HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

FATMA CANBULAT ERDEM

FATMA CANBULAT ERDEM

Nezaketli Olalım

25 Aralık 2021 Cumartesi Saat: 08:30

Hangi insanlara ince ruhlu denir?

1.    Kuşlar yem yerken ürküp kaçmasınlar diye yolunu değiştirenlere

2.    Elindeki çöpü çöp kutusu bulana kadar elinde gezdirenlere

3.    Mağazada denediği kıyafeti götürüp yerine asanlara

4.    Tanımadığı insanlara nezaket gösterenlere

5.    Bağışlamayı ve özür dilemeyi bilenlere

6.    Sürekli kendinden bahsetmeyenlere

7.    Başkalarının adına utanan insanlara

8.    Her şeyi bilmeyenlere ve her konuda haklı çıkmaya çalışmayanlara

9.    “Ben mi kurtaracağım bu dünyayı” demeyenlere

10. Nerede konuşulması ve nerede susulması gerektiğini bilenlere

Ne güzel maddeler değil mi, çoğunun unutulmuş erdemler olması da ayrıca üzücü. Sizler bu yazdıklarıma ekleme yapabilirsiniz. Ben bu güzel maddeleri bir instagram hesabından alıntıladım. Ne kadar yazık ki toplumda kaba saba, nezaketsiz, kuralsız, egoist insanlar görüyoruz çoğaldı.

En basit örneğiyle trafikte saygıyla, kurallara uyarak araba kullandığında bile, el kol hareketleriyle sarı ışıkta hareket etmenizi anlatan sürücüler oluyor. Makas atanlardan hiç bahsetmiyorum bile, kendilerinde hak görüyorlar adeta kuralsızlığı. Bizler ne zaman bu kadar değiştik acaba?

Ünye sahilinde yazın çekirdek çitleyerek yürümek bir adettir bilirsiniz. Ben çocukken babam asla yere attırmazdı çekirdek kabuklarını. Elimizde biriktirip, ilk gördüğümüz çöp kutusuna atardık. Ünye’ye geldiğimde yazları görüyorum da sahildeki ve Cumhuriyet Meydanındaki bankların çevresinde çekirdek kabuğu tepesi oluşmuş. Nasıl bir bilinçsizlik ve vurdumduymazlıktır anlayamıyorum.

Bağışlamayı ve özür dilemeyi çok önemsiyorum. Hep şöyle düşünmüşümdür “Yaradan affedici de, ben kim oluyorum kimseyi bağışlayamıyorum, affetmiyorum” bu büsbütün bir kibirlilik durumu. Tamam, sana çok kötülüğü dokunan biri ile can ciğer kuzu sarması olma ancak, bağışla onu ve yoluna devam et. O nefretle, sinirle yaşama eziyetini kendine hak görme.

Bağışladığında, rahatladığını ve hafiflediğini hissediyor insan. O anda sana kötülük gibi gelen olay belki de senin hayrına olacak ileride, bunu o an göremiyor olabilirsin. Yaşadığın her olayı, karşılaştığın her kişiyi, yaşam sınavında atlaman gereken bir basamak olarak düşün. Bu şekilde hayata baktığında bakış açın ve olayları algılama şeklin değişir.

Severiz bizler kendimizden bahsetmeyi, anlatmayı. Hele de benim hemşerilerim muhabbeti çok sever. Bir durup karşımızdakini dinlemeli, onun da kendini ifade etmesine müsaade etmeliyiz. Sorulmadan çokça da kendinden bahsetmemeli insan. Yıllar önce bir toplantıda tanıştığım bir kadın, yarım saat hiç susmadan kendini ve ailesini anlattığında fark ettim ki, o diyalog kurmak değil monolog yapmak için konuşuyor. Karşısındakini umursamayan, merak etmeyen bir insan, egolarıyla savaşta aslında, önemsediği tek şey kendisi.

Her konuda da sen haklı çıkma! Belki doğru bildiğin yanlıştır. Bir açık kapı bırakmalı insan. Münakaşa, tartışma güzeldir, zihin açar. Ancak aşırısı herkesi yorar. Her şeyi bilme iddiasında olanlar çok yapar bu saygısızlığı, karşısındakinin düşüncesinin doğru olacağını hiç düşünmez. İddialaşır durur, karşısındaki geri adım atarsa rahatlar ancak.

Hayat denen bu uzun ince yolda nezaketle, zarafetle yürüyenlere selam olsun…


Bu haber toplam 332 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları