HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Ünye’de Bırakılan Ermeni Çocukları Ve Ünye Lokumu

27 Ekim 2021 Çarşamba Saat: 08:30

Bu hikâyeyi çok yazdım, her yazdığımda da üzüldüm.

Elli yıl sonra kızını almaya gelen anneyi anlatan ve seksen yıl sonra ikiz kız kardeşini görmeye gelen Magda’nın hikâyeleri acıdır.

Ünye on yıl ara ile iki acı olay yaşamıştır. 1914 Ermeni tehciri, on yıl sonra 1924 Mübadele.

Tehcir: Osmanlı Ermenilerinin Birinci Dünya Savası sırasında oturdukları yerlerden alınıp başka yerlere naklidir. Bu Nakil esnasında acı olaylar yaşanmıştır.

 

Ünye’de Bırakılan

Ermeni Kızları

Bu  hikâye Ünye’de çok bilinmez, unutulmuştur.

Tehcirde Ünye’den de gönderilenler olmuştur. O günün şarlarında yolculuk yürüyerek yapılmaktadır, karı, yağmuru, soğuğu hastalığı vardır, yollar tehlike doludur.

Yolculuğun zor olacağını tahmin eden Ermeni aileler hasta ve küçük çocukları özellikle kız çocuklarını döndüklerinde almak için Türk komşularına bırakmışlardır, savaş bitip geri dönme kararı verildiğinde  çocukları almaya gelen olmamıştır.

Çocukların bir kısmı aileler tarafından evlat edinilmiş, bir kısmı resmi makamlara teslim edilerek çeşitli bakım yerlerine gönderilmiştir..

 

Ünye’de bırakılan kız çocuklar Müslüman örf ve adetlerine göre yetiştirilmiş ve Müslüman olmuşlardır,  aklı erenler vardı ermeyenler vardı, bir kısmı geçmişini tamamen sildi ve Müslüman gibi yaşadı, hatta hacca gitti, çocukları torunları oldu.

Bir kısmı iki dere arasında kaldı geçmişini unutamadı gizli gizli eski dininin kurallarını yerine getirdi.

Bazı yazarlar bu çocukların zorla İslamlaştırıldıklarını yazarlar, bu asla doğru değildir. Ailesi tarafından alınmayan çocuğun başka bir şekilde yaşaması mümkün değildi,  bazı aileler çocukların uzun zaman dinlerine müdahale etmediler. Müslüman bir ailenin çocuğu olmuşlardı, başka bir yol olmadığını gördüler, artık, anne ve babaları onları evlat edinip nüfuslarına geçiren ailelerdi, asla zorlama olmadı,

 Hikayelerimden birinde  on beş yaşına gelen kızın  halen kiliseye gitmek istediğini  yazmıştım, onu yıllarca pazar kiliyse götürdüler.Kilisede ibadet eden kimse yoktu, 1924 yılında Rumlar gidince kilise kapandı,  önce depo sonra elektrik santrali olarak kullanıldı.

 

Hatun Teyze

Evimizin karşısında bir Mustafa Emmi vardı, Mustafa Emminin Hanımı Hatun Teyze bu bırakılan çocuklardandı. Ben çocukken ikisi de atmış yaşın üzerindeydiler. Mahallede kimse Hatun Teyze’nin küçükken Türklere bırakılan Ermeni kızı olduğunu bilmiyordu, bilenlerde söylemiyordu, Hatun Teyze belirli zamanlarda bize kırmızıya boyanmış yumurtalar verirdi, buna  bir anlam veremezdim. Anneme sorduğumda: “Yumurta vermiş sana alda ye, ne soriiiin? diye geçiştirirdi.

Olayı çok uzun yıllar sonra Hatun Teyze’nin küçük bir çocukken bırakıldığını  öğrenince renkli yumurtaların  anlamını çözdüm.

Hatun Teyze işte bu geçmişini unutamayan çocuklardan biriydi. Müslüman olmuştu ama çocukluğunun bayramlarını unutmamıştı. Muhtemelen Hatun Teyze paskalya lokumu da yapıyordu

 

Paskalya
Ermenilerde, Paskalya Bayramı - Surp Zadik Hz. İsa'nın Diriliş Günüdür, 

Surp Zadik'te insanlar bayramlaşır, birbirlerine kırmızı yumurta armağan eder. Yumurta dünyayı simgeler, dış kabuk gökyüzünü, zarı havayı, akı denizleri, sarısı yeryüzünü... Kırmızı renge boyanması ise İsa'nın kanının tüm dünyanın kurtuluşu için aktığını anlatır, Surp Zadik'te paskalya çöreği de yapılır. 

“Ermeni Gelinler”

Ünyeli genç bir tarihçimiz  bizim bayramlarda yaptığımız lokumların Ermenilerin Sup Zadik paskalya bayramlarında yaptığı paskalya lokumu olduğunu iddia etmiş.

Yani Ünye lokumunun kaynağı Ermeniler.

Onlar da aynısını mı yapardı, yoksa biraz daha değişik miydi bilemiyoruz.

Hatun Teyze üzerinden elli yıl geçmesine rağmen bayramlarını unutmamıştı özlüyordu.

Çünkü çocuklar en çok bayramları hatırlarlar ve özlerler..

Gelecekte bu yazıyı yazacağımı bilseydim Hatun Teyze’ye çok şey sorardım.

Şimdi bir soru takılıyor aklıma, acaba mahallemizdeki Ermeni komşularımız, o zamanlar bizim bilmediğimiz, tehcirde bırakılan bu kız çocuklarının kim olduklarını, biliyorlar mıydı, onlarla bir kontakları olmuş muydu, veya onlardan biri bu Ermeni komşularımızla kontak kurmuşlar mıydı?

 

Bu ulusla aramızda  derin yaraların bulunması beni hep üzmüştür,

benzer acıları Türklerde yaşamışlardır. Çocukluğumuzda Ermeni komşularımız vardı, evimize gelip giderlerdi, okul arkadaşlarımız vardı, bir sorun olmadan yıllarca yaşadık. Bir gün geldi hepsi gittiler, onları özlüyoruz.

Ben ortaokula başlarken ilk takım elbisemi mahalleden Ermeni komşumuz terzi Maksut Usta ve çocukları dikmişti. Maksut Usta’nın elbiseyi bana giydirip “Adam gibi oldun” dediği halen kulaklarımdm gitmez..

 

Ünye Lokumu 

Ünyeli genç tarihçi “Ünye’de yaşayan Ermenilerin Paskalya zamanında yaptıkları bu kurabiye, bugün ‘Ünye lokumu’ olarak bilinmekle ve ‘bayram lokumu’ olduğunu iddia etmektedir.,

O kızlar ne oldu?

Müslüman aileler tarafından sahiplenilen Ermeni çocukları yaşayıp öldüler

Müslüman olarak mı?

Orası net değil. Geride kalanlar ile konuştuğunuzda aynı kadın için “Bizden daha Müslümandı, namazında niyazındaydı” diyenlerin yanında “Odasına gider gizli gizli kendi duasını ederdi” diyenler de oluyor.

Daha acı olan, bu kızlar aileleri tarafından bulunmuş ve götürülmek istenmiş. Gidenler olduğu gibi bazıları da dönmemiş. (Kaynak Cafer Sarıkaya-Agos Gazetesi)

 

Bugün bırakılan çocuklardan yaşayan kimse yok. Artık unutuldular, torunlar bile anneanne veya babaannelerinin Ermeni olduğunu bilmiyorlar.

Biz tarihçiler ve yerel  yazarlar işimiz bu hikâyeleri bulup unutulmasın diyerek gelecek kuşaklara aktarıyoruz.

Bu bölgenin ve o insanların bir kaderi.


Bu haber toplam 278 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları