HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Hacıbey

22 Eylül 2021 Çarşamba Saat: 08:30

Atatürk’ün öce mahkemeye verdiği

Sonra madalya taktığı Ünyeli

 

 

Çapulacı Hacıbey Kurtuluş Savaşı yıllarında Ünye’de ayakkabı işleri ile uğraşan bir esnaftı o yıllarda giyilen ve Çapula denilen, bir ayakkabı yapardı.

Çapula varlıklı olanların giydiği deriden dikişsiz bir ayakkabı idi, fakir halk ise çarık giyerdi, bu ayakkabı bugün unutulmuştur Çarşamba ilçesinde yapan birkaç esnaf kalmıştır, bu ayakkabıya İstanbul’da Çarşamba Kundurası da derler.

Hacıbey’in dedesi Ahmet Onbaşı yıllarca süren savaşların sonunda  kanal seferinden, Sarıkamış cephesine gönderilmiş, Osmanlı Rus savaşında Şarıkamış’ı kurtarmak için karlı dağları aşarak, Ruslar’dan önce Sarıkamış’a varmak için yürüyüşe geçen Enver Paşa’nın Allahükber dağlarında bir gecede donarak ölüme terk ettiği binlerce askerden biriydi.

Enver Paşa Sarıkamış’a Ruslardan önce varmak için kurmaylarını dinlemeyerek harekât emri vermiş 9, 10 ve 11 ci Kolordular, Allahüekber Dağları’nı aşarak Sarıkamış’a ulaşmaya çalışırken, pusuya yatmış Rus askerlerinin saldırısı ve soğuk yüzünden çok önemli kayıplar vermiş ve donarak ölmüşlerdi.

Askerin çoğu Arabistan cephelerinden sevk edilmiş askerlerdi Sarıkamışı’n soğuğuna dayanacak elbise ve ayakkabıları yoktu, hatta tüfekleri bile yoktu, çoğu ölenlerin tüfeklerini alarak savaşmak için tüfeksiz ve donanımsız yürüyorlardı. Ayaklarına donmamak için bez parçaları sarmışlardı, çoğunun ayağında çarık vardı. Çarık soğukta donuyor ve ayakları parçalıyordu. Hacıbeyin dedesi de bu erlerden biriydi.

 

Sakarya Savaşına

Gönderilen Ayakkabılar Çalındı

Ayakkabısız yazlık kıyafetlerle karlı dağları aşmak isterken seksen bin asker bir gece de donmuştu Hacıbey Sarıkamış’ta donan dedesinin hikayesini çocukluğunda  annesinden dinlemiş çok etkilemişti..

Hacıbey, Ünye, Fatsa ve Terme’de ki ayakkabıcılara da sipariş vererek Erzurum’da bulunan Üçüncü Ordu askerlerine ve yakında başlayacak Sakarya Savaşı’ndaki askerlere Afyon bozkırlarından Sakarya ovasına inerken kurumuş topraklar paçavra sarılı ayaklarını parçalamasın diye, ayakları  kuru Anadolu toprağında  acımasın diye iki deve kervanı ayakkabı yapmıştı, bunların bir kısmı Ünye’den Trabzon’a motorlarla oradan Erzurum’a cepheye kağnılarla sevk edildi ve askerlere giydirildi.

Bir parti ayakkabıyı da Ünye, Akkuş, Niksar, Tokat üzerinden Sakarya Savaşına hazırlanan askere gönderdi, ayakkabıları götüren deve kervanları Tokat’ı geçerken eşkiyalar tarafından soyuldu ve ayakkabılar çalındı.

Bunu haber alan Hacıbey çok üzülmüş ve çok sinirlenmişti, o sinirle öfkesini kontrol edemeyen Hacıbey Ünye’den Atatürk’e bir telgraf çekti. Telgrafın tam metni elimizde yok belki bir gün buluruz, tahminen şöyle yazıyordu:

 

General Mustafa Kemal Başkomutan Sakarya

“Size Sakarya Savaşı için askerlerin ayakları çarıklarda parçalanmasın diye bir deve kervanı ayakkabı gönderdim, kervana ve ayakkabılara sahip çıkamadınız, çaldırdınız, bu işi yapamıyorsanız bırakın gidin, ayakkabıları bulun ya askere giydirin ya baba geri gönderin.”

Ünye’de ayakkabıcı esnafından Çapulacı Hacıbey

 

Ayakkabıları Bulun

Telgrafı alan Atatürk şaşırır, hemen emir verir “Bu adamın ayakkabılarını hemen bulun” der ama Hacıbey’i de bu telgraftaki üslubu yüzünden mahkemeye verir.

Hacıbey’in ayakkabıları verilen emir üzerine eşkiyalar yakalanarak bulunur ve askere verilir ama Hacıbey de çektiği  telgraftaki saygı sınırlarını aşan  üslubu  yüzünden mahkemece hapse mahkum edilir ve birkaç ay hapis yatar.

 

On üç Sene Sonra

Gelen İstiklal Madalyası

Bu olaydan onüç sene sonra 1937 yılında Erkanıharbiye Reisi (GenelKurmay Başkanı) Mareşal Fevzi Çakmak yaklaşan ikinci dünya savaşı nedeni ile Ünye-Niksar yolunun asker sevkine ve araç geçişine uygun olup olmadığına bakmak için yanında Rauf Orbay ile Ünye’ye gelir.

Bu yıllarca bugün doksan yaşına yaklaşan hocamız İrfan Işık daha çocuktur, Fevzi çakmak ve yanındaki Rauf Orbay’ın Ünye’ye gelişlerini gördüğünü yazdığı anılarında anlatır.

Fevzi Çakmak Ünye’de orduya Sakarya Savaşında büyük yardımlarda bulunan Hacıbey isimli birinin olduğunu ve bulunmasını ister.

Hacıbey o günlerde ağır siroz hastasıdır, yatmaktadır. Hasta halde evinden belediye binasına getirilir, ayakta duramayacak derecede kötüdür Mereşalin “otur” komutunu dinlemez: “Ben bir mareşalin karşısında oturamam” der.

Mareşal Fevzi Çakmak en ihtiyaç duydukları anda orduya yaptığı ayakkabı yardımını ordu ve devletin unutmadığını söyler, hem devletin hem de ordunun sana şükran borcu var der ve bu borcu, Hacıbeye İstiklal Madalyası takarak öder.

Hacıbey’in İstiklal Madalyasını bulamadık ama bu ibret verici hikayeyi bulup çıkardık.

Ruhu Şad Olsun.

 

Sarıkamış’ta Donan Ünyeliler

Sarıkamış bir sınır vilayetimiz olan Kars’ın kazasıdır.

Sarıkamış Harekâtında (Aralık 1914 - Ocak 1915)  donan askerlerle ilgili tartışmalarda hep ne kadar askerin şehit olduğu sorulur

Ortalıkta dolaşan rakam bir gecede 90 bin askerin donduğudur.

1877-1878 Osmanlı Rus Savaşında Osmanlının yenilgisi ile sonuçlanınca Sarıkamış, Kars, Ardahan Rusya'ya bırakılmıştı. 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, bu toprakları geri almak amacı ile  "Sarıkamış Harekatını" başlatmış,  harekat binlerce askerin donması ile hüsrana uğramış ve tarihimize Sarıkamış yenilgisi olarak geçmiştir.

Donan 90 bin asker tezini tarihçiler abartılı bulur bu sayının 35 bini geçmeyeceğini iddia ederler  Gerçek rakam 40 bin civarındadır.

Bunların içinde çok sayıda Ünyeli de vardır. Henüz ne kadar Ünyeli ve nerelerden olduğunu bulduk ve yayınladık.

 

Son Olarak

Hacıbeyin mezarı unutulmuştu uzun araştırmalardan sonra bulduk. Hacıbey yokluk içinde hayata veda etti, mezarını arayan soran bile olmadı.

Bu anıları komşusu olan hocamız İrfan Işık bana anlattı. Hatta Hacıbeyin elimizdeki tek fotoğrafını da ondan aldım.

Bu bir zamanlar Ünye’nin en zengin esnafı arasında bulunan Türk askerine develer kervanı dolusu ayakkabı göndererek kurtuluş savaşına destek veren insanın son günlerindeki acı hayat hikayesini bu kadar yazabildik.

Ünye’de akrabası kalmamıştı bulamadık, kalanlarda mezarının bile nerede olduğunu bilmiyorlardı.

NOT: Daha önce yayınlanan bu hikaye yeni bulunan bilgilerle güncellenmiştir.

 


Bu haber toplam 182 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları