HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

MUSA KIRANLI

MUSA KIRANLI

Tekniker kimdir?

23 Haziran 2021 Çarşamba Saat: 17:45

Gündemin hızla aktığı şu zamanlarda her gün gazete manşetlerinde ve TV lerdedeğişik haberler yayınlanıyor ki bu manşetlerden çoğu ülkemize yarardan çok zarar veriyor. Oysa bir ülkenin gelişmesinde, kalkınmasında, üretiminde, bilimde, teknolojide insan yaşamını etkileyen her alanda eli olan alın teri olan nitelikli ve yüksek öğrenimli insanlar topluluğu teknikerler neden siyasetçilerimizin ve gazetelerin gündeminde yer almaz? Neden hükümet ya da Yüce Meclis Teknikerlerin sorunları ile ilgilenmez?

Ülkemizin gerçek sahibi İnşaatdan, makineye, Elektrikten Bilgisayara, Zıraatden Gıdaya, Sağlıktan, Tarıma, ülkemizi ve milletimizi yakından ilgilendiren her türlü sektörde alın teri ve emeği olan üretici iş gücü teknikerlerdir.

Bakınız; Vatandaşlık kimliğinin size tanıdığı haklardan faydalanarak daha başka kimlikler edinebilirsiniz. Seçilir milletvekili, bakan olabilir, hatta başbakan, Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Tıp fakültesinden mezunsanız doktorluk diploması ile doktor kimliği alır ve onun verdiği yetkileri kullanarak muayenehane açabilirsiniz. Eczacıysanız, eczane açabilirsiniz. Mimar ve mühendisseniz ihtisas alanınıza göre proje üretebilir ya da üretilmiş projelerin uygulamasını yaptırabilirsiniz. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Kısaca, diploma denilen meslek kimliği ile iş bulma ve iş kurma yetkisine sahip olursunuz. Bunun tek istisnası vardır Teknikerlik…

Tekniker kimliği hala yasal bir çerçeveye girememiştir. Mesleki anlamda kimliksiz kalmak, hem bu meslek grubuna, hem de memleket menfaatlerine aykırılık teşkil ettiği gibi, kaynak israfını da beraberinde getirmektedir. Gıda teknikerinin ekmek fırınına mesul müdür olamaması, çevre teknikerinin, çevre görevlisi olamaması, inşaat, makine, elektrik, ziraat, maden teknikerlerinin benzer sorunlar yaşaması teknikerler için kimlik kaybı, ülke için kaynak kaybını beraberinde getirmektedir.

Yasamanın ve yürütmenin, teknikere, bırakın hak vermeyi, bazı lobilerin yanlış bilgilendirme ve belgeler ile yargıyı da yanıltarak elinde var olan haklarının da alındığına şahit oluyoruz. Sorunlarımızın çözümü ve haklarımız için tek adres teknikerin bizzat kendisidir.

Tekniker Meslektaşım; 14 yıl süren eğitimini yabana atma...  Ya sana yapılan haksızlıklara razı ol,  ya da haklı mücadelemize, ortak ol… Sen yoksan eksiğiz, sen varsan tamız…

Tekniker Kimdir?

3795 Sayılı Yasada,  “Gördükleri mesleki teknik öğretim alanlarına göre; Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere  "tekniker"  Unvanı verilir. Bu unvanlar,  eğitim görülen dalın ismi ile birlikte kullanılır.” hükmü mevcuttur. 

YÖK’e göre;  “Tekniker endüstrideki görevi itibariyle profesyonel mühendis veya diğer yöneticiler / Teknoloji uzmanları ile ekseriyetle yakın bir çalıma içerisinde olan yüksek düzeyde bir kimsedir.  Bazı küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde,  TEKNİKER firmanın teknik elemanı olabilir ve dolayısıyla liderlik ve yöneticilik rolünü üstlenebilir.” tanımı vardır.

İşverene göre;  Bilgi ve beceri düzeyi yüksek,  işe kolayca uyum sağlayabilen, araştırmacı ve yeniliklere açık,   AR-GE’yi  hayat   tarzı   olarak   yaşayan,   tasarımdan   üretime, pazarlamadan- kaliteye, standart yükseltmeyi sağlayan, çalışma hayatının lokomotif gücü, işletmenin çalışan karıncaları, bal üreten arılarıdır. 

Teknikere göre Tekniker; 3795 Sayılı Yasaya rağmen, Unvanı verilmeyen, Görev – Yetki ve Sorumlulukları Yasal hükme rağmen belirlenmeyen, Meslek Odası kurma isteğine kayıtsız kalınan, Yaam boyu öğrenim ilkesine inanan, Lisans tamamlama hakkını arayan, ancak bu hakka kısıtlı erişim sağlayabilen,  almış olduğu akademik ve mesleki eğitimi çalıma hayatında göz ardı edilen,  okurken üniversiteli olup mezuniyet sonrasında sahipsiz ve kimsesiz bırakılan ülke ve millet sevdalısı üretici işgücü.

Halk arasında; Tekniker (Teknik) ve meslek elemanları (İktisadi) lise ve ya ticaret veya teknik lise eğitimi üzerine 2 ya da 3 yıl meslek yüksek okullarında teknik ve mesleki eğitim alarak iş hayatına başlayan ve bu alanda ülkemizin bilgi ve teknoloji çağını yakalaması için belirli ölçeklerle tasarım ve proje yapan, uygulamasında en büyük sorumluluğu alan meslek grupları olup,

Kendisine,  ailesine,  yaşadığı topluma,  ülkesine ve  tüm  dünyaya  faydalı  hizmetler üretmek  üzere,  teknik  beceri  ve  teknolojiyi  kullanabilme  yetilerini  kazandırmak,  hızlı gelişmeyi  sağlayabilmek    ve  bilge  elemanlar  yetiştirmek  amacı  ile,  Ülkemizde  “Tekniker Okulları” olarak doğan, şekillenen ve büyüyen, günümüzde ise “Meslek Yüksek Okulu” adı varlığını sürdüren, bu gün ülkemizin teknik alanındaki en yoğun öğrenci kapasitesine sahip yüksek eğitim kurumlarının yetiştirdiği Teknikerler;

Endüstrideki görevi itibarıyla profesyonel mühendis veya diğer yöneticiler/teknoloji uzmanları ile yakın bir çalışma içinde olan yüksek düzeyde bir elemandır. Bazı küçük ve orta ölçekli işletmelerde Tekniker, firmanın kıdemli teknik elemanı olabilir ve dolayısıyla liderlik ve yöneticilik görevi üstlenebilir.

Kesinlikle MYO mezunlarını Tekniker veya işletme,muhasebe,büro yönetimi gibi ayırmak yanlıştır. Bir bütün olarak ele alınmalı ve sonra içinde bölümlere ayrılmalıdır hepsinin diplomasında T.C. ……..üniversitesi Meslek yüksek okulu yazmaktadır. Bu açıdan baktığımızda eğitim sistemimizin çözülmeyi bekleyen önemli sorunları olduğunu görüyoruz. Kalkınma ve gelişmemizi etkileyen en önemli sorunlardan biri Hükümetinde hep gündeminde olan Mesleki Teknik Eğitimdir. Türkiyede Üniversite eğitimi almış bütün meslek guruplarının kadroları unvanları yetkileri statü olarak bellidir.

Seçilir milletvekili, bakan olabilir, hatta başbakan, Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Tıp fakültesinden mezunsanız doktorluk diploması ile doktor kimliği alır ve onun verdiği yetkileri kullanarak muayenehane açabilirsiniz. Eczacıysanız, eczane açabilirsiniz. Mimar ve mühendisseniz ihtisas alanınıza göre proje üretebilir ya da üretilmiş projelerin uygulamasını yaptırabilirsiniz. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Kısaca, diploma denilen meslek kimliği ile iş bulma ve iş kurma yetkisine sahip olursunuz. Bunun tek istisnası vardır Teknikerlik…

Üniversitelere bağlı 550 Meslek yüksek okulunda eğitim alan 4 milyonu geçmiş diplomalarında Üniversite mezunu yazan bu mezunlar.

Gerek mesleki alanda iş hayatında gerekse askerlik görevleri sırasında Lise, meslek Lisesi ve Ticaret Lisesi mezunları ile aynı statüye koymayı bırakın, İş hayatında bir fabrikada Meslek Lisesi mezunu formen, ustabaşı olarak çalışırken Tekniker işçi. Üniversite mezunu Meslek Yüksekokulu teknik eğitim mezunu teknikerler maalesef yetki ve sorumlulukları belirlenmediği için sahada görevlerini ifa edememektedir. Çoğu üniversite mezunu gençlerimiz işsizlikten psikolojik bozukluk ve bunalıma girmekte, bazıları da aldıkları eğitim dışında başka mesleklerde çalışmak zorunda kalmaktadır.

Teknikerler ve meslek elemanları (myo mezunları ) mesleği mensupları mesleklerini icra ederken yasalara dayanması meslek disiplini ve mesleki ahlakı çerçevesinde sorumluluk alarak toplumun yükünü paylaşması için iş hayatında ve askerlik görevi esnasında Üniversitelerin iki yıllık bölümlerinden mezunların Lise mezunundan ayrı bir statü ve yetkide çalıştırma fikrini gerçekleştirmek fikri her şeyden önce Avrupa Birliğine girme fikrine uygun düşecektir.

Hatırlatma yapmakta fayda görüyorum… MYO mezunlarını kapsayan kanun teklifi 1975 den beri ilk kez TBMM ne bu teklif ile verilmiştir. TBMM de 2/131 Mesleki oda teklifi de 2/114 le komisyonda beklemektedir. Belki bölge milletvekillerimiz, bugün ki hükümet ve Bürokratlarımız ilgilenir, 4 milyon mezunu ve aileleri ile birlikte 8 milyon insanımızın duasını alır.

Mesleki Odası olmadığı için bu denli önem arz eden nitelikli üretici işgücü olan Yüksek öğrenimli teknikerleri meslek içi bir denetimden bahsetmek mümkün değildir. Oda kuruluşunun olmamasından dolayı doğan boşluğu, çoğu tabela Tekniker dernekleri olarak doldurmaya çalışılmaktayız. Ordu Teknikerler Derneği olarak varlığımız tüm teknikerlerin geleceği ve saygınlığı içindir.

İnşallah yakın bir zamanda Karadeniz Teknikerler Federasyonu kurulması sonrasında Türkiye Teknikerler Konfederasyonunu kurarak tüm teknikerleri bir çatı altında toplayacağız. Bunun için Edirne’den Kars’a tüm branş tekniker arkadaşlarımızı illerinde var olan mesleki derneklerine üye olmaya, olmayan illerimizde ise var olan en yakın ildeki mesleki derneklerine üye olmaya o da yoksa bulundukları ilde 7 kişi bir araya gelerek mesleki derneklerini kurmaya davet ediyorum.

Çalışma Hayatında; Sorunları ve paydaşları Çoktur, Çözüm Ortakları Yoktur!

İktisadi, İdari,Sosyal, Sağlık ve Teknik alanda 500 e yakın branşta eğitim sunan bu okullardan yine yaklaşık 200 e yakın branşta tekniker yetiştirilmektedir.   

Teknikerler;  elektrikten    makineye,  inşaattan    kimyaya,  denizcilikten-havacılığa, sağlıktan-ziraata yüzlerce mesleki alanda Türkiye için nitelikli hizmet üretmeye çalışmakta, ancak  tekniker  paydalarının  ve  ülke  yöneticilerinin  yeterli  oranda  gerekli  düzenlemeleri yapmaması yüzünden aldıkları eğitim dışında çalışmak zorunda bırakılmaktadır.

Tabii ki bu sorunların  bir  tarafında  duyarsız  yöneticiler  ve  yanlı  planlamalar  olabileceği  gibi,  diğer  tarafında  ise  Teknikerleri temsil  eden  sosyal  örgütlerin  sorunlara  zamanında  ve  yeterince  müdahil  olamaması,  ve Yasal yetersizlikler olmuştur. Sorunları yok saymak, görmezden gelmek, dondurmak ötelemek çare olmadığı gibi, ileride  iktisadi,  sosyal ve  kitle  psikolojisi  açıları,  başta olmak  üzere  toplumun  her  kesimini her açıdan son derece olumsuz etkileyebilecek sorunların tetiklenmesine neden olacaktır.

Bugün niceliksel olarak 4 milyona yakın, mezun Tekniker mesleki kitlesine Dernek ve Vakıf bünyesinde hizmet sunmak, meslektaşlarımızın sorunlarını çözmek Yasal olarak yeterli gelmemektedir.

En köklü ve sağlıklı çözümün T.C. Anayasası 135. Maddede tarifi verilen Meslek Odasının,   Teknikerler için de   “TÜRK TEKNİKERODALARI BİRLİĞİ nin kurulması halinde mümkün olabileceği ortadadır.

Ekonominin temel unsurları arasında gösterilen,  emek vesermaye kavramının Temel dinamiklerinden bir tanesi de Tekniker Meslek unvanıdır. 

Çalıma hayatında her olumsuzluğa ve kıt kaynaklarakarşın bireysel gayretlerle,  hem çalışan hem de işveren konumundaTeknikerler büyük başarılara imza atmışlardır.  

Biz bu bireysel başarıların,  Tekniker meslek kitlesi tarafından da ekonomik ve sosyal açıdan katmadeğer olarak ülkemize geri dönüşümünü arzu ediyoruz.

M.Y.O.  Yöneticileri,  iş dünyasının  temsilcileri  ve  Teknikerler  tarafından,  Meslek Yüksek    Okullarının    öğrenim    süresinin    ve    mezunlarının    sahip    olduğu    önlisans diplomalarının  yeterli  olmadığı  her  zeminde  ve  zamanda  dile  getirilmektedir. 

Talep edilen fakülte eğitimidir.  Bueğitimin 6 yarıyılının Tekniker Fakültelerinde,  2 yarıyılın ise işletmelerde, işbaşı eğitimi olarak verilmesi dile getirilmektedir.

Ülkemizde bir çok yasa ve yasaya bağlı olarak şekillenen düzenlemelerde Teknikerler göz ardı edilmiş, sıkıntıları had safhaya çıkmıştır. Onlarca yasada düzenleme yapmak yerineevrensel  özgürlük düşüncesi  kapsamında  eğitimin  önündeki  engellerin kaldırılarak,  Meslek  Yüksek  Okullarının  “TEKNİKER  FAKÜLTELERİ”ne  dönüşümü  son derece isabetli bir karar olacaktır.

Çalıma Hayatında; Sorunları Çoktur, Çözüm Ortakları Yoktur! UNVANLARINI KULLANAMAMA SORUNLARI VARDIR, GÖREV-YETKİ SORUMLULUKLARI BELİRLENMEMİŞTİR, MESLEKİ ODA KURMALARINA, KAYITSIZ KALINMAKTADIR, LİSANS TAMAMLAMALARINA KISITLAMALAR GETİRİLMEKTEDİR.

Sektörelolarak; Kamu Kurum ve Kuruluları, Özel Sektör ve Serbest piyasada teknik elemanların yaklaşık 1/3’nü  teşkil  eden  yüzbinlerce  Tekniker,  almış  oldukları  akademik  eğitimle  doğru  orantılı olarak  görev  yapamamanın  ezikliği  ve  acısını  yaşamakta,  Kamuda  Unvan,  Görev-Yetki-Sorumluluk   ve   Özlük   hakları,   Serbest   piyasada   imza yetkisi   ve   Teknik   Uygulama Sorumluluğu, Özel Sektörde ise belirsizlik ortamı içerisinde sürüklenip gitmektedir.

Sayısal Durum, Biz Tekniker meslek kitlesi olarak Ülkemizde Teknik Hizmetler alanında en büyük sayısal potansiyele sahip bir camiayız.Sayımız 2020 yılı sonu itibariyle 4 milyona yaklaşmıştır.

Meslek  Yüksek  Okullarında  ise  her  yıl  yaklaşık  400.000.  aday  Tekniker  meslektaşımız öğrenim görmektedir. Doğrusu, Bu denli büyük bir kitlenin mesleki olarak faaliyet yürütmesi ve ülkemize daha sağlıklı hizmet edebilmesi Dernek ve Vakıflar kurarak mümkün bulunmamaktadır. Tek yol vardır, o yolda “Türk Tekniker Odaları Birliği” meslek odasının kurulmasıdır.

Meslek Odası Kuruluş Yasa Tasarısının Genel Gerekçesi “TÜRK TEKNİKER  ODALARI   BİRLİĞİ”   MESLEK   ODASININ   KURULMASI;   YASAL AÇIDAN    DA,    TOPLUMSAL    AÇIDAN    DA, İNSAN    HAKLARI    AÇISINDAN    DA, TEKNİKERLERİN EN TEMEL, EN DOĞAL VE EN TABİİ HAKKIDIR.

Gerekçe – 1 TÜRK  TEKNİKER  ODALARI  BİRLİĞİ’  nin  kurulması  ile  birlikte,  Yüzlerce  farklı  ihtisas alanında  yetiştirilen  yüzbinlerce  Teknikerin  Mesleki  standartlarının  tespiti,  yürütülmesi, geliştirilmesi ve denetimi sağlanmış olacaktır.

Gerekçe – 2 Doğal  Afet  ve  Felaketlerde  yaşanılan  olumsuzlukların  önüne  geçilmesinde  önemli  bir oranda katkı sağlanacaktır.

Gerekçe – 3 Üniversiteler  bünyesinde;  623  Meslek  Yüksek  Okulunda  Eğitim–Öğretim  alan  ve  gelecek nesillerden    de    eğitim    –öğretim    alacak    olanların    var    olduğu    düşünüldüğünde, toplumumuzun  önemli  bir  kesimi  olumlu  yönde  etkilenmiş  olacak  ve  örgütlü  kalacaktır  ve daha  da  önemlisi  bu  meslek  mensuplarının  yetiştirilmesi  için  harcanan  milli  servet  boşa gitmeyecektir.

Gerekçe – 4 Çıraklıktan   -   Profesörlüğe   bir   bütün   olan   Mesleki   teknik   eğitim–öğretim   zincirinin Teknisyen–Mühendis arasındaki kopukluğunu giderecek olan ve bu meslek mensuplarına iş  hayatının  her  kademesinde  görev,  yetki  ve  sorumluluklarını  yükleyecek  olan  bu  kanun teklifinin yasalaşması Ülkemiz açısından yararlı olacaktır.

Gerekçe – 5 Meslek Odaları ve Birlikleri meslek mensuplarının verimli ve kaliteli çalışmasına imkan sağlarken çağıngereği olarak küçülen ama küçüldükçe de güçlenen devletin işlevlerini yerine getirmesinde de yararlı olacaktır.

Gerekçe – 6 Bir meslek alanı olarak, Teknikerlik mesleğinin sınırlarını çizebilmek, Mesleğin yasal olarak tanınmasını ortaya koyabilmek, meslek disiplini ve meslek ahlakı çerçevesinde sorumluluk alarak, toplumun yükünü paylaması Meslek Odalarının kuruluşundan geçmektedir.

Gerekçe – 7 Ülke  ve  toplum  yararları  doğrultusunda;  Çalıma  hayatının  ulusal  çıkarlara  uygun  yönde gelişmesini,  üretimin  artırılmasını  ve  mesleğin  gelişmesini  sağlamak  amacıyla,  ulusal  ve uluslararası  gerekli  inceleme  ve  araştırmaları  yapmak  ve  önerilerde  bulunmak,  meslek odalarının faaliyetleri ile mümkün olabilmektedir.

Gerekçe – 8 Çalıma  hayatının  ihtiyacı  olan  her  kademedeki  Tekniker işgücünün  planlamasında, personelin  yetiştirilmesinde  ilgili  kurulularla  işbirliği  yapmak,  ihtiyaç  duyulan  personeli eğitmek ve belge vermek, meslek odalarının görevleri arasındadır.

Gerekçe – 9 İşçi ve işveren arasında köprü konumunu üstlenerek, tasarımdan – projeye, malzemeden –  üretime,  ürün  sürecindeki  işveren,  işçi  ve    bağlarını  sağlayıcı  çalışmaları  yapmak, gerekli önlemleri almak, mesleki oda kurulmasına temel tekil etmektedir.

Gerekçe – 10 Ekonomiye  katma  değer  sağlayan  projeleri  hayata  geçirebilmek,  meslek  odaları  ile mümkün olabilmektedir.

Erdemlilik Bekliyoruz...

Türkiye  Cumhuriyeti  Anayasası  135.  maddesi  gereği  Mesleklerin  kendilerine  ait  mesleki odalarını kurmalarına imkan tanımasına ve hemen hemen her mesleki unvanın odalarının kurulmuş  olmasına  rağmen,  ‘‘TÜRK  TEKNİKER  ODALARI  BİRLİĞİ’’  yasa  tasarısının T.B.M.M.’de  yasalaşamamış  olması  her  ne  sebep  ile  olursa  olsun  kabul  edilemez  bir yanlıştır. Yanlıştan dönmek erdemliliktir. Bu erdemliliği beklemekte en tabii hakkımızdır. Barolar Birliği, Tabipler Birliği gibi Türk Mimar Mühendis Odaları Birliğinin kuruluşu gibi, Odamızın kuruluşu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Adalet Bakanlığından geçmektedir. Milletvekilleri tarafından birkaç kez, T.B.M.M’ne teklifi verilen, “Türk Tekniker Odaları Birliği”Yasa teklifi sürekli kadük kalmıştır. TÜRK TEKNiKER ODALARI BİRLİĞİ Yasa Tasarısı, Hükümet Tasarısı olarak benimsenip Yasalaştırılmalıdır. Sn. Cumhurbaşkanımızın ve  T.B.M.M.  Çatısı  altında  bulunan  Sn.Vekillerin,  Teknikerlerin  Meslek  Odası  kurma  talebine  destek  olmalarını  ve  Meslek Odamızın mutlak surette Kurulmasını, hakkımız olduğu için istiyoruz.

Tekniker  isen Eğer;  YAŞAMININ HER ALANINDA..., DİPLOMAN VAR AMA, UNVANINI KULLANAMAZSIN, DİPLOMAN VAR AMA GÖREV TANIMIN YOK, DİPLOMAN VAR  AMA, YETKİN BELİRLENMEMİŞ, DİPLOMAN VAR AMA, SORUMLULUK VERMEMİŞLER....

O Zaman, Tekniker Meslektaşım; 14 yıl süren eğitimini yabana atma...  Ya sana yapılan haksızlıklara razı ol,  ya da haklı mücadelemize, ortak  ol!!!

Her şey daha güzel bir Türkiye için.  Sevgi ve saygılarımla....

 


Bu haber toplam 295 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları