HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

MİSAFİR KALEM

MİSAFİR KALEM

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ’NÜN SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM POLİTİKASI Birinci bölüm

15 Ekim 2021 Cuma Saat: 08:30

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Eylül ayının başlarında iki yıl içindeki yapılan Ordu şehrinde Sürdürülebilir Turizme yönelik faaliyetleri basınla paylaşmıştı. Basına tanıtılan Sürdürülebilir Turizm faaliyetleri, yerel kalkınmaya katkısı ve dolayısıyla Ordulu herkesin doğrudan veya dolaylı faydalanabileceği bir çalışmadır. Sürdürülebilir Kalkınma, sürdürülebilir turizm hedefleri sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası ölçekte de benimsenmektedir. Sözkonusu kavramlar üzerinde çalışma yapan akademisyenler bu konuyu önemsemekte ve bu yöndeki uygulamaları takdirle karşılamaktadır.

Ordu ilinin en büyük ilçelerinden biri olan Ünye kentinde Sürdürülebilir Turizm hedefine yönelik neler yapılabileceğinin sözkonusu olduğu yazı üç bölümde sunulacaktır. Bu bölümde Birleşmiş Milletler Örgütünün Sürdürülebilir Turizm Politikası ele alınarak kavramın içeriği verilecektir.

Sürdürülebilir turizmin uluslararası ölçekte dile getiren ilk kurum Birleşmiş Milletler’dir. 1972 yılında düzenlenen BM Stockholm Konferansında ilk defa sürdürülebilir kalkınma ve çevre konusu ele alındı. Sürdürülebilir kalkınma kavramı, Brundtland Raporu olarak da bilinen Ortak Geleceğimiz raporunda ele alınıp tanımlandı.

1987 yılında daha çok Brundtland Raporu diye bilinen “Our Common Future” raporu BM Genel Kurulunda kabul edildi. Bu raporun çıkışında Genel Kurul’un 19 Aralık 1983 tarihli ve 38/161 sayılı kararında, sürdürülebilir kalkınma için önerilen stratejiler de dahil olmak üzere, 2000 ve daha sonraki yıllara kadar çevre ve küresel sorunlara ilişkin bir rapor hazırlaması gereken özel bir komisyonun kurulması vardır. Komisyon daha sonra Çevre ve Kalkınma Dünya Komisyonu adını kabul etti. Aynı kararda, Meclis, Birleşmiş Milletler Çevre programının görev ve yetkileri dahilinde, özel komisyonun raporunun, ilk olarak Yönetim Kurulunun 2000 Yılı ve Ötesine Çevresel Perspektifinin hazırlanmasında temel malzeme olarak kullanılması gerektiğini kararlaştırıldı.

Raporun 27. maddesinde sürdürülebilir kalkınma kavramı "İnsanlık, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneğinden ödün vermeden, bugünün ihtiyaçlarını karşıladığından emin olmak için kalkınmayı sürdürülebilir hale getirme yeteneğine sahiptir. Sürdürülebilir kalkınma kavramı sınırlar anlamına gelir ama bu sınırlar mevcut teknoloji ve sosyal organizasyonun çevresel kaynaklara ve biyosferin insan faaliyetlerinin etkilerini absorbe etme kabiliyetine dayattığı sınırlamalardır. Ancak teknoloji ve sosyal organizasyon, yeni bir ekonomik büyüme çağı yaratmak için hem yönetilebilir hem de geliştirilebilir. Komisyon, yaygın yoksulluğun artık kaçınılmaz olduğuna inanmaktadır. Yoksulluk, yalnızca kendi başına bir kötülük değildir, ancak sürdürülebilir kalkınma, herkesin temel ihtiyaçlarını karşılamayı ve daha iyi bir yaşam için arzularını yerine getirme fırsatını genişletmeyi gerektirir. Yoksulluğun endemik olduğu bir dünya her zaman ekolojik ve diğer felaketlere eğilimlidir."

Brundtland Raporunda turizm sektörü başlı başına ele alınmamıştır. Bununla beraber sürdürülebilir kalkınma için turizmin de sürdürülebilir olması gerekliliğinin farkına varılıp düzenlenmemiştir. Turizm kelimesinin geçtiği 24. Maddede Kenya’nın turizm için topraklarının %6sını park ve rezerv olarak tahsis etmesine karşın korunan arazilerin çiftçilerin baskısına maruz kaldığı belirtilmiştir. Raporun 65. Maddesinde de daha fazla vahşi yaşam turizminin tanıtımının Ulusal Koruma Stratejileri, koruma ve kalkınma programlarını koordine etmek için önemli araçlardan olabileceğinden söz edilmektedir. 

1989 yılında WTO’nun Dünya Parlamentolar Birliği ile birlikte ortaklaşa düzenlediği Turizm ile ilgili Parlamentolar Arası Konferansta Turizm üzerine “Lahey Deklarasyonu Belgesi” kabul edildi. Bu deklarasyonda turizmin gelişmesi için bozulmamış bir doğa, dejenere olmamış bir kültürel ve sosyal çevre temel koşul olduğu belirtilmiştir. Ayrıca insanlığın ortak mirası olan tarihi ve doğal alanların korunması, yerel halkın ekonomik açıdan gözetilerek, turizmin aynı zamanda yerel halk tarafından sahiplenmesi sağlanmalıdır. Bu belgede turizm ile çevre arasında içsel bir bağın olduğu göz önünde tutularak etkin önlemler alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu önlemler de şu şekilde sıralanmaktadır: Turistlerin ziyaret ettikleri yerlerde, doğal, kültürel ve sosyal çevreyi korumaları ve saygılı olmaları için yerli ve yabancı turistlerin bilgilendirilerek eğitilmesi; BM Genel Kurulu'nca kabul edilen Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu Raporu'nda (Brundtland Raporu) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP)’in “2000 Yılı ve Sonrasındaki Çevresel Perspektif Raporunda” ortaya konulan “sürdürülebilir kalkınma” kavramı temelinde turizm gelişiminin entegre planlaması desteklenmiştir. Turistler tarafından ziyaret edilen tatil sitelerine erişimi kolaylaştırmak için, sitelerin erişim kapasitesini koruma amacıyla bazı dönemlerde erişime' kısıtlamaların getirilmesi, tarihi, arkeolojik, sanatsal, kültürel, dinsel, bilimsel sosyal veya teknik spor, rekreasyon ve dinlenme alanları ile diğer doğa turistik kaynakların envanterinin çıkarılarak, kamu tarafından yapılacak imar planlarında rasyonel kullanma ve korumaya dikkat edilmesi, alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi ve yerli halkın sosyo-kültürel kimlik ve değerlerinin bozulmadan, ziyarete gelenlere özgün turistik ürün ve olanakla sunmak, bu amaçla ulusal ve uluslararası düzeyde gerekli kamu ve özel sektör işbirliğini sağlamak denmiştir. Bu belgede kültürel ve tarihsel değişime karşı direnci, çevreye saygıyı ve çevre ile bütünleşmeyi ifade eden alternatif turizm türlerine atıfta bulunulmuştur.

1992 yılında WTO, "Gündem 21"in oluşturulduğu Rio de Janeiro (Brezilya)'da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı'na katıldı. Rio Konferansı'nda kabul edilen Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi 21 için BM eylem planı toplam 40 farklı konu ve 115 programı kapsamıştır. Bununla birlikte, tematik genişliğe ve toplumdaki tüm grupları dahil etme tutkusuna sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek için eko-turizme sadece birkaç kısa atıfta değinilmiştir. Yeterli dikkat gösterilmemesine rağmen, turizm, Gündem 21'in tavsiyelerini takip eden ilk sektördü ve tüm ticari sektörler uluslararası düzeydeki Gündem 21'in sektörel versiyonunu geliştirmesi gerekiyordu. 1996 yılında turizm için ayrı bir Gündem 21 yayımlandı. Plan, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC), Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (WTO) ve Rio Konferansı'nın tavsiyelerini izlemek için kurulmuş uluslararası STK'lardan oluşan Dünya Konseyi ile ortaklaşa geliştirilmiştir.

Gündem 21 planının genel hedefi üç oldu. Birinci hedef sürdürülebilir kalkınmayı uluslararası düzeyde gerçekleştiren bir sistem ve prosedürler oluşturmak, turizm endüstrisindeki tüm kararlarda temel bir düşüncedir. İkinci hedef ise turizmde sürdürülebilirliği sağlamak için gerekli önlemleri belirlemektir. Üçüncüsü de kendi kendini düzenlemenin, turizmde sürdürülebilir kalkınma hedefini uygulamak için en etkili strateji olduğunu tartışmaktır.

2002‎ yılı Uluslararası Ekoturizm Yılı olarak ilan edildi. Quebec (Kanada) kentinde Ekoturizm üzerine Quebec Bildirgesi'ni benimseyen Dünya Eko-turizm Zirvesi düzenlendi. Zirvede Ekoturizm “Yeryüzünün doğal kaynaklarının sürdürülebilirliğini güvence altına alan, yerel halkların ekonomik kalkınmasına destek olurken, sosyo-kültürel bütünlüklerini koruyup gözeten bir koruma yaklaşımıdır” diye tanımlanmıştır.


Figen TAŞKIN[1]



[1] Asst. Prof. Dr., Ordu University, Department of Political Science and Public Administration, [email protected]


Bu haber toplam 143 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları