HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

YUNUS EMRE’Yİ ANLAMA ANMA VE BİR DÖRTLÜK TAHLİLİ

23 Kasım 2021 Salı Saat: 08:30

Yunus Emre iman ve ihlasla yoğrulmuş şiirleri ve ilahileriyle bütün insanlığın gönlünde taht kurmuştur. İslam diniyle şereflenmiş ve yeniden neşvünema bulmuş Türk Milleti, bu çerçevede manevi önderlerine her daim sahip çıkmış, onları nesilden nesillere aktararak günümüze kadar ulaşmalarını sağlamıştır. Öyle ki, sözleri ve şiirleri hafızalara kaydedilmiş, dilden dile, gönülden gönüle aktarılmış ve unutulmasının önüne geçilmiştir. Vefaatinden 700 yıl sonra bile hatırlanıp adından söz ettiren böyle kişiler her zaman, insanlığa güzel ve doğru mesajlar veren şahsiyetlerdir. Yunus Emre de bunlardan biridir.

Ülkemizde herkesin okuma yazma bildiği şu son zamanlarda,  okullarında bu şahsiyetlerden bahsedilmesine rağmen kaç kişinin ezberinde şiirleri ve sözleri vardır? Ezberleyenler bu manevi mesajlardan ne kadarından faydalanmışlar, anlamışlar ve idrak edebilmişlerdir? Bu soruya “evet” cevabını verebilseydik toplumsal bir yozlaşmanın, kültürel asimilasyonun önüne geçilmiş olurdu… Yunus gibi, Hacı Bektaş’ı Veli de, Mevlana da tam olarak anlaşılmış ve idrak edilememiştir. Özellikle bu üç şahsiyet Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasının manevi önderleri, alperenleri aynı zamanda Anadolu’yu vatan yapan temel taşlarıdır. Bu idrakten yoksun olanlar, bu yüce milleti rüzgârın estiği taraflara sürükleme gafletleriyle mesajlarının da doğru anlaşılmasının önüne geçmeye çalışmışlardır. Ne bizi biz yapan manevi şahsiyetler, bilim insanlarımız ve ne da tarihe adını yazdırmış devlet damlarımızı ayırım gözetmeksizin gelecek nesillere aktaramamışlar; geçmişinden habersiz, geleceğe dair umutsuz bir neslin ortaya çıkmasına sebep olmuşlardır. Bu vebal onları iki cihanda mutlaka zelil edecektir.

Bunca uzun bir girişten sonra asıl meselemiz Yunus’u anlama konusunda bugün ne yaptığımızdır? Her şeye rağmen ülkemizde Yunus Emre’ye sahip çıkan pek çok insan ve şehirler var. Bu çok güzel… Bu güzelliğin farkında olamayanlar buna bir anlam veremez, onların bunu anlamasını beklemek de doğru değildir.  Bu millet değer verdiği şahsiyetleri korumuş, sahip çıkmış, sahiplenmiş ve adlarına makamlar ihdas etmiştir. Zamanla gerçek makam/mezarın hangisi olduğu unutulmuş, bu makamlar vasıtasıyla bütün milletin gönüllerine oturtulmuştur. Ünye’deki makam da bunlardan biridir. Ünye’de yıllarca mezarın burada olup olmadığı tartışma konusu yapılmış, mezarının burada olmadığı hususunda ısrarcı olan bir grup olmuştur. Bu kişilere baktığımızda Yunus Emre’yi çok iyi tanımadıklarını, anlamadıklarını ve mesajlarını idrak noktasında muhalif olduklarını görüyoruz. Bu şahıslara sormak gerekir, “ O zaman gerçek mezarı nerededir? Bunu ispat edebilir misiniz?” Bu sorulara kim doğru cevap verebilir ki… Verilecek cevap, “O, inanmış ve iman etmiş bütün milletin gönlünde ve bütün Anadolu’dadır.” O zaman Ünyeliye hatta Ordu il yöneticilerine düşen görev Yunus Emre’ye sahip çıkmaktır. Öncelikle türbesini Türk İslam sanatına uygun yeniden düzenlemeli. Eğitim kurumlarında belirlenen zamanlarda konferans, panel, bilgi yarışmaları düzenlenmeli, farklı etkinliklerle katılanlar ödüllendirilerek tanıtıma katkıda bulunulmalıdır. Yunus Emre Derneğinin gayretleriyle oluşturulan sempozyumlar protokol etkinlikleri olmaktan kurtarılıp halka mal edilmeli. Yunus şiirleri ve ilahileri meşk edilmeli, sohbet toplantıları yapılmalıdır.

Gelin tanış olalım/İşi kolay kılalım/Sevelim sevilelim/Dünya kimseye kalmaz” Bu dörtlük inanıyorum ki herkesin hafızasında kayıtlıdır. Herkes çok farklı yorumlar getirebilir. Biz de bu şiire kendimizce bir yorum getireceğiz.

Tanış olmak; tanışmak, danışmak anlamlarına gelir. Tanışmak karşılıklı insanların birbirlerini tanımaları, özeliklerinin farkında olmaları, huyunu, suyunu bilmeleri anlamına gelir. Aynı zamanda danışmak, istişare etmektir. İstişarede, bahse konu hakkında bilgi edinmek, doğru anlama, tanıma anlamları çıkar. İnsan eğer birbirini iyi tanıyor, huyunu suyunu biliyorsa, konuya vakıfsa, neyi nasıl yapacağını da öğrenmişse işleri kolaylaşır. Birbirini tanıyan insanların anlaşmazlıkları söz konusu değildir. Huyunu suyunu iyi bildiği için iletişiminde dikkatlidir ve birbirini her şeye rağmen sever. Birbirini seven insanlarla iş yapmak, fikir alışverişinde bulunmak, işleri kolaylamak mümkündür. Son dizede de Yunus, bu dünyanın geçiciliğini hatırlatır ve birbirimizi her şeye rağmen sevmemiz gerektiğini, sevginin baki olduğunu, hepimizin bir gün bu dünyayı terk edeceğine vurgu yapar.

Biz de tanış olsak, danışsak, her şeye rağmen birbirimizi sevsek, işlerimizi kolaylasak bu dünyada daha mutlu, huzurlu ve rahat olmaz mıyız? Ardımızdan güzel sözlerin söylenmesini, iyiliklerimizle anılmamızı istiyorsak; fani dünyanın gelip geçiciliğini unutmadan, terki dünya eylemeden, doğru yolda dosdoğru olmalı, hayırlı işlere imza atıp Yunusça sevmeli ve anılmalı değil miyiz? 15.11.2021


Bu haber toplam 205 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları