HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

FATMA CANBULAT ERDEM

FATMA CANBULAT ERDEM

Kahvenin 40 Yıllık Hatırı

9 Temmuz 2021 Cuma Saat: 19:41

“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” atasözü neden söylenmiş hiç düşündünüz mü? Bir rivayete göre; bir gün Rum bir gemi kaptanı, gemisini limana yanaştırır ve Üsküdar’da gezmeye çıkar. Üsküdarlı bir kahveci, kaptanı dükkânına davet edip kahve ikram eder. İkili güzel bir sohbete koyulurlar, dertleşirler. Gitme vakti gelen kaptan, kahveci ile vedalaşır ve denizlere açılır. Aradan tam 40 yıl geçer. Rumlar büyük bir isyan çıkarır ve ele geçirdikleri Türkleri esir olarak tutarlar, bu kargaşada bizim Üsküdarlı kahveci de esir düşmüştür. Ömrünün son demlerini esir olarak geçirip orada öleceğini düşündüğü o anlarda gözleri bir çift göz ile buluşur. Aradan geçen 40 yıla rağmen birbirleri hemen tanımışlardır. Rum Kaptan derhal Üsküdarlıyı kurtarıp özgürlüğüne kavuşturur. 

 

Dostlarımızla kırk yıl hatırı olan kahve içmeyi özledik Pandemi günlerinde. Maskeler hayatımızın vazgeçilmez bir zorunluluğu oldu malumunuz. Maskeyi çıkarmaktan çekinir olduk, bir şey yiyip içerken çok dikkat ediyoruz. Muhabbetle içilen bir fincan kahveye hasret kalacağımız söylense gülerdik iki yıl önce. “Kahve bahane, sohbet şahane” dediğimiz günlere geri dönmek için ise büyük bir umut besliyorum.

 

Hayatımızda çok şey değişti. Bunların en başında da alışveriş alışkanlıklarımız oldu. Market alışverişi, giyim kuşam, yemek, kitap vb. ihtiyaçları, internetten sipariş verenler çığ gibi büyüdü. Oturduğumuz yerden ürüne ve paraya dokunmadan alışveriş yapmaya alıştık toplum olarak. Uzaktan eğitimin çocuklarımızı fazlasıyla etkilediği gerçeğini de unutmayalım. Belki de dijital bir topluma dönüşmemiz gerekiyordu, en kestirme yoluyla Korona bunu başardı. İyi mi oldu, kötü mü? derseniz; farklı görüşler birbiri ile çatışıyor. Bir kesimin komplo teorisi dediklerine, diğer bir kesim bu yaşadıklarımızın evrensel bir planın bir parçası olduğu görüşünde.

 

Haberci ve program yapımcısı İlkay Buharalı’nın YouTube Kanalını takip ediyorum bir yılı aşkın zamandır. Farklı söylemleri olan ezber bozan konuklar ağırlıyor. Onunla yaptığım röportajda; Birçok insanın komplo teorisi diyerek üstünü kapamaya çalıştığı konuları anlatan uzmanların söyledikleri karşısındaki düşüncesini sormuştum. “Şu kadarını söyleyeyim; dünya ve insanlık için, çok daha zor tuzaklar kurulacağını, vereceğimiz büyük sınavlar olacağını düşünüyorum. Ama biliyorum ki; her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır!” açıklamasında bulundu. İlgi çekici videolarını izlemenizi öneriyorum.

 

Prof. Dr. İsmail Tayfun Uzbay ile yaptığımız röportajda ise, bir çok konuya değindi en dikkat çekeni; “Biontech gibi mRNA aşıları ile genetik kodlarımıza müdahil olunması için kullanılan yeni bir teknoloji, aşı genetiğimizi değiştirecek, vücudumuza aşı ile çip yerleştirilecek” diyenler de oldu. Çevre ve gıda kirliliği had safhada. İnsanlar internetten hiçbir kontrole tabi olmayan içeriği ve güvenilirliği belirsiz bir sürü takviye satın alıyor. Bunların vücuttaki kısa, orta ve uzun vadeli etkilerini hiç merak etmiyor. Ayrıca çevredeki baz istasyonları, doğa tahrip edilerek açılan yeni alanların çevresel zararlarının insana nasıl yansıdığını bilim yıllardır anlatıyor. Bunu dinlemeyenler kendilerine çip takılıp kısırlaştırılacaklarını genetiklerinin değiştirileceğini falan söylüyor. Bunlar bilim kurgu filmlerine konu olabilecek safsatadan ibaret. mRNA aşılarının gelecekte kansere karşı koruyuculuk sağlama ihtimali de var. O zaman kanser olmayı göze alıp aşı yaptırmayacaklar mı? Ayrıca çipi yerleştiren yerleştirmiş zaten. Her yer kameralarla dolu, cebinizdeki akıllı telefon, girdiğiniz internet siteleri sizi izlemek isteyenler için yeterli imkân sunuyor. Bütün bunların yanında aşı ile izleme yapılması gibi fikirler gülünç kalıyor. Ayrıca mRNA aşıları ile farklı bir genetik yapıya dönüşmeniz de mümkün değil. Okullarda doğru dürüst evrim ve biyoloji dersi okutmazsanız işte böyle saçma sapan şeylere inanan insanlarla karşılaşırsınız. Sosyal medyada biyoloji bildiğini zannedenler aşı dersi vermeye kalkıyor. Bunlar bana çok gülünç görünüyor.” (Röportajların tamamı; fatmaerdem.com’da)

 

Her görüşten insanın fikrine saygı duyuyorum ve sürekli araştırıyorum. Bence sizler de öyle yapın ve körü körüne her söylenene inanmayın. Aklınıza ve gönlünüze ne yatıyorsa bizim için doğru odur.


Bu haber toplam 189 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları