HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

ARİF TAKICI

ARİF TAKICI

KONUŞMAKTAN VE DİNLEMEKTEN HAZ ALMAK İHTİYAÇTIR

18 Aralık 2021 Cumartesi Saat: 08:30

Konuşmak kuşkusuz insanın en tabi ihtiyacıdır. Kullanılan sözler ise kişinin ahlak ve edebinin, bilgi birikimi ve kültürünün aynasıdır.  Sohpet elbette adabıyla edilip, sevgi ve saygıyı barındırırsa hoş seda bırakır.

  Sohpetten haz duynak için konuşmaya edep muvanezesinde laflar ile devam edilmesi, gereğince latifelerle süslenmesi, layığıyla dinlenmesi, sohpetin de demlenmesi lazım.

 Konuşmakta maksat çok konuşmak değildir…  Usulünce edep dairesinde lüzümunca konuşmaktır.

  Günümüzde herkes genellikle çok konuşmak ister. Ama unutulmamalıdır ki, çok konuşanın çok hata yapma ihtimali vardır.

 Hz Ali bu konuda şöyle bir uyarıda bulunur: Çok konuşan çok hata yapar. Çok hata yapanın hayâsı azalır. Hayâsı azalanın takvası azalır. Takvası azalanın kalbi ölür.

  Söz olur kavgaya, savaşlara sebep olur… Söz olur barışı ve kaynaşmayı inşaa eder.

  Hani der ya Yunus: Söz ola bitire savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz.

   Söz etmek iyidir de, dinlemek başka bir maharettir.  Dinlemek dediysek, adam gibi dinlemekten baksediyorum!  Günümüzde işte bu dinleme konusunda adabı muaşeret hak getire.

  Herkes konuşmak istiyor…  Dinlemek angarya olmuş vesselam.

     Sıkıcı olan lafların dinlenmek istenmediğinden bahsetmiyorum… Bilimsel konuşsanız aval aval bakıp ne diyo lan bu? modunda çoğunluk.

  Hani şöyle konuşmaya anlam katmak istediğinizden bir filozofun lafı, bir hadis, ya da Yunus’un Mevlana’nın, ne bileyim, bir ilim adamının özlü sözlerinden konuşmayı zenginleştirmeye çalışsanız,  karşınızdakinin gözü ya saatine, ya telefonuna kayıyor, vucut diliyle ‘’dinlemek istemediğini’’ açık ediyor.

  Sizi dinlemek vakit kaybı sayılıyor. Yolda gördüğünüz bir dostunuz ile ayaküstü iki laf ederken lafı o açmış olmasına rağmen, ben sizi tutmayayım diyor. Sizde iyi’’ tutma beni diyorsunuz’’ ama içinizden.

    Neden böyle olduk peki? Teknoloji bağımlılığından… Kitap okumamaktan… Velhasıl, konuşma kültürümüzün azalması ve gelişmemesinden. Dikkat ediniz, tahsilden bahsetmedim. Benim bir kayın pederim vardı, köylüydü, tahsili yoktu, ama öyle özlü sözler ve sohpeti hoş ederdi ki, sohpet bitmesin isterdiniz.

  Meclis sohpetleri, aile sohpetleri, dost sohpetleri insanı ne de rahatlatır hâlbuki.

   Çünkü bu sohpetlerde saygı ve hatır vardır.

    Ne güzel demiş Karacaoğlan: Mecliste Arif ol, kelamı dinle, el iki söylerse sende bir söyle, elinden geldikçe iyilik eyle, hatıra dokunup yıkıcı olma.

Sohpetlerimiz cep telefonu, televizyon ve internet muhalefetiyle bölünüyor… Çünkü nerede ise onlarsız olmuyor.

 Üç gün elektirik gitse… Yani üç gün ne televizyon ne de telefon kullanamasak, herhalde büyük travmalar yaşanır.

   Ama aslında bu zaviyeden bakacak olursak, tam da yapmamız gereken, arada sırada televizyonu ve interneti kapatmak ve fabrika ayarlarına dönmek… Yani normale dönmek!

 Normale dönmek için:  Akşamları arada bir televizyonu kapatıp aile sohpeti yapmak, günün olaylarını konularını konuşmak, iyi olur… Hatta kitap okuma saatleri koyarak ailece kitap okumak, sonra o kitaplarda okuduklarımız üzerinden fikirlerimizi paylaşmak çok daha iyi olur.

  Televizyon, , internet ve telefon bağımlılığından kurtulmak için kendimize bağımsız zamanlar ayırmalıyız.  Açık söylemek gerekirse, hiç özgür değiliz…  Kendi elimizle dört tarafımızı duvarlarla örüyoruz. Özgür hayatınız olması dileğimle.

 

 

  

  

 

 

 


Bu haber toplam 315 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları