HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

DOĞA YIKICILIĞININ, İNSANLIK DÜŞMANLIĞININ KÖKENİ VE DÜZLEMİ

25 Kasım 2021 Perşembe Saat: 08:30

1-Vahşî Kapitalizm ve onun saldıran-talancı şekli Emperyalizm, yalnız insanlığın değil tüm doğanın, tüm varoluşun başında büyük bir beladır. Kapitalizm; bu denetimsiz,  saldırgan, yıkıcı/kıyıcı, acımasız  etkinliğini sürdürdüğü sürece, insanlığın salasının verilmesi pek yakındır. Bu, yok-edici ekonomik-siyasal-kültürel yapı; durdurulup engellenmediği, gem vurulmadığı sürece…  Duyarlı toplum kesimlerinin ve insanlığın, ortaklaşa bir tutumla barışçıl ve dayanışmacı biçimde ayağa kalkıp, kötülüğe/kötücüllüğe karşı tutum almadığı sürece…  Kanserin bünyeyi yemesi gibi, pasın demiri yemesi gibi, insan ve insanlık kavramını tüketmektedir ve tüketecektir.

2- İnsanları bireyciliğe, bireyci kurtuluşa, ‘gemisini kurtaran kaptan’  ,  ‘altta kalanın canı çıksın’ , ‘düşene bir tekme de sen vur’, ‘büyük balık küçük balığı yutar’, ‘iyiler yaşar-zayıflar ölür’ mantığına ve sınıf atlama özlemine düşüren,  özendiren bu uğursuz olgu, yeryüzünü belki bir nükleer savaş belki biyolojik silah belki üretilen fabrikasyon ürünlerin kötü kimyasal etkisiyle yahut GDO’lu ve Hibrit tarımsal ürünlerin zararlılığıyla yok-oluşun/yok-edilişin metrelerini tamamlatacak.  Veyahut dünyayı koruyan atmosferi yok edecek (ozon tabakasını delecek) sanayi atıklarının yıkıcılığıyla, insanlık ve yer yuvarlığı korkunç bir sona varacak.

3- Vahşî/Kıyıcı/yıkıcı-Talancı Kapitalist yapı; Borsa’yı tapınarak, bankayı tapıncak olarak kullanmak yoluyla, tüm kitleleri aynı ölümcül sarmala çekerek, her şeyin sonunu getirmekte…  Yeryüzünde insan, başta olmak üzere, hiçbir canlılık kültürünün gözünü açamayacağı bir aşamaya doğru sürüklemekte. Aynı kör, sağır, akıl-dışı, erdemlerden ve iyicil duygulardan ırak sürükleniş, kültürel alanda da yaşatılmakta;  kültürel-yazınsal alanı da işgal etmeye yeltenmektedir.  Doğası ve ruhu saldırgan ve talancı olan anamalcı yapının, önemli ölçüde, kültür/sanat/yazın alanına nüfuz ettiği açıktır. Oyun kurucu olarak ortamda yer almaktadır.

      Bu yapının ruhu, acımasızlık, sınır tanımayan ve doymayan kâr-rant hırsı, durmaz/doymaz bir hazcılık ve konformizm üzerine kurulu olup, vahşî kapitalizm ve emperyalizm, babasını tanımaz. Anasına acımaz. Ağabeysini/ablasını saymaz. Kardeşini sevmez.  Çocuğuna acımaz. İnsanlık dışı bir ruh hâlidir.

4- Yapay Zekâ Teknolojileri, Kapitalizmin modern ötesi birer silâhı gibi..  Teknolojik gelişmeler, ilerlemeler insan yaşamını, önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır. Bilimsel, teknik yenilik ve gelişmeleri kesinlikle yadsıyamayız.  Ulaşımdan iletişime, tıptan eğitime, adaletten edebiyata her alanda sağladığı kolaylıkları görmezden gelmek aptalca olur. Nedir ki,  her teknolojik aygıtın, her teknolojik araç/gereç ve öğenin egemen gücünün, (ne yazık ki) kapitalist yapı ve emperyalist merkezler’de olduğunu da görmeliyiz.

      Dolayısıyla, anamalcılıkça-  erdem/etik/insancıllık/iyilik duygularının dışında yönetilen bu alanın; her bir teknik olanak ve elemana bir uğursuz çip yerleştirdiği ve bunlarla insanlığın gidişatını, eylem ve tutumunu belirlediği; insanlara kendi akıl ve yüreklerinden daha denetimci ve yönlendirici olduğu hattâ (bu amillerin/etkenlerin ve faillerin) insanların akıl ve yüreklerini devre dışı bırakacak denli güçlü ve nüfuz eden durumu’nun; insanların düşlem ve düş alanını dahi bilinçaltı ve bilinçdışı bölümlerini de denetim ve yönetim altında tuttuğu gerçeğini saptamak ve bilmek zorundayız.

5 -Belki Covid 19, üretilmiş bir biyolojik silah. Bunu yapanlar, belki kontrolden kaçırdılar. Belki bu ortaya çıkaranları da aştı.  Büyük bir canavarı elden kaçırmak gibi… Artık hâkim olamamak gibi… Daha önce de  başka virüs salgınları yaşandı. Bu virüsler aşama aşama tüm yaşamı cehenneme çevirmekte. Kapitalist ruhsuzluk ve acımasızlık, belki  daha yenilerini sahaya sürecek, daha gelişmişlerini deneyecektir. Öyle ki, kapitalist mantık, kontrolü iyice yitirerek, kendisi de aynı uğursuz çukura ve ölümcül vadiye mahkûm olacaktır. Ne var ki tüm insanlığın ve yeryüzünün sonunu getirdikten sonra, kapitalizmin ölümü bir işe yaramayacaktır. Kapitalist çılgınlık,  teknolojiyi bir egemenlik aracı olarak görmekte ve yalnızca kendilerine ait bir grubun, Küresel Oligarşinin elinde tutmak istemektedir.  Bu anlamda, her türlü bilimsel-teknolojik/fennî olanak ve gücü elinde tutan ve sayıları bir elin parmaklarını (neredeyse) geçmeyen bu güç odakları,  olası rakiplerini bir yolla/bir biçimde bertaraf ederek, yalnız kendi küresel oligarşisinin hükmedeceği bir yeryüzü, dünya ve uzay istemektedir.

Gelişmeye, ilerlemeye çalışan ülkelerin başına da zalimce çekiç vurmakta, onları büyütmemektedir.  Onların arasındaki etnik, dinsel, mezhepsel fay hatlarını kaşıyarak, onları ya ülkeler arası savaş içinde veya iç savaş içinde yahut teröre mahkûm ederek, ayaklarına pranga vurarak, huzursuz, gergin, çaresiz ve kapitalizme/emperyalizme muhtaç bırakmaktadır. .

6-Postmodernizmin yarattığı yanılsama ya da göz boyama,  aldatış ve aldanış;  insanı, etkisiz, dirençsiz, tepkisiz, itirazsız, ölgün, yılgın, bitik ve arabesk bir insan/kitle yaratmış; kopuk, bağsız, ada ada insanlar ve topluluklar ortaya çıkarmıştır. Bütüncül düşünüş ve eylemi ortadan kaldırmış,  bireyciliği özendirmiş, örgütlü/dayanışmacı sosyal yapıları kırıp dağıtmıştır. Böyle bir ortam ve dünyada; sanatçılar, aydınlar,/düşünürler, sivil toplum önderleri, çevreciler, aktivistler ve siyasetçiler (başta onlar) toplumsal tutumlar almakta, halkçı/toplumcu duruşlar göstermekte geç kalmamalı; kötücül/erdemsiz, doğa ve insanlık açısından kıyıcı/yıkıcı olaylara ve süreçlere karşı gelen, itirazcı, karşı gelen, (insanın/insanlığın) hakkına sahip çıkan, hakkını koruyan, doğanın, toplumun, insanın, bireyin ve varoluşun, kültürel diriliğin, iyicil canlılığın ruhunu diriltmelidir.  Vahşî Kapitalizm ve merhametsiz emperyalizm yenilmez değildir,  mukadder değildir.

Bunlar (anamalcılar/talancılar/rantçılar); ailelerin, halkların, ulusların, insanlığın ve tüm yeryüzünün, doğanın, huzurun, barışın, sağlığın, iyiliğin, erdemliliğin, toplumu/toplumları barış ve dayanışma içinde-güzellikler ve incelikler içinde yaşatan tüm etik/ahlâkî değerlerin açık ve etkin-uğursuz ve kesin düşmanıdır.

7- İnsanın ve insanlığın kurtuluşu için,  insanî değerleri, kültürel erdemleri, imece ruhunu, toplumsal dayanışma ve paylaşmayı, insanı ve doğayı yücelten, insan emeğini ve onurunu yüksek tutan; sömürüyü ve kıyıcılığı/kıyımcılığı-yok ediciliği, dışlamayı/dıştalamayı, ötekileştirmeyi, değersizleşmeyi/değersizleştirmeyi, yozlaşmayı/yozlaştırmayı reddeden, başkalarının varoluş ve özgürlük alanlarına, yaşam hakkına saygı duyan anlayış ve düşünüşlerin, duyuş ve algılayışların yeryüzüne yayılması; insanî ve etik değerler taşıyanların, insan/insanlık için iyicil/güzel özlem ve dilekleri olanların, erdemlilerin dayanışma içine girmesi zorunludur, koşuldur. Başka çare yoktur.

 8- Çöp sorunu, HES sorunu, Madenler sorunu, rant için doğanın talanı sorunu, derelerin ve ırmakların korkunç biçimde kirletilmesi ve işgali sorunu, göllerin kuruması, denizlerin ölümcülleşmesi, ormanların yağmalanması, ozon tabakasının delinmesi sorunu, vb. konular değerlendirilirken, bu merhametsiz/acımasız, ezici/baskıcı/kıyımcı/duyarsız ve duygusuz yapıların nasıl bir özellik taşıdığını, talancılığın kökünün ne denli derin olduğunu, bilmek ve anlamak gerekir.

9- Biz de dilimiz bilgimiz yettiğince/dilimiz döndüğünce böyle anlatmaya, açıklamaya çalıştık.

 


Bu haber toplam 91 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları