HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

MUSA Ö. KIROĞLU

MUSA Ö. KIROĞLU

İrfan Işık Hocamız, ışık kaynağımızdı

22 Ekim 2021 Cuma Saat: 08:40

Bugünkü adı Mehmet Akif Ersoy, o yıllardaki adı 27 Mayıs İlkokulundan mezun oldum; yıl 1965-1966…

Bizim zamanımızda ilkokuldan, ortaokuldan, liseden mezun olurken tüm derslerden girdiğimiz mezuniyet sınavları yapılırdı.

Bu sınavlardan birinde, ilkokuldan mezun olurken Türkçe sınavında kompozisyon yazmamızı istediler.

Konu: İleride ne olmak istiyorsunuz, niçin? sorusuydu.

Benim yazdığım kompozisyon çok beğenilmiş…

Öğretmenlerim çağırdı, yazdığım kompozisyonu okuttular bana, sonra alkışladılar. Çok güzeldi… Hala unutamam.

Mezun olduk, ortaokula gittim.

Bir zaman sonra öğrendim ki benim o kompozisyonum çerçevelenmiş, okulun duvarına asılmış.

Duyunca nasıl sevindim. Gidip asılı olduğu yerde görmek istedim.

27 Mayıs İlkokuluna gittim, yoldan okulun bahçesine açılan kapıya vardım. İçeri girecektim ki bir ses gürledi, aklım başımdan gitti.

Kendime geldiğimde birisi kolumdan tutmuş; “Gel buraya, sen nasıl okulun bahçesine girersin?” diyor… Beni okula doğru sürüklüyordu.

Okulun müdür odasına götürdü beni.

Oturdu makam masasına, peş peşe; “Niye geldin? Kimsin sen? Ne yapacaktın okulda?” sorularıyla nefesimi kesiyordu adeta.

Konuşup cevap veremiyordum; dilim tutulmuş, ağzım kitlenmişti.

Ağlamaya başladım.

Azarladı beni, “Ağlama, ağlayarak kurtulacağını mı sanıyorsun?” dedi.

O ara kapı çaldı, okulun hademesi geldi sessizce kulağına bir şeyler söyledi.

Kalktı dışarı çıkacakken beni hademeye teslim etti, “Ayrılma, ben birazdan geleceğim.” dedi.

Hademeyi tanıyordum, bizim öğrencilik yıllarımızdan Ahmet amca dediğimiz, sevdiğimiz biriydi.

O da beni tanıdı.

“Ne oldu, ne yaptın da Müdür Bey seni yakalayıp buraya getirdi?” dedi.

Ahmet Amcanın yanında kendimi biraz rahatlamış hissetim.

Anlattım ona, “Mezun olurken yazdığım kompozisyon okulun duvarına takılmış. Onu görmek için geldim.” dedim.

O sırada Okul müdürü geri geldi, yerine oturdu; Ahmet amcaya çıkmasını söyledi.

Ahmet amca; “Müdür bey, bu çocuk buradan mezun. Yazdığı yazı okulun duvarına takılmış, onu görmeye gelmiş.” dedi.

Okul Müdürü, “Anlamadım ne yazısı, ne çerçevesi? diye sordu.

Ahmet Amca döndü bana, konuyu benim anlatmamı istedi.

Ben Ahmet amcadan da cesaret alarak anlattım konuyu Müdür Beye…

Müdür Bey yerinden kalktı, “Hangi yazıymış bakalım…” dedi.

Birlikte okulda koridorların açıldığı salon kısmına geçtik.

Ben bakar bakmaz yazımı tanıdım, işaretle gösterdim; “Bu yazı.” dedim.

Müdür Bey gitti, yazıyı okudu; “Sen bunu görmek için geldin. Öyle mi? dedi.

Önceki ses tonundan eser yoktu; yüzündeki sertlik gitmişti.

Bu sefer kolumdan değil elimden tuttu, tekrar götürdü Müdür odasına yer gösterdi, oturttu.

“Çok güzel yazmışsın, aferin.” dedi.

Okulun bahçesine yabancı öğrencilerin hatta büyüklerin geldiğini, öğrencileri rahatsız ettiklerini, bu yüzden bahçeye girmek isteyenleri caydırmak için böyle sert davrandığını söyledi.

Ayrıca bundan böyle yazımı görmek için istediğim zaman okula gelebileceğimi belirtti.

Gitti, Müdür odasındaki dolaptan bir kitap çıkarttı, Ömer Seyfettin’in öykülerinin yer aldığı bir kitap. Uzattı bana; “Barıştık değil mi?” dedi.

Bu müdür kim miydi?

İrfan Işık…

Yıllar sonra kendisiyle Ünye Kent Gazetesi’nde yollarımız kesişti.

Köşe yazıları yazıyordu gazetede… Ayrıca Ünye üzerine araştırma yazıları yayınlatıyordu.

Her yazısını bir solukta okuyan sadık bir okuyucusu oldum.

Bol bol bol sohbet ederdik Ünye üzerine.

Ayrıca arkeoloji tutkunu, bu konuda okuyan, gezen, gören… Bunları başkalarıyla paylaşan değerli bir hazineydi.

Kendisiyle zaman zaman bazı gezilerimiz oldu.

Bunlardan sonuncusunu Çorum’a Hattuşaş ve Alacahöyük ören yerlerine yaptık.

Oralarla ilgili okuduklarını canlı canlı görünce nasıl heyecanlanıyor, Hitit uygarlığı ile ilgili bizi nasıl heyecanla bilgilendiriyordu…

İrfan Işık hocamızı maalesef kaybettik. Aramızdan ayrıldı.

Çok değerli bir bilgi kaynağımızı, rehberimizi, kaybettik.

Her şeyden önemlisi; adıyla, soyadıyla müsemma çok önemli bir irfan kaynağımızı, ışığımızı kaybettik.

Gazetelerde, dergilerde, internet sayfalarında yazdığı yazıları… Yayınladığı kitaplarıyla aydınlanmaya devam edeceğiz bundan böyle.

Nurlar içinde yat İrfan Hocam, mekanın cennet olsun.


Bu haber toplam 1.292 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları