HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

MİSAFİR KALEM

MİSAFİR KALEM

BİR GEMİ YOL ALIYORDU - İrfan Beşlioğlu

24 Mayıs 2021 Pazartesi Saat: 09:37

 

1.

 

“Bazı gemiler yolcusuyla bahtiyar

Ona inanmayanlar bedbaht, ihtiyar

Mustafa, vatan için gitti ey yar

Kemal-i istiklal için Samsun’a

 

O gemi ki tutamaz rüzgarın gem’i

Dalgalar azgın olsa ne gam

Öyle bir yolcum var ki içim kami 

Rüzgarları yırtarım gücüm kavi

 

Ey Karadeniz, giderken karaydın

Vardığımda, masmavi...

Ey yolcu, gemimin kanadı sendin 

Yakıtı umut ve cesaret(in)

 

Bir kadın bekliyordu iskelede

Adı namus, soyadı şeref, soyu izzet

Varlığı ismet, soyu aziz, 

Anadolu’ydu, vatan doğuran

 

Bir kadın bekliyordu iskelede

Sanki Mustafa’nın anası Zübeyde 

Belki bacısı Kemal’in Makbule

Kurtarmaya gidiyordu bir arslan

 

Ana-dolu’nun ruhuydu Zübeyde

Nasıl bir arslan doğurdu Selanik’te

İşte denizi titreten ve çiçek açtırdı

Bereketli toprağa, başak Anadolu’ya

 

İşte öyle bir yolcum vardı benim 

Sanki göklerce yapılmıştı gemim

Ey düşman, yıkmaya geliyor, sulta’nı

Mustafa Samsun’a çıktı; al voltanı”

 

(İrfan Beşlioğlu/19.05.2021)

 

2. 

 

“Yurttaşlar, Canik’te gemi bekliyordu 

Kavak’ta tarlada çalışanlar 

Havzalılar, Havza’nın ılıcası

Gemi gider mi oralara

Öyle bunalmıştı ki, halk; gelir... gelir! 

Merzifon, Taşova, Suluova, Amasya

Ey gemi gel! Diyordu Yeşilırmak...

Ey mucize gemi, kalpaklı kahraman!

Süzülerek geçti dağların arasından 

Dalgalardan süzülür gibi

Duydu motorun sesini

Niksar Ovasındakiler

Reşadiye, Kelkit Vadisi boyu...

Çamlıbel, Kızıliniş,

Tokat’ın bağları...

Gemi vardı Erzurum’a;

Erzurum Dağlarındanumut ve duman

Anadolu yiğitleri dedi:

-Paşam, el aman!

İhtiyarlar bahtiyar oldu

İnanmış dedeler 

Ekabiri Haysiyet 

En nuru vatan

Yürü, dedi; -Paşam!

Verdik imanı vatanı sana!

Gemi, aktı Vilayatı Sivas’a 

Baktı ayanı hürriyetteki vicdana

Dahi vatan hak, millet hak, dava hak 

Deyü haykıran imana

İşte vatan, işte millet, işte bayrak 

İşte at, işte kılıç; yürü düşman üstüne!

Ata’nın gemisi, vardı Hacı Bektaş’a

Çelebi, dedi; -Yürü Paşam; emrindeyiz; 

Sensin davamıza reis 

Yeniden gelmiş Haydar’ımızsın sen

Gemi vardı Ankara’ya

Yiğit Seymenler aktı...

Hayranlıkla Mustafa Kemal’e baktı;

Dikmen Yokuşunda,

Ata’yı aldı araya 

Çankaya bağları döndü saraya 

Bir muştu indi oraya

Yak Hak ey vatan dedi;

Gök gürleyip şimşekler çaktı 

Halk hoş geldin Paşam diye ünledi

Nice tepesi varsa Ankara’nın

Kuş uçurdu, davul çaldı, 

Bin yıllık bayramı geldi Ankara’nın

Ve ol Meclis’in önünde

Demir attı kutlu gemi

Dua haykırdı vatanperver 

Hoca, hacı, Seymen, Müdafaayı Hukukçu; Kuvvayı Milliyeci

Heyeti Temsiliye sancak açtı vatana

Kılıç çekti alçakça yan bakana

Bu toprak kutlu toprak

Kızılırmak kutlu ırmak

Yurtsevere olur mu durmak

Menzil uzun, vakıa zor ama

İman kuvvetli 

Mavi gökler yeniden doğdu gözünde

Bir vatan taşıyordu özünde gemi

Mustafa Kemal Ankara’ya vardığından beri

Huzur kaçtı İngiliz’in, Yunan’ın

İtalyan’ın, Fransız’ın

Hainin, işbirlikçinin

Vahdettin’in ve Damat Ferit’in

Tadı kaçtı hain gericinin

İşbirlikçi yobazın

İngiliz ayağı ayrılıkçıların ve

Hain mütareke basının”

 

19.05.2021

 

(İrfan Beşlioğlu)

 

3. 

 

“Bu gemiye binemezdi İngiliz şerbeti içenler...

İhanet ve ihtirasla geçinenler...

Gemiyi tabuta çevirmek istediler

Kanlı bir kaputa çevirmek istediler...

Fakat Karadeniz’i içen yolcular

Zümrüdü Ankaya benzerdi

Çift başlı kartala benzerdi

Gökten ateşi getirene benzerdi

Ağustos gecesi gibi aydınlıktılar

Gözleri Yeşilırmak’a benzerdi

Sözleri Kızılırmak’a benzerdi

Alınları Küre Dağlarına... 

Kaşları Canik, bıyıkları Kızıldağ...

İşte onlar ne İngiliz’den korkardı

Ne Fransız’dan, ne İtalyan’dan 

Ne Yunan’dan, ne hainden ne

İşbirlikçiden ne Damat Ferit’ten

Ne “Şahsî menfaatlerinin müstevlisi”nden 

Bir ulus çıkıyordu Ergenekon’dan

Öyle bir gemi ki

İstanbul’un işgali keder...

Yurdunda İngiliz ruhsatıyla gezmek 

Kahır... Fakat aziz vatanı kurtarmak...

Mukadder... Çünkü vatan kader...

Öyle bir gemi ki! 

Sanki Ali geliyordu yeni bedende

Mustafa Kemal ismi âlisiyle 

Öyle bir gemi ki tarih

Toprak, coğrafya ve umut

Taşıyordu; Kemal’in sigarası 

Geminin bacasından tütüyordu...

Kemal’in kahvesi çok acıydı

İzmir’i düşünüyordu; bir öksürük geldi... Efeleri düşündü, 

Kütahya’yı, Afyon’u...

Gergin nefeslerin buharı

Bahri Hazer gibi çalkalanıyordu...

İnebolu’yu geçtiler 

Ayancık’ı, Sinop’u, Gerze’yi

Ve Kızılırmak’ın denize döküldüğü yerde; 

Kızıl buğdayların al başaklarını

Hissettiler; Engiz Tütünü gibi

Taba rengi oldu bıyıkları

Trabzon Tütünü gibi coşkun

Ya Hak deyip kalkacak Ulus ayağa

“Bila kaydu şart” sarılacaklar 

Biner biner Al Sancağa

Soğumuş ocağını yakacaklar yurdun;

Biner biner taşıyacaklar,

Kutlu odunu ocağa...

Yeni doğmuş bebek gibi

Dağları, ovaları alacak, kucağa...

İşte böyle bir hayal gemi;

Hainler için hayalet...

Emperyal alçaklar için kabus

Ve vatan için namus olarak

Gururla vardı Samsun’a...”


Bu haber toplam 669 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları