HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

EGOLAR MÜZESİNDE İNSAN

16 Ağustos 2021 Pazartesi Saat: 18:30

Zengin, fakir, büyük küçük, siyahi beyaz, amir memur, işçi işveren, yöneten yönetilen, sıfatlı sıfatsız her kim gelmişse ve hayat sürmüşse şu dünyada hepsi bir gün terki diyar edip gitmişler, gidiyorlar, gidecekler… Yani canlı cansız bütün mahlûkat bir var bir yok… Ömürler ne kadar uzun olursa olsun hepsi için kısa olacak; neyi varsa yoksa geride bırakıp gidecektir.

 

Gidecektir, derken bile insani egomuz ve tavrımız sırıtıyor. “Gidecektir” kişinin kendi iradesiyle yapılacak bir eylemi ifade eder. Kendisi gitmek istemeyecektir, gitmemek elinde değildir. Sonunda, kutsal saydığı ya da saymadığı bir el, o çok beğendiği, bir ömür süsleyip püslediği, diğerleri üzerinde üstünlük tasladığı bedenini dünyada bırakıp ruhunu alıp götürecektir. İster ağa olsun isterse paşa… İsterse şu fani dünyada en büyük “benim” davasında olsun… Büyüklüğünün hiçbir işe yaramadığını anladığı gün bir “hiç” olduğunu anlayacak ama bunu kimseye anlatamayacak.

 

Bütün insanları aynı kategoriye koymak pek doğru olmasa da insanı tanımak; söz, ifade ve davranışlarıyla çok kolay... Bize bu kolaylığı sağlayan maalesef sosyal medya bu gün… Çünkü herkes bu kanalla döküveriyor ortaya kimliğini, kişiliğini… Ne kadar okur, yazar, cahil, âlim, bilim insanı; kopyacı, yalancı, iftiracı, haramzade; bencil, akıllı, akılsız olduğunu ifade ederken aynı zamanda kendini ne hallere düşürdüğünün farkına bile varamadığı bir alan, sosyal medya… Herkes kendinde bir varlık addediyor, kendine ait sözü olmayanların başkalarının doğru yanlış ifadeleri üzerinden bilgiçlik taslayıp birilerine göndermeler yapıyor. Hangi amaçla yapıldığını kendi bile bilmeden, sırf başkaları da yapıyor, diye her ortamda kendi fotoğrafını, yeyip içtiklerini, evde olmadığını ilan edip her anının videosunu çekip ortalığa atıveriyor, sözde paylaşıyor. Bu, kişilerin ben de varım, kompleksiyle "ben" duygusu ve anlayışını dışa vurmasından başka bir şey değildir. Sen önemli isen, başkaları tarafından önemli görülüyorsan zaten senin fotoğrafını çekecek çok insan bulunur. Aksi takdirde ne önemin var ki... İnsanda bir kişilik ve kimlik oluşmamışsa kendi kendine bir kimlik ve kişilik yüklemesinin bir anlamı yok. Sadece kendi egosunu tatminden öte gitmeyen bir kimlik ve kişilik olarak kalıverir ortada. Bu da son devrin hastalığı… İnsanların asıl kimlik ve kişilikleri, toplum nazarındaki değerleri, yerleri, önemleri; sıfatsız, rütbesiz, makamsız, güçsüz olduğunda ve öldükten sonra ortaya çıkacaktır. Bu durumda şu fani dünyada fors yapmanın, başkalarına hava atmanın, yaşarken kendi kendini mahcup etmenin ne anlamı var. Öldükten sonra, yakınların ve tanıdıkların ilk zamanlar rahmet diler, ah vah eder, ardından unutulur gidersin.

 

Unutmak…

 

İnsanoğlunun en önemli özelliği... Belki de büyük bir nimet. Unutmazsak nasıl yaşarız? En sevdiklerimizi bile toprağa koyduktan sonra unutmaya alıştırırız kendimizi. Ölenle ölünmez, sözü bunun içinmiş meğer. Çok seviyoruz ama onunla toprağa koyamıyorum kendimizi...

 

Yani...

 

İnsanları en kolay sosyal medyadan tanıyabilirsiniz. Paylaşımlarından, yazdıklarından, yorumlarından... İnsanların egoları tavan yapmış durumunda. Bu çok da sırıtıyor, değer kaybettiriyor insana, insanlığa… Kendini övmek gibi bir şey... Ne kadar yanlış... Unutulup gidilecek olduktan sonra bu kadar kişiliksizliğe, kendini sıkıntıya sokmaya, boşa zaman harcamaya ne gerek var. Kişi, bilgi ve birikimini, varsa kabiliyetini, marifetini bütün canlılara hizmet için kullanmıyor ve kendine has bir özelliğe sahip olduğunu sanıp, “ben”cillik penceresinden bakıyorsa diğer insanlara, vah ona, yazık ona…

 

Öldükten sonra ne şan, ne şöhret, ne hava civa, mal mülk, evladı iyal bir işe yaramıyor. İnsanlık, ülkeniz adına önemli bir iş başarmış ve bu başarınız gelecek nesillerin de yararına değilse unutulup gidiyorsunuz… Unutulmak zorundasınız…

 

Sağ iken yaptığınız iyi işler ve davranışlarla oluşturduğunuz şahsiyetli kimlik ve kişilikler kalıcıdır şu fani dünyada. Gerisi hikâye...  11.08.2021


Bu haber toplam 226 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları