hüvel Baki (ölümsüz ve ebedi yani baki olan sadece O’dur yani Allah’tır) yazısını ve Emre yazısını seçebildi.

Sonra ziyaretleri artırdık, kaymakam, belediye başkanı, gazeteciler, milli eğitim camiası ve ilgi duyanlarla ziyaret ve araştırmalar yaptık.

Çağrı gazetesi ve Yavuz Selim Vakfı olarak (Bendeniz vakfın Ünye Şubesi Başkanıyım) Şeyhnuz Evliyası Kabri’nin bulunduğu tepede ortak bir küçük anma programı yaptık ilgi duyanlarla birlikte ve o gün bu çalışmaları ülke çapında duyurmaya karar verdik. Yıl 1984.

 

Ünye Belediye Başkanımız İsmail Cerrahoğlu Bey bu konuda tam destekçimiz oldu. Kurum olarak Yunus Emre ismini ilk defa belediyenin parkına koyalım teklifimizi kabul eden Sayın Cerrahoğlu sayesinde İskelenin yanındaki çam ağaçları ile örtülü Ünye Parkına Yunus Emre Parkı adını verdik.

Çağrı Gazetemizde de sürekli yayınlar yapmaya, farkındalık oluşturmaya, Ünyelilerin dikkatini çekmeye başladık.

Önce çalışmalarımızın haberlerini yaptık. Sonra biraderim Hasan Öz makalelerle durumu pekiştirdi.

Sonra diğer yazarlarımız devreye girdi. Hasan Tahsin Kadıoğlu Hocamız ilgililerin araştırmasını da teklif eden geniş bir makale yazdı. Yüksel Şen Bey defalarca makale yazdı. Bu konudaki gazetemizin birkaç küpürü geçtiğimiz günlerde Ünye Kent Gazetemizde yayınlandı.

Ordu Valimiz Necati Çetinkaya Bey ilgili makamlara taleplerimizi dikkate alarak yazılar gönderdi.

Halkımızın ilgisi çok güzel oldu ve her yerde konuşulmaya, duyurulmaya başlandı. Kurumlar ve işyerlerine Yunus Emre isimleri kondu. Yayınlarda ve programlarda sürekli konu işlendi ve tam manası ile benimsendi.

Bizler Çağrı Gazetesi olarak bütün bu çalışmaları bir taraftan arşivliyor, bir taraftan katıldığımız toplantı ve programlarda dile getiriyor, tanıtım faaliyetlerimize devam ediyor ve hemşerilerimize de kurumsallaşarak çalışmaların devamını teklif ediyorduk. Ömer Çam Hocamız ve Hasan Öz Vekilimiz başta olmak üzere ilgi duyan çok hemşerimiz her fırsatta bu bilgileri ve çalışmaları dile getiriyordu.

Belediye başkanlarımız da bölgeyi yavaş yavaş ihya etmeye başladılar. Peşinden çok destekler verdiler.

Sonra benim de kurucu üyeleri arasında bulunduğum Ünye Yunus Emre Derneği kuruldu ve çalışmalar devam etti. Güzel bir eser çıkarıldı iddiamız ile ilgili. Arşivler, araştırmalar, iddialar ve bilgiler toparlandı ve derli-toplu metinlerle belediye desteği ile eser bastırıldı. Bizden de elimizde bulunan arşiv dosyaları talep edildi, bu konuda en çok yayın yapan Çağrı Gazetemizin de arşivinden istifade edildi.

Geçtiğimiz yıllarda da OBB ve Ünye Yunus Emre Derneğimizin öncülüğünde Ünye, Fatsa ve Ordu’da beş yıl anma programları yapılmıştı. Yunus’un Çağrısı, Yunus’un Sesi, Yunus’un Nefesi gibi temalarla, önce ulusal sonra da uluslar arası anma, sempozyum programları gerçekleştirildi.

 

Bilindiği gibi UNESCO ( Birleşmiş Milletler Bilim ve Kültür Örgütü, Londra’da -1946-kuruldu, şimdi merkezi Paris’te) önce Yunus Emre’nin doğumunun 750. Yılı münasebeti ile 1991’de Yunus Emre anma yıldönümünü ilan etti dünyaya. Bu yıl 2021’de de vefatının 700. Yılında Yunus Emre anma yılı aynı kurum tarafından ilan edildi.

Bu münasebetle ülkemizde de Cumhurbaşkanlığı tarafından 2021 yılı Yunus Emre ve Türkçe yılı ilan edildi.

Bütün bunlar M.Hasan Öz vekilimizi yeniden heyecanlandırdı ve hemen harekete geçirdi. Kendisi ulaşabildiği herkese ve ilgili her kuruma teklifini sunuverdi. Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Ünye Belediye Başkanımıza, tüm eski belediye başkanlarımıza, tüm eski yeni milletvekillerimize, bürokratlarımızın birçoğuna, Yunus Emre Derneğimize, tüm Ünye, Fatsa ve Ordu Medyasına, yüzlerce ülkemiz ve yurt dışındaki hemşerilerimize, daha bir çok yerlere hızlıca destek isteyerek ulaşmaya çalıştı.

Ve Ünye Kent Gazetemiz ilk hamleyi yaparak haberlerini yaptı, yayınlarını yaptı, röportajlar yaptı, görüşler aldı, destekler istedi ve adeta büyük bir kampanya başlamış oldu. Takip ettiğiniz gibi kampanyayı gazetemiz hemen her gün devam ettiriyor. Ayrıca büyük destekler de açıklandı. İlgililerin çoğu da şükür çalışmaları başlattı.

Çok şükür ki aynı heyecan ile hemşerilerimizin de coştuğuna şahit olduk.

Duyarlı olan ve destekleyen ve de çalışmalar yapan herkesi kutluyorum. Umarım çok iyi bir netice alır ve sesimizi ve Yunus Emremiz’i ve de Ünye’mizi tüm dünyaya daha çok duyurur, Yunus Emre Hazretlerinin felsefesini de yayar ve yaşatırız.

 

Peki, kimdir Yunus Emre ve nedir O’nun felsefesi, fikri, zikri, davası, derdi; bir de buna bakalım.

Bu bilgileri derleyen M. Hasan Öz Vekilimizin kaleminden aktarayım sizlere.

 

BİZİM YUNUS

Yunus Emre Hazretlerinin kim olduğunu hiç birimiz layığı ile anlatamayız. Çünkü O mübarek insan nefsinin tüm kademelerini aşmış ve yüce Yaratıcının halifesi olmuş bir mertebeye ulaşabilmiştir.

Artık o mertebelere bugün kimseler ulaşamıyor.

Bizler de çok düşük kalitelerimizle anlamaya ve anlatmaya çalışma hadsizliğini gösterebiliyoruz.

Ayrıca özellikleri ve güzellikleri ile yeterli bilgiler tam ulaşamamıştır bugünlere. Bir miktar eserleri ile anlamaya çalışıyoruz.

 

Çünkü O mübarek eserlerinde öyle bir ruh yaşattı ki, yüzyıllar sonra bugünlere en tesirli mısraları ile gelebildi ve insanlığa ders vermeye, ufuk açmaya devam etti.

Yaşadığı dönemde ülkeleri, beldeleri meşakkatle dolaştı, öğrendi, öğretti, örnek oldu. İnsanlık ve tüm yaratılmışlara bakışı yaratanın azameti sıfatı ile oldu. O yüzden görülmemiş bir aşk ile ruhlara hitabetti.

Yunus Emre Hazretlerinin düşünce dünyası sevgi temeli üzerine kurulu oldu daima. Sade ve samimi bir tasavvufi düşünceye sahip olarak eserlerinde, duru Türkçesi ile şiirlerinde samimiyet, heyecan ve aşkı yaşadı ve yaşatmaya gayret etti. İnsanlığı kardeşliğe, şefkate, merhamete ilahi aşka davet etti.

İnsanı ve tüm yaratılanları sevmekle başlayan aşk deryası dünyasında Allah’a uzanan derin sevgi ile noktalanan düşüncelerinde “BANA SENİ GEREK SENİ” dedi.

Çünkü kaynaklarımız bize bu temelde yaşamayı ve düşünmeyi vazediyordu. Yaratıcımızı, sınırsız sevmek ve sadece O’nun rızasını gözetmek ve de Allah’ın sevdiği kul olabilmek ulaşılması gereken yegane hedeftir. Böylece insan dünyadan da hatta cennetten de daha sevgili gelen ve mutluluk veren, haz veren bir duruma ulaşabilir. Çünkü insan cennete gittiği zaman yaratanın cemalini görünce cennet gibi sınırsız güzellikler insan gözünde hafif kalır diyor kitabımız.

Yaşadıkları hakkında az bilgiye sahip olmakla beraber Tabduk Emre gibi yüce bir merkeze tabi olmuş ve seksenden fazla sene ömründe ulu insanlardan feyz alarak, temas kurduklarına feyz aktarmıştır. Bugüne kadar da bu ruhi etki süregelmiştir. Bildiğimiz en önemli eserleri de Divan’ı ve Risalet’ün Nushiyyesi’dir. Şiirlerinde adeta insanın yaratılış gayesini işlemiş tasavvufi güzel sade Türkçesi ile tüm insanlığa gerçek hayat serüvenini çizmiştir. Aruz ve hece vezni ile yazdığı eserlerinde Türkçeyi edebi bir dil haline getirmiştir. Şiirlerinde apayrı bir üslup oluşturmuştur. Kelimelere çok özel anlamlar yüklemiştir. Bu özellileri ihtiva üslubu ile şiirleri bugünlere kadar en etkili bir şekilde gelebilmiştir.

O’nun tarif ettiği gerçek insan insan-ı kâmildir. İnsan-ı kâmil olanlar temizdir, dürüsttür, merhametlidir, sevgi doludur, fedakârdır, sabırlıdır, samimidir, gerçek dosttur, faydalıdır, affedicidir, ahlaklıdır, önderdir ve örnektir.

Türkçesi de anlaşılır, saf, duru, temiz, derinlikli, anlamlı, tasavvufi ve sevgi doludur.

Tüm insanlığın saadeti için seslenir yine insanlara.

Kabul edilebilen doğum tarihi 1238, vefatı da 1320’dir. Anadolu’yu, Rum illerini, yukarı illeri dolaşmış ve bizim kabulümüz ile Ünye’mizin bağrında hayata gözlerini yummuştur.

Allah şefaatine bizleri nail eylesin ve öğretilerine layık eylesin.

Yapmamız gereken ise O’nu olabildiğince anmak ve anlamak, eserlerini devamlı okuyarak oradaki verilen mesajlara uygun yaşamaktır.

 

 

 


Bu haber toplam 2.896 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları