HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

ERCAN ARSLAN

ERCAN ARSLAN

Germanic/Gülcemal Vapuru ve Ünye

11 Kasım 2021 Perşembe Saat: 08:30

Germanic Vapuru, Kuzey İrlanda’nın Belfast şehrinde 1874 yılında inşa edildi. 1875 yılından 1910 yılına kadar Atlantik’i defalarca kat eden Germanic yüz binlerce insanı Yeni Dünya’ya taşıdı. 9 Eylül 1910 günü Tanzimat Dönemi’nden itibaren çeşitli isimlerle faaliyet gösteren denizcilik idarelerinin sonuncusu olan Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi kurulacaktır. Donanma Cemiyeti’nin topladığı yardımlar ve hükümetin ayırdığı bütçe ile 1911’de Akdeniz, Bahr-i Ahmer, Derne, Gülcemal, Karadeniz, Kızılırmak, Nilüfer ve Plevne gemileri satın alındı. 25.110.60 altın liraya satın alınan Germanic Vapuru en büyük ve en pahalı olanıdır. Germanic/Ottawa Vapuru  alındıktan sonra İstanbul’a gelip Dolmabahçe Sarayı önünde demirledi. Sultan Reşad’ın isteğiyle gemiye annesi  Gülcemal Kadınefendi’nin ismi verildi. Gemi bundan sonra Karadeniz ve Akdeniz seferlerine başlayacaktır. Temmuz  1911’de İnebolu’dan Samsun’a gitmekte olan Galiçya Vapuru, Samsun açıklarında demirledi karantina sebebiyle yolcular gemide bekletildi. Ancak vapurda seyahat eden İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ileri gelenlerinden Cavid ve Naci Beyler Samsun’da karantina uygulaması olmasına rağmen karaya çıktı. Tanîn Gazetesi yazarı Ahmet Şerif Bey’de onlara katıldı. Samsun halkı da kıyıdan uzakta demirleyen gemideki kişileri selamlamak ve bir şeyler satabilmek için kayıklarla geminin yanına kadar gittiler. Ahmet Şerif Bey ve İttihat ve Terakki üyeleri Samsun’dan karayolu ile Ünye’ye geçecek ve burada Gülcemal’e bineceklerdir. Bu olay karantina uygulamasını delen kişilerin kolayca başka bir limanda yeniden gemiye binebildiklerini göstermektedir. Ahmet Şerif Bey ve diğerlerine; Samsun’dan Ünye’ye kadar olan yolun herhangi bir yerinde hastalık mikrobu bulaşsaydı, Ünye’de bindikleri Gülcemal Vapuru’na da bu mikrobu taşımış olacaklardı. Bu hadiseden birkaç hafta sonra İstanbul-Karadeniz hattında 1200 küsur yolcusuyla sefere çıkan Gülcemal Vapuru’nda karantinaya karşı beklenmedik bir olay yaşanacaktı. Gülcemal yolcuları karantina uygulaması için rutin işlemlerin yapıldığı yerlerden biri olan Kavak Tahaffuzhanesi’ne istimbotla ulaştıkları sırada Sinop İdadisi muallimlerinden Edhem Efendi çevresine topladığı bir grup yolcu ile görevlilere taş attı. Bu protestonun sebebi kadın yolculara erkek doktorların ve hemşirelerin dokunacağı endişesiydi. Tahaffuzhane Doktoru Esad Beyin, kadın yolculara kadın müstahdemlerin bakacağını söylemesine rağmen yolcular sakinleşmedi. Kavak polisi bu olaya karışan başta Edhem Bey olmak üzere şüpheliler hakkında tahkikat başlattı. Adliye Nazırı Necmeddin Bey, Meclis-i Mebusan Reis-i Sanisi Ahmet Mahir Efendi ve Kastamonu eski Valisi Süleyman Nazif Bey bu esnada gemide bulunan yolculardandı. 1911 yılı Temmuz ayında Samsun’da karantina uygulamasını delip karaya çıkan Ahmet Şerif Bey, Samsun’un sahil kasabalarını gezdikten sonra Ünye’ye geçmiştir. 17 Temmuz’da Ünye’den bindiği Gülcemal Vapuru ile Trabzon’a seyahatini anlatan Tanîn yazarı, geminin durumu hakkında önemli bilgiler vermektedir. Ahmet Şerif Bey, Ünye iskelesinden Cavid ve Naci Beyler ile yaptığı yaklaşık yarım saatlik bir kayık yolculuğun ardından Gülcemal Vapuru’na geçmiştir. Ünyeliler yolcuları uğurlamak için Türk bayrakları ile süsledikleri kayıklarıyla gemiye kadar gelmiştir. Mektep talebeleri de uğurlamaya katılmıştır. Sahilden açıkta bekleyen gemiye, acente kayıkçıları ve yerel kayıkçılar belirli bir ücret karşılığında yolcu ve yük taşıyordu. Ünye esnafı da kayık ile gemiye kadar gidip ücret mukabilinde gemiye çıkıyor, hareket saatine kadar ürünlerini yolculara satmaya çalışıyordu. Gülcemal Vapuru’na duyulan muhabbet Karadeniz sahillerine düzenlediği bu ikinci seferinde de azalmışa benzemiyordu. Halk limanda uzun bir süreden sonra Türk bayraklı bir gemi görüyor olmanın haklı sevincini yaşıyordu. Ahmet Şerif Bey, Gülcemal Ünye’den demir aldıktan sonra gemi içerisinde gezintiye çıkmış, Vapurun teknik özellikleri hakkında bazı bilgiler verip gemideki insan manzaralarını tasvir etmiştir. Vapur memurlarının uyarılarına kulak asmayan yolcular Donanma Cemiyeti’nin topladığı yardımlarla alınan gemiyi kendi malları addediyor ve gemiyi istedikleri gibi kullanıyorlardı. Ünye’den yola çıkan gemi İstanbul’a gitmekte olan Hilâl vapuru ile karşılaşmış sonra Ordu’ya geçilmiştir. Cavid ve Naci Beyler burada gemiye gelen heyetin karaya çıkma ısrarlarına karşı gemiden ayrılmamıştır. Birkaç saat sonra Ordu’dan Giresun’a geçilmiştir. Giresun’daki acente yetkilileri yolcuların sağlık durumları hakkında yeterli bilgi toplayamadıkları için gemiden dışarı çıkılmasına izin vermediler. Bu nedenle yolcular geceyi vapurda geçirdi. 18 Temmuz sabahı geminin etrafı kayıklarla çevrildi. Giresun yolcuları sabahın erken saatlerinden itibaren karaya çıkmaya başladı. Cavid Bey, Giresun’daki İttihat ve Terakki kulübünde bir konuşma yaptı. Daha sonra tekrar gemiye geçilmiş ve Trabzon’a doğru yola çıkılmıştır. Bir süre sonra Avusturya Lloyd şirketine ait bir vapurla Gülcemal arasında bir yarış yapıldı. Yarışta Gülcemal’in öne geçmesi yolcular için gurur verici bir an oldu. Birkaç saat sonra Trabzon’a yaklaşan gemiyi ahali, kayıklardan tüfek atışları ile karşıladı. Trabzon halkı, Cavid ve Naci Beylere büyük ilgi gösterdi. Yolcular karaya çıktıktan sonra İttihat ve Terakki kulübüne geçildi.

Yeni Türk Devleti zamanında da Karadeniz hattındaki seferlerine devam eden Gülcemal Vapuru 15 Mayıs 1923 günü sis yüzünden Yason Burnu’nda karaya oturmuştu. Gemideki kömür ve safranın bir kısmı Trabzon Vapuruna aktarılarak geminin hafifletilmesi sağlandı. Bu sırada Samsun’da görevli olan Amerikan savaş gemisi de bölgeye gidip yardım manevraları yaptı. 20 Mayıs günü Gülcemal Vapuru saplandığı yerden kurtarıldı. Trabzon Vapuru, Gülcemal’den yüklediği kömürü ve malları Ünye’de tekrar Gülcemal’e aktarıp 23 Mayıs’ta Trabzon’a geri dönmüştür. Gemiyi kurtaran Trabzon ve Alemdar gemilerinin personelleri Millî Savunma Bakanlığı tarafından takdir edilmiştir. 30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan bir protokol ile karara bağlanan  Türk-Rum Nüfus Mübadelesinde Gülcemal Vapuru aktif olarak kullanılacaktır. Mustafa Kemal, Cumhuriyet Dönemi’nde yurt gezileri kapsamında Gülcemal Vapuru’nu üç defa (1926-1933-1934) kullanmıştır. Mustafa Kemal’e suikast planlayan Ziya Hurşit, Laz İsmail ve Gürcü Yusuf 11 Haziran 1926’da Gülcemal Vapuru ile İzmir’e gelmişlerdi. Sonrasında suikast tertibinin arkasında oldukları düşünülen bazı üst düzey eski İttihatçılar da tutuklanarak Gülcemal Vapuru ile İzmir’e gönderilecekti. 1937 yılında alınan bir kararla Gülcemal Vapuru metal eskimesine bağlı olarak hizmet dışı bırakılacaktır. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele’yi konu alan romanlarda Gülcemal’e sıklıkla rastlanır. Pek çok anı eserinde Gülcemal’den bahsedilmiş olması onun Türk insanının yaşamında özel bir yeri olduğunu göstermektedir. (R.Ekrem Koçu, Tarihimizde Garip Vakalar, 3. Baskı, Varlık Yayınevi, İstanbul 1971; Fatih Demircioğlu, Bir Geminin Hikâyesi: Germanic/Gülcemal Vapuru (1874-1950),Y.Lisans Tezi, Ankara 2019; Ahmet Şerif, Anadolu’da Tanîn, C: I, hz.: M.Çetin Börekçi, TTK Yayınları, Ankara 1999)


Bu haber toplam 1.116 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları