HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

İSMAİL CANBULAT

İSMAİL CANBULAT

KENTSEL DÖNÜŞÜM, ŞEHRE GÖÇ VE ŞEHİR KÜLTÜRÜ

21 Ekim 2021 Perşembe Saat: 08:30

Sevdiğimiz dost insan, güzel Ünyeli, fikir insanı

Ünye Mimarlar Odası eski Başkanı Mimar Yakup Halıcı abim tee 2012'de "gelir düzeyinin artmasının ve köyden şehirlere göçün Ünye’de iki yönlü keşmekeşliğe yol açtığına" işaret etmiş...

 

Peki sizce 10 yılda 1 arpa boyu yol gittik mi, hem Ünye'de hem Türkiye'de!?

 

"Sosyal yaşamın yani kültürün homojenleştirilmesi, bir anlamda şehircilik bilincinin oluşturulması gerekiyor. Özellikle ilçemize göç edenlerin şehir kültürünü edinmeleri yönünde çalışmalar yapılmalıdır.

 

Devletin bölgesel imar kanunları oluştururken, bölgesel geleneklerle ters düşmemesi gerekir.

Şehirler; insanların yaşam biçimlerinin, hayata bakışlarının ve gelecekle ilgili kaygılarının yansımasıdır...

 

Ünye’de Cumhuriyet kurulduğundan bu yana, özellikle şehirleşmenin ivme kazandığı 1965’ten sonra, sosyal ve kültürel senteze bağlı olarak şehirleşmelerde büyük değişmeler oldu."

 

Diyor Yakup abim 2012 yılından bize ve benim fena halde dikkatimi celbediyor... Ben de yıllarca bu konulara kafa yordum çünkü..

 

Yakup Halıcı göç, şehir ve şehir kültürü üzerine analizine devam ediyor: ‘’Gelir düzeyinin artması ve köyden şehre olan göçler, ilçemizde iki yönlü keşmekeşliğe yol açtı. Birincisi sosyal ve kültürel, ikincisi ise şehrin imar yapılandırılmalarındaki keşmekeşliklerdir. 

 

ŞEHİRDE YAŞAYANLARIN, YÖNETİCİLERİN VE ÜNYELİLERİN GÖREVİ...

 

Ülkemizdeki sosyal değişiklikler şehirleşmelerimizde bu keşmekeşliklerin yaşanmasını mecbur kılmaktadır. Bu kargaşalığı en aza indirmek ve süresini kısaltmak öncelikle içinde yaşayanların, yani Ünyelilerin görevidir. 

 

Burada sırası ile belediye, biz mimarlar, teknik elemanlar ve halkın sorumlulukları vardır. Ancak, buradan şu anlaşılmamalıdır; binaları düzgün yaptığımız takdirde sorunların hallolacağı zannedilmemelidir.

 

ŞEHİRLERİN KARAKTERİ...

 

Şehirlerin kültürleri yansıtmaları özelliğiyle karakterleri vardır. Bu karakter kolay oluşmaz. Tıpkı bir milletin, bir toplumun, bir yörenin ana karakteri gibi, yüzyıllar boyunca oluşur. Büyük göçler, istilalar ve afetler olmadığı takdirde şehirlerin ana karakteri değişmez. Şehirler göç alma ve vermelerde bile karakterlerini yavaş yavaş değiştirirler. Gelenlerle şehirlerin ana unsurlarının kaynaşmaları zaman alsa bile, sonuçta bir sentez oluşturur.

 

Bunda şehre gelenlerin ve şehrin ana unsurlarının kimliklerinin, bu zamanın uzayıp kısalmasında önemli rolleri vardır..."

 

GÜNÜMÜZDE DURUM DAHA CİDDÎ...

 

Evet, günümüzde şehirlerde insan unsurunun, köyden ve komşu ülkelerden göçün ve kültürel uyumun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz...

 

Biz bu durumu ne ülkemiz için ne de şehirlerimiz için hiç kaale almadık, üzerine çalışmadık ve bugünlere geldik... Oysa ki bu kaçınılmaz değişim ve dönüşüm bütün ülkeleri etkiliyor; tabii kültürleri ve günlük yaşantıları da...

 

Biz şu kentsel dönüşümü de yanlış anladık.. Ev yıkıp yapmaya, depreme karşı dönüşüme çevirdik. 

 

Çevresel etkileri, şehrin mahallenin genelini düşünmedik... Şehrin ve gelişen  kültürünün yeni ihtiyaçlarına göre mahalleler, şehirler düşünemedik. 

 

Sosyal hayatın, trafiğin, toplu ulaşımın  sürekliliğini göz ardı ettik. 

 

İnsanın, mahallenin ve şehrin  mutluluğu için Devlet, birey, belediyeler, mimar ve mühendislere ve de aydınlara, hepsine görevler düşüyor.

 

Artık kimsenin yan gelip yatma lüksü yok! 

 

Yıllar öncesinden bana bunları hatırlattığı için Yakup abime selâm olsun!

 


Bu haber toplam 161 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları