HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

TEMEL OVALI

TEMEL OVALI

“DUYARSAM UNUTURUM, GÖRÜRSEM HATIRLARIM, YAPARSAM ANLARIM”

12 Kasım 2021 Cuma Saat: 08:30

Sanayi ekonomisinden ve toplumundan, bilgi ekonomisi ve toplumuna geçişi gözlemleyebildiğimiz dünyada, 21. yüzyıl için eğitim ve öğretimi yeniden düşünmemiz, tasavvur etmemiz ve yeniden kavramsallaştırmamız gerekmektedir.

 

         Dinamik olarak değişen, bilgiye dayalı bir ekonomi; “daha nitelikli, yüksek vasıflı, üreten ve esnek bir işgücü” için artan bir talep oluşturmaktadır. Geleceğin okulu nasıl oluşturulur sorusuna cevap. Öğrenmenin odak noktası öğretmenden, ders kitaplarından ve öğretimden; öğrenci merkezli, öğrenme süreci odaklı ve kişiselleştirilmiş bir öğrenmeye doğru dönüşmek olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

            Farklı işlerde robotik makinelerin ve yapay zekânın giderek daha sık bir şekilde insanların yerini aldığı dünyada; öğrencilerin başarılı bir kariyere sahip olmalarına yardımcı olacak yeni becerileri belirlemek ve hangi becerilerin öğrencilerin etkin ve bilgili vatandaşlar olmanın yanı sıra hayat boyu öğrenenler haline gelmelerine yardımcı olacağını bulmak gerekmektedir. Yapılan araştırmalarda; her gencin eleştirel düşünme ve problem çözme, bilgi ağları arasında iş birliği ve etkili liderlik, çeviklik ve adapte olabilme, inisiyatif alma ve girişimcilik, etkili sözlü ve yazılı iletişim, bilgiye erişme ve bilgiyi analiz etme, merak ve hayal gücü becerilerine sahip olması ortaya çıkmaktadır.

 

            Okullarda bu öğrenmenin gerçekleşebilmesi için sınıfların yeniden tasarlanması, farklı eğitim araştırmacıları arasında büyük ilgi uyandırmaktadır. Birçok eğitim araştırmacısı, öğrenmeyi hızlandırmak için sınıfları yeniden tasarlama konusuna ilgi duymaktadır.

 

            Sınıfın yeniden tasarlanması; okul duvarlarının dışındaki dünyanın “artan bir hızla yenilik yapmaya ve ilerlemeye devam ettiği” gerçeğinden hareketle, öğrenme alanlarının fabrika modeli öğretim modelinden modern eğitim ekosistemlerine dönüştürülmesi olarak görülebilir. Pratik bir bakış açısıyla, en uygun sınıf deneyimini oluşturmaya yardımcı olan üç nitelik “öğrenci merkezli, katılımcı ve dinamik” olmak olarak sıralanabilir.

 

        Bir öğrenme alanı; öğrencileri güzel bir şekilde karşılayan sıcak bir atmosfere sahip olmalı, esnek bir ortam sağlamalı, ancak ilgi çeken dekorasyonlar dikkat dağıtıcı olmamalıdır. Ayrıca, bilgi ve iletişim teknolojilerinin öğretmen tarafından öğrenim süreçlerine nasıl entegre edildiği konusu, sınıfta ne tür teknolojilerin bulunduğundan daha önemlidir.

 

        Birçok eğitim kurumu, öğrencilerin öğrenme süreci üzerinde olumlu bir etki olması için, geleneksel sınıfları bilgi ve iletişim teknolojileri açısından zengin olan öğrenme sınıflarına dönüştürerek teknolojiyi sınıflara dahil etmek için yoğun çaba sarf etmektedir. Araştırma çalışmaları, etkileşimli öğrenme ortamlarının öğrencilerin problem çözme becerileri, tutum gelişimi ve derse devam oranları üzerinde olumlu yönde bir etkisi olduğunu, başarısızlık oranlarını ise düşürdüğünü göstermiştir.

 

        “Duyarsam unuturum, Görürsem hatırlarım, Yaparsam anlarım”


Bu haber toplam 1.130 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları