HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

İNCİ ÇETİR

İNCİ ÇETİR

Yoksunluk

14 Temmuz 2021 Çarşamba Saat: 18:47

Kibirlerinden önlerini görmeyecek, göremeyecek insanlar tanıyorum çokça. Varlıklarının kıymetlerini yalnız kağıt parçası haline dönüştürmüş merhamet yoksunu bir sürü insan.

Zamansızlıktan değil bu kez yadırganan bu haller. Zaman içerisinde zamanı silmeye çalışmaktan çok daha fazlası. Kısmen insanın kendi yaşamından çalması gibi de diyebiliriz aslında bizler buna.

Yoklukların getirdiği tüm bu zorlukların karşısında bile dimdik durabilmek de olabilir miydi acaba tüm mesele?

Çünkü başarmış olmak sana değil, yalnız onlara özel kılınmalıydı. Çünkü yalnız onlar var olmalıydı bu hayatta…

Bencillikten öteye geçememiş ve kendini bundan alıkoyamamış, zaman sonra da kendi içlerinde birbirlerinin saldırılarına maruz kalmış ve uzaktan bakıldığında da yalnızca gülünç durumların ortada kaldığını da belirtmek istiyorum.

Süregelen sürü psikolojisini bozmakla mükellefim ben de kendimce, kendi içimde.

Sizler de çok iyi bilirsiniz ki; başaranlara veyahut başarmak için çaba gösterenlere daha bir olumsuz bakılan çağlardan katiyen kurtulamıyoruz, koparamıyoruz her nedense kendimizi bu tür olumsuzluklardan…

Ayırt edemiyoruz hayatımızın içindekilerini..

İyi ve kötüleri ayrıştıramıyoruz..

 

Eskilerin hayata dair muhteşem bulgularına bayılıyorum. Adeta öngörmüşlüklerinden paylar çıkararak önderlik etme çabalarında olanlara da ayrı bir hayranlığım yok değil hani.

Kalabalıklar içerisinde de hep birileriyle anlamsız yarışlar içerisindeyiz adeta. Rotamızı bizler de bilmiyoruz aslını soracak olursanız. Sadece günü kurtarma diye, ki tabiri caizse kullanılmışlık diyorum ben buna; bunun ötesine de geçiremiyoruz kendimizi. Ve kendimize hoş gördüğümüz her ne var ise, hep başkalarına çokmuşcasına görmekten de geri kalamıyoruz.

 

Vazgeçilmezlik sıfatını yakamıza yapıştırıp, avuçlarımızdan kayıp gitmesine yalnızca seyirci kalıyoruz hadsiz tavırlardan ötürü.

Kafamı çeviriyorum bu kez etrafa. Anlam vermeye çalışıyorum olan bitenlere..

Kimi görsek dost meclislerinde, aile ziyaretlerinde. Herkesin albümleri adeta mutluluk pozlarıyla dolu. Ama kime dönsek yüzümüzü hep umutsuz, bomboş, gelişigüzel amaçsız nice yaşamlar…

Yitip gitmekten korkmayan, değerleri bile yok sayıp yeni nesile aktarılan saçma sapan akıl üstü fikirler de dolanıyor ortalarda.

Yazık ediyoruz farkında olmadan kendimize, kendi benliğimize.

 

Oysa ki Sebahattin Ali ne güzel diyordu İçimizdeki Şeytan kitabında geçen şu cümlesinde;

 

“Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın, uydurması... içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçınma itiyadi var..”

 


Bu haber toplam 261 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları