HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

MUSA KIRANLI

MUSA KIRANLI

Bilim ve Teknoloji

14 Ekim 2021 Perşembe Saat: 08:30

Çok değil 3,4 yıl önce Bilim ve Teknoloji haftasında dönemin Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı ve Ünye Belediye Başkanımızdan bir talepte bulunmuştuk. İnsanın yaşamını son derece etkileyen, ufkunu açan, uygarlığı hızla geliştiren Bilim ve Teknolojinin artık ilçemizde ilimizde bilim şenliği olarak kutlanmasını, bu konuda bilim ve teknoloji müzesi kurulması dolayısıyla ilimiz ilçemizde bilim ve teknoloji alanında deneyler projeler yapılması için imkanlar tanınarak değerlerimize gençlerimize sahip çıkılmalıdır. Diye basın açıklaması yapmıştık. Bugün mutluyuz; yıl 2021, 8-9-10 Ekim Ünye Cumhuriyet meydanında “Kadılar şehri bilim ile şenleniyor” etkinliğini gördük ve gençlerimizle gurur duyduk.

Yüksek teknik öğrenimli, Türkiye’nin yüksek teknik öğrenimli nitelikli elemanları, üreici iş güce teknikerler derneği Ordu Başkanı olarak; Ünye Cumhuriyet Meydanında düzenlenen Kadılar Şehri Bilimle şenleniyor teknoloji fuarının, ilimiz ve hemşerilerimize faydalı katkılar sunacağına inanıyor, başta sayın valimiz ve Büyükşehir belediye başkanımız bakanımız olmak üzere  Bilim ve teknolojinin önemini vurgulayan herkese,  tüm kamu kurum ve kuruluşları birim amirlerini tebrik ediyor,  teşekkürlerimi sunuyorum.

Bilim ve Teknoloji

Bilim ve teknolojiyi geriden takip etmek, el yordamı ile ilerlemeye benzer.

Toplumsal yaşamda bilgiyi, bilim ve teknolojiyi egemen kılamadığımız için sorunlar yaşamaktayız.

Teknoloji bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aygıtları kapsayan bilgi, uygulama bilimi olup ayrıca, bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgidir. 

İnsanların deney ve gözlem yaparak sahip oldukları bilgi birikimine “Bilim” denir. Bil sözcüğünden türetilmiştir, hafızada iz bırakan manasına da gelir.

İnsanoğlunun gereklerine uygun yardımcı alet ve araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yeteneklere ise “Teknoloji” denir. Teknoloji,  ayrıca bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini kullanılan araç gereç ve aletleri kapsayan bilgidir.

Ferdi ve toplumsal olaylara mantıklı çözümlerin üretilmesindeki tek yol bilimi kullanmaktır. İlmi düşünce ve araştırma metotlarının uygulanması toplumları yenilikçi kılar.

Her mesele bilimle çözülmüştür. İlmi bulgular toplumların gelişmesini ve bugünkü çağdaş şeklini almasını sağlamıştır.

Teknolojik gelişme, toplumsal ve ekonomik değişmenin başlıca nedenlerinden birisidir. Hızlı teknoloji, toplumun ekonomik ve sosyal yapısının da hızla değişmesine neden olur. Teknolojik değişme aynı zamanda iktisadi kalkınmanın temel kaynaklarından birisidir. O bakımdan gerek gelişmekte olan ülkeler, gerekse gelişmiş ülkeler ekonomik verimliliklerini yükseltmek ve hızlı bir büyüme gerçekleştirmek için teknolojiye büyük önem verirler. Az gelişmiş ülkeler, kalkınmaları için gerekli olan teknolojiyi kendileri üretemedikleri sürece sanayileşmiş ülkelerden ithal etmek durumundadırlar.

Bilgi toplumu, iletişim-bilişim devriminin en somut görüntüsüdür. Bilgi toplumunda teknoloji sayesinde bilgi üretimi önem kazanmıştır.

Bilişim teknolojilerindeki değişim ve hızın, sosyal yapıyı çok hızlı bir değişim sürecine sokmuş olması bir gerçektir. Bununla birlikte Sosyal değişimin çok hızlı olması, bireysel ve toplumsal hayatın parçalanmasını da hızlandırmaktadır. Bu parçalanmalar bireyde olduğu kadar onun aile hayatında, eğitim de, siyasal, hukuksal alanda da ortaya çıkabilmektedir.

Elbette ki bilgi toplumunun bireyler ve toplumlar için yukarıda da açıklanan çok önemli yararı olmuştur ve olacaktır.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin sorunları daha da artmıştır. Bir yandan sanayileşme sürecini tamamlayamamış olmanın sıkıntılarını yaşarken, diğer yandan da teknoloji üretememenin sorunları ile dışarıdan alınan teknolojilerin kendi ideolojileriyle uyumsuzluğunun ortaya çıkardığı bunalımlar nedeniyle sorunlar yaşamaktadırlar.

Türkiye batıdan teknoloji aldıkça, aldığı teknolojinin ve o teknolojiyi sağlayan ideolojinin, kendi ideolojisi ile uyuşamamasının bunalımını yaşamaktadır.

Türkiye’de bilişim teknolojileri kullanılmaktadır. Bilgisayar, cep telefonu, vb. teknolojik araçların bir amaç değil bir araç olduğunu anlayamıyoruz. Bunları gösterişten çok bize sağlayacağı yararları göz ardı edebiliyoruz.

İnsanlar ilmi düşünme eksikliği ve teknoloji geri kalmışlık yüzünden diğer milletlerden geri kalır. Bu nedenledir ki gelişmiş ülkelerde hükümetlerin öncelikli politikalarının başında Mesleki ve Teknik Eğitim gelmektedir. Ancak gelişen büyüyen, genç nüfusuyla öne çıkan ülkemizde maalesef üniversite teknik eğitimi alan 2 milyon nitelikli teknik eğitimli “teknikerler”  görünmezlikten geliniyor. Eeee sonuç ne oluyor? Millet uzaya üst kurarken, bizler neyi nasıl yapabiliriz? Yapabilir miyiz? Tartışmalarını yapıyoruz.

Bu tür tartışmalar meselelerin oluşması toplumda ekonomik ve sosyal meseleleri da beraberinde getiriyor. Üniversite mezunu teknik eğitim almış genç, üretken tekniker meslektaşlarımız, aldıkları teknik eğitim dışındaki başka mesleklere yöneliyor. Hatta üzülerek ifade ediyorum ki;  bu arkadaşlarımız bunalıma giriyor, kahve kağıt, işçi kumar v.b. gibi kötü alışkanlıklara yöneliyor. Genç, dinamik, nitelikli genç nüfusumuzu sadece istatistiki göstergelerde varlığını görüyoruz. Oysa teknik eğitim almış 2 milyon tekniker, ülke ekonomisine bilim ve teknolojik yönden katkıda bulunmak, üretmek, istihdam yaratmak için sesini duyurmaya çalışmakta, yetki ve görev beklemektedir.

Bilim yaratıcılığın ürünüdür. Yaratıcılık da hayal gücü ve düşünceyle alakalı bir kavram olduğuna göre bilim insanın duygularında başlar diyebiliriz.

Her şeye rağmen, tüm engellemelere rağmen ülkemizin kalkınması için, insan yaşamını kolaylaştırmak için projeler yapmaya üretmeye devam ediyoruz.

Yeter ki teknikerlerin önünden engelleri kaldırın. Teknikerlere yetki verin. Bakınız göreceksiniz neler yapılacaktır. Potansiyelimizi harekete geçirmek, inanın ülkemizi daha yukarıya taşıyacaktır.

İnsana, bilgiye, teknolojiye yatırım yapmadıkça da Türkiye’nin bilişim ve teknoloji alanında diğer gelişmiş ülkeler ile yarışması zordur. Gelişmiş ülkelere bakıldığında Mesleki ve teknik eğitimin hükümetlerin öncelikli politikaları arasında olduğu görülmektedir.

Bilim ve Teknoloji bakanımıza, Milli Eğitim Bakanımıza ve YÖK başkanımıza hatırlatıyoruz;

Ülkemizde de insana, bilgi ve teknolojiye yatırım yapılırken kaynaklarını öncelikle teknik eğitim ve öğretime, genç beyinlere ayırmalıdır.

Bilginin, bilim ve teknolojinin kaynağı mesleki ve teknik eğitim kurumları ve özellikle de Teknik eğitim veren üniversiteler, Meslek Yüksek Okullarıdır.

Meslek Yüksek Okulları Teknik branşları “teknoloji üniversitelerine dönüştürülmeli” 2 yıl üniversite teknik eğitim mezunları “teknikerlere”  de “teknolog” unvanı verilmelidir.

Eğitim sistemimizde, Mesleki ve Teknik Eğitimi öne çıkaracak, mezunlarına da istihdam sağlanacak biçimde yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Çoğu işçi, memur, çiftçi, emekli, dar gelirli ailelerin evlatları olan büyük umutlarla zor koşullar altında 2 yıl mesleki eğitimlerini tamamlamış mezun olmuş “tekniker” ler, iş arayan değil işletmeler kuran, üreten istihdam sağlayan girişimciler olmalıdır.

Bilimsel bilgiyi kullanmak, daha çok bilmek ve bilgiye sahip olmak istemek hayatta muvaffakiyet bahtımızı arttırır. Bilimin emeli insan hayatını kolaylaştırmak ve Dünya’yı daha yaşanabilir bir hale getirmektir. Bunu muvaffak olan toplumlar Dünya’nın önde gelen toplumları olacaktır. Türkiye’nin yüksek öğrenimli teknik eleman potansiyel Teknikerler görev beklemektedir. Potansiyelimizi harekete geçirmek ülkemizi daha yukarıya taşıyacaktır.

Sorun sadece bireyler açısından değil, devlet açısından da önem taşımaktadır. Dış ticarette tekstile verilen önem, bilişim teknolojilerine de verilmesi yabancı yatırımın da artmasını sağlayacaktır.

Dünyadaki değişmeler paralelinde Türkiye’de de bazı değişmeler gerçekleşmelidir. Örneğin bilim teknolojilerinin ve makineye yapılan bir yatırım olarak değil, insana yapılan bir yatırım olarak kabul edilmesi gerekir.

Tünelin sonundaki ışığı görmek ve ışık hüzmesini derlemek ancak bilim ve teknolojinin gölgesinde mümkündür diyerek;

Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. M.Kemal Atatürk’ün sözleriyle Bilimsel bilgiyi kullanma, aktarma ve geliştirmeyi temel görevleri olarak gören tüm tekniker ve teknisyenlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 


Bu haber toplam 428 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları