HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

FATMA CANBULAT ERDEM

FATMA CANBULAT ERDEM

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek

20 Kasım 2021 Cumartesi Saat: 08:30

Yazar Ayfer Tunç, aynı isimli kitabında 70’li yıllardaki hayatımızı anlatıyor.  O yıllar için; tutumluluk çağı diyor, yanan iki lambadan birinin söndürüldüğü, kurşunkalemlerin bir arpa boyu kalana kadar kullanıldığı yıllar diyor yazar.

Kimler hatırlıyor siyah önlük ve beyaz yakalı ilk okul kıyafetini? Ortaokul ve lisede ise siyah önlüğün yerini kızlarda lacivert jile erkeklerde lacivert ceket, gri pantolon alırdı. Defter kaplamak uzun okul hayatımızın önemli bir etkinliğiydi. Öğrenciler ders yaparken kurşunkalem kullanır, başlıklar kırmızı kalemle yazılırdı. Defterlerin sol kenarındaki boşluklara kenar süsü çizilirdi. Kurşunkalemin kırılan ucunu açmak için, elinde kalemtıraşla çöp kutusunun önünde kuyruk olurdu öğrenciler. Silgiyi kaybetmek pek çok çocuğun kabusu olduğu için, genelde bir ip bağlayıp boyna asılırdı. O zamanlar tüketim toplumu olmaya çok uzaktık. Tasarruf eğitimi almış öğretmenler ve öğrenciler için kurşunkalemi verimli kullanmak, silgiyi kaybetmemek önemliydi.

Genelde kızların merak duyduğu bir “Hatıra Defteri” alışkanlığı vardı. Okulun son günlerinde yazdırmak için birbirleri ile yarışırlardı. Hatıra defterlerine yazılan klasik tekerlemelerden biri “sepet sepet yumurta, sakın beni unutma” olurdu. Bazen de o sayfalara “bana yüreğin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkür ederim” gibi anlamlı ve şiirsel ifadeler yazılırdı. Hala okul yıllarımdan kalan hatıra defterlerimi sakladığımı söylesem şaşırmazsınız sanırım.

Evlerde mutfak aynı zamanda oturma odasıydı, kışın sobası devamlı yanar, yemek bu odada yenir, ödevler o masada yapılırdı. Mutfakta bir divan olur, o divan etekleri fırfırlı bir divan kumaşı ile örtülür, üzerine de minderler dizilirdi. Divanın altında bir selenin (sepetin) içinde ya çocukların oyuncakları ya da babanın tamir aletleri bulunurdu. Sobanın borusuna mutlaka bir askılık takılır, hemen kuruması istenilen ıslak bezler veya giysiler asılırdı. Üstünde kaynayan bir çaydanlık eksik olmazdı, bazı sabahlar sobanın üstüne tel konur üzerine ekmekler dizilir, kahvaltı için kızarmış ekmekler hazır edilirdi.

Telefonun lüks, telgrafın kısa olduğu, internetin, faksın, cep telefonunun olmadığı yıllarda uzaktaki ile görüşmenin hebarleşmenin en iyi yolu mektuptu. Mektubun yerini telefonun alması ile birlikte hayatımızda çok şey değişti. Hayatımızın adeta bir belgesi olan mektuplarımız çok özeldi o zamanlar. Mektup o kadar önemliydi ki, Türkçe dersinde mektubun ve zarfın üstünün  nasıl yazılacağı öğretilirdi. Ders kitaplarında mektup örnekleri bulunurdu. Mektup arkadaşı olurdu gençler, yazdıkları mektubun cevabını heyecanla beklerlerdi.

Takvimlerin hayatta önemli bir yeri vardı. Her gün koparılan Saatli Maarif Takvimi duvara asılırdı 1 Ocakta. O takvim yapraklarında neler yazmazdı ki, büyük harflerle ayın kaç olduğu, altında günlerden ne olduğu yazılı olur, yaprağın ön yüzünde hicri takvim, rumi takvim, ezan saatleri, o gün doğacak çocuğa konulacak isim bulunur, mevsimlere ilişkin bilgiler verilirdi. Yaprağın arkasında dini veya kahramanlıkla ilgili bir hikaye, günün yemeği ve günün sözü bulunurdu.

Yorgan kaplamak ev kadınlarının ve kızlarının başlı başına önemli bir işiydi. Her evde yorgan iğnesi ve yorgan ipliği bulunurdu. Evin en geniş alanına yorgan çarşafı serilir, üzerine yorgan konurdu. Kenarları yorganın üstüne katlanır, sonra da bu katlar yorgan ipiyle, basit bir dikişle dikilirdi. Nevresimler hayatımıza 80’li yıllara varmadan girdiğinde yorgan kaplama da tarihe karışmış oldu.

 

(Ayfer Tunç’un “Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek”  kitabından anektotlar)


Bu haber toplam 132 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları