HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

MUSA KIRANLI

MUSA KIRANLI

“Barınma Anayasal bir Hak’tır.”

29 Eylül 2021 Çarşamba Saat: 08:30

Bireylere eğitimde fırsat eşitliğinin sunulması ve herkesin beden ve ruh sağlığını koruyarak hayatını sürdürebileceği şartlara ulaşabilmesi için devletin gerekli düzenlemeleri yapma ve piyasayı denetleme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Sevgili okurlarım unutmamak gerekir ki insanları ev sahibi yapmak, onların refahını arttıran, hayata sıkıca tutunmalarını ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan en önemli ekonomik faaliyettir.

Uygar bir ülkede her vatandaş çağın gerekleri kapsamında barınma ihtiyacını karşılayan bir konut, yurt ya da işyerine sahip olabilmeli, Üniversite Yükseköğrenim öğrenciler barınma ve diğer sorunlarla karşılaşmamalı ve mezuniyet sonrası istihdamları için çalışmalar yapılmalıdır.

Evet şimdi dikkatlice okuyalım;

“Yurtlar çoğunlukla devlet tarafından yönetilmektedir (Yurt-Kur) ama aynı zamanda özel yurtlar ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların yurtları da mevcut. Buna ek olarak bazı üniversitelerin kendi konutları da bulunmakta.

Yurtlarda kalmak istemezseniz, lüks konutlardan, orta halli ve daha küçük konutlara kadar birçok seçenek bulunmakta.  

Yurt odalarında mini buzdolabı her öğrenci için çalışma masa ve sandalyesi, elbise ve ihtiyaç dolabı, ayakkabı dolabı bulunmakta olup öğrencilerimize yurt yönetimi tarafından nevresim takımı, yorgan ve yastık verilmekte. İsteyen öğrenciler kendi nevresim takımlarını getirip kullanabilirler. Yurt binalarında çalışma odası, televizyon salonu, mutfak ve çamaşır odası ile mimarlık öğrencilerimiz için çizim salonu bulunmakta. Çamaşır odalarında yeterli sayıda otomatik çamaşır ve kurutma makineleri, ütü ve ütü masası öğrencilerin kullanımına sunulmakta.

Öğrencilerin kullandığı yatak takımları periyodik olarak, ayrıca ihtiyaç olduğunda değiştirilmekte. Kirli yatak takımları sanayi tipi makinaların yer aldığı çamaşırhanede yıkanmakta ve ütülenmekte.  24 saat sıcak su.

Yurtlarla şehir merkezi arasında ulaşım, 07:00-24:00 saatleri arasında metro, dolmuş ve belediye otobüsleri ile yapılmaktadır. Ayrıca öğrencilerin derslerine zamanında gidebilmeleri için belli saatlerde yurtlardan bölümlere ring servisleri yapılmakta.

Yurtlar bölgesinde 24 saat hizmet veren Sağlık ve Rehberlik Merkezi mevcut.”

Türkiye’de öğrenci olduğunuz için eğitim ve konaklama konusuna gelince de şanslı olduğunuzu söyleyebiliriz. Takdir ülkemizi yönetenler ve siz değerli veliler ile geleceğimiz öğrencilerimizindir.

Evet;  şimdi bu satıları okurken acaba bu yazar nerede yaşıyor? Hangi ülkeden bahsediyor diye heyecanlanıyor ve keşke bizim ülkemizde de olsa dediğinizi duyar gibiyim. Evet değerli okurlarım böyle ülkeler yok değil ama bizim ülkemizde maalesef bu yazım gönlümüzden geçen bir hayaldir. Ama gerçekleşmemesi içinde bir neden yoktur.

İşte Ülkemizin bir gerçeği daha. Üniversiteyi kazanan öğrenciler daha “kazandık” diye sevinemeden ya da 3 yarıyıl boyunca “uzaktan eğitme” mahkum edilen öğrenciler yüz yüze eğitime döneceğine sevinemeden çok ciddi bir sorunla karşılaştı: Barınma sorunu!

Üstelik bu sefer karşı karşıya olunan barınma sorunu, öğrencilerin önceki yıllardaki barınma sorunuyla karşılaştırılamaz büyüklükte; yüzde yüz artışa varan ev kiraları ve özel yurt fiyatlarıyla, tarikat-cemaat yurtları dayatması ve KYK yurtlarının yetersizliği ile! Ailesinin yaşadığı il dışında üniversiteye giren emekçi ailenin çocukları için barınma sorunu bütün öteki sorunların önüne geçmiş bulunuyor.

Kimi öğrenciler, “Barınamıyoruz” diyerek parklarda yatarak seslerini duyurmaya çalışırken, kimi öğrenciler okullar açılıncaya kadar bütçesine uygun bir ev ya yurt bulmak için umutsuz bir çaba içinde, kimileri de yarım gün çalışacağı bir iş aramaya başlamış bulunuyor. Azımsanmayacak bir öğrenci kitlesinin ise, örneğin İstanbul’da barınma imkanı bulamayan öğrencilerin kayıtlarını daha küçük illere aldırmaya çalıştıkları, hatta kayıtlarını dondurup eve dönerek “barınma sorunlarını” çözmeye çalıştıkları haberlere yansıyor.

Başka bir çözüm olarak; Öğrenci kitlesini adım adım TÜRGEV, TÜGVA, Ensar gibi tarikat-cemaat yurtlarına doğru itmektedir. Parasal bakımdan onların fiyatları da ortalama bir emekçi ailesinin karşılamasının çok ötesindedir ama bu yurtlara devlet öğrenci başına (650-800 TL) destek vermektedir.  Yani yoksul ailelerin gençleri için tarikat-cemaat yurtlarında barınmak, seçenekler arasında bir seçenek değil “Zorunlu kalınmış bir hal”, “bir dayatma”dır! Oysa Sosyal devlet; bireylere asgari gelir güvencesi veren, onları toplumsal risklere karşı koruyan, sosyal güvenlik olanağı sağlayan ve yurttaşların tümüne eğitim, sağlık, barınma gibi hizmetleri sunan bir anlayışı ifadesinden yola çıkarsak Anayasamıza göre barınma yasal bir hak’tır.

Anayasamıza göre ülkemiz, demokratik, laik, hukukun üstün kılındığı sosyal devlettir.  Sosyal bir devletin ülkedeki barınma sorununu çözmekle yükümlü olup bu gün gündemimizde olan fahiş kiralar, yurt ücretleri ve astronomik seviyelerde fiyatlanan emlak sorununa çözüm getirebilmenin iktidarların en önemli görevleri arasında olmalıdır.

Bir ülkenin gelişebilmesi ve daha güçlü hale gelebilmesi için, mutlaka sosyal devlet düzeyine ulaşması gerekmektedir.

Eğitim, barınma anayasal bir haktır.  Sosyal devlet halkına bu olanakları sağlamak zorundadır.  Halkımızın yarısından fazlasının mahkum olduğu asgari ücret olan 2800 lira ile bir aile çocuğunu il dışında nasıl okutabilir?  Bu nedenle çoğu dar gelirli ailelerimiz çocuklarını bir an önce okuyup hayata atılsınlar diyerek çocuklarını 2 yıl süren, mezuniyet sonrası istihdam imkanı olan özel yada serbest piyasada işyeri açabilecek  programlara kayıt yaptırmaktadır.

Evet; her ili bırakalım, alt yapıları tamamlanmamış neredeyse her ilçeye bir üniversite açılırken, burada çocuklarımızın barınmaları düşünülmemiş olduğundan bu yıl daha da artan Üniversite öğrencilerinin barınma soruna çözüm bulmak için çalışan,  Öğrencilerimizin bir ev ya da yurt bulup yerleşene kadar özel otel ve misafirhanelerde ağırlayan İhtiyaç hasıl olduğunda kamu misafirhanelerimizi geçici süreyle bütün öğrencilerimizin emrine açacağız diyen ORDU ilimiz Valimiz Sayın Tuncay Sonel başta olmak üzere Ankara, İstanbul, İzmir, Sakarya, Gaziantep, Sivas, Kayseri, Niğde, Tunceli gibi pek çok şehirde valilikler, belediyeler, dernekler, sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum.

Unutulmamalıdır ki; Barınma sorunu ve diğer ekonomik nedenlerle eğitimlerini kısıtlayan bu çocuklarımız belki de imkan verilse yarın bu ülkenin doktorları mühendisleri yöneticileri olacaklar Vatana Millete hizmet edeceklerdir. ..

 

 


Bu haber toplam 192 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları