HABER ARAMA
  • DOLAR6,2525
    % -2,07
  • EURO7,3010
    % -2,09
  • ALTIN242,0416
    % 0,48
  • BIST 10096.603,75
    % 1,81
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
19 Eylül 2018 Çarşamba
Fındık Fiyatı


12.00TL
PUAN DURUMU

BAL LİGİ 4. GRUP PUAN DURUMU
NoTakımAAVP
0112 BİNGÖL SPOR000
021955 BATMAN BELEDİYESPOR000
031960 SİLOPİ SPOR000
04AĞRI 1970 SPOR000
05AĞRI GENÇLERBİRLİĞİ SPOR000
06BAĞLAR BELEDİYESPOR000
07BİTLİS ÖZGÜZELDERESPOR000
08DİYARBAKIR YOLSPOR000
09ERCİŞ GENÇLİK BELEDİYE SPOR000
10K.YILDIRIMSPOR000
11MARDİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR000
12MUŞ MENDERES SPOR000
13SİİRT İL ÖZEL İDARESİ SPOR000
14YÜKSEKOVA BELEDİYESPOR000
NAMAZ VAKİTLERİ

ABDULLAH US

ABDULLAH US

Osman Duygun (Erük Emmi)

19 Haziran 2018 Salı Saat: 08:43

Ünye'de mevcut üç ilkokulda da(Anafarta.İnönü,Meçhul asker) okudum.1950 yılında Meçhul asker ilkokulundan mezun oldum. Şimdi anlatacağım arkadaşımı ilkokuldan hiç hatırlayamadım. Ancak Ortaokulda 2 nci ve 3 üncü sınıflarda yan yana oturduk.İsmi Osman DUYGUN,sınıftaki numarası 19

Osman DUYGUN adı birçok Ünyeliye bir çağrışım yapmayabilir.Bilirsiniz yiğit lakabıyla anılır.Ünye'nin meşhur "ERÜK EMMİ" si.Bu lakabı kim verdi,niye verdi bilmiyorum.Ünye'de DOFDİNLER ailesinden olduğunu ve Anasu'da oturduklarını hatırlıyorum.PTT de memur rahmetli ağabeyini de tanıyordum.

Osman iyi yürekli,güçlü bir arkadaşımdı. Okurken çalışmak mecburiyetinde olduğunu söyler, Ünye'ye gelip giden yolcu vapurlarını takip eder,götürdüğü,yiyecek,meyve gibi şeyleri satardı.Ayrıca ücret karşılığı barabat çekerdi.Anlayacağınız genelde yorgun ve uykusuz olurdu.Sıranın üzerinde sık sık uyur,hocaların fark edebileceği zaman ikaz eder uyandırırdım.Çok başarılı bir öğrenci değildi. Ancak sınıflarını geçti.Birlikte mezun olduk.Kısa sürede hayata atılmak için ast subay okulunu tercih etti.

 

Sanırım orta son sınıftayız. Müdür Mehmet Tulgar’ın dersi, önceden sesleri geldi, sonra kendileri göründü iki adet pır pır diye isimlendirilen pervaneli tayyare (uçak), sahile yakın denizin üzerinde uçuyorlar. Başka hocanın dersinde hep birlikte pencerelere üşüşürüz. Ancak müdürden hepimiz çok korkuyoruz.En çok da ben. En ufak açığımda dayağı yiyorum. Adam kararlı beni adam edecek! Korkudan pencereye bile bakamıyorum ancak Erük takip ediyor. Bir ara kaçamak yaptım uçağın birinin motorundan duman çıktığını gördüm. Bir müddet sonra Erük havaya kalkar gibi oldu. Lan uçak düştü dedi. Hemen onu oturttum ve susturdum. Öğle tatillerinde neredeyse hepimiz evlerimize gidip yemeğimizi yedikten sonra tekrar okula dönüyoruz. Kavak dibine geldiğimde uçağın birinin Lahna deresi yakınlarında kumsala mecburi iniş yaptığını söylediler.  Öğleden sonra okul bitince tüm Ünyeliler gibi uçağı seyre gittim. Yakından gördüğüm ilk uçaktı. Bir kaç gün sonra kanatlarını söküp kamyona yüklediler ve götürdüler.

 

Bu yıllarda pırpır uçakların sesi 15-20 dakika önce gelir. Gidişlerini de gözümüzde kaybolana kadar takip ederdik. Ünye’de zahirecilik yapan rahmetli Şuayip Uzman amcanın oğlu rahmetli Ömer Uzman önceleri bu uçaklarda pilottu. Sonra jetlerde uçmaya başladı. Emekli olduktan sonra da THY yolcu uçaklarında kaptan pilot olarak görev yaptı.

Ömer abi pırpır uçağı ile Ünye’ye geldiğinde Hanboğazı üzerinde uçarak kendini belli Eder. Hemen Şuayip amcaya koşulur ikaz edilir. Şuayip amca uzun bir sopaya takılmış bayrağını kapar, yakumsala, ya da futbol sahasına koşar,  bayrak sallardı. Ömer abi de zaman zaman uçaktan babasına mektup atardı.

Ömer abi daha sonraki yıllarda jetle Ünye’ye geldiğinde babasının fındıklığı bulunan Saraçlı Mahallesi üzerinde uçar gelişini bildirirdi. Ünye’ye ve Saraçlı Mahallesine ait onun çekmiş olduğu hava fotoğraflarını; Ünye’ye ait albümlerde hala görürüm. Nur içinde yatsınlar.

 

Erük emmi ile bir gün Giresunludan denize girdik. Yüzmeye başladık. Giresunludan yüzme safha safhadır. Öncepark, askerlikşubesi, sinema ve son olarak hastahane diye isimlendirilen elektrik fabrikası yakınlarındaki Hükümet Tabipliği görülürdü. Burayı da gördüğünüzde vapurların demirlediği limana kadar yüzmüş olurdunuz. Dönüşe başladığımızda yolun yarısına kadar rahat geldim. Bu arada hafif bir rüzgâr çıktı. Denizde dalgacıklar oluşmaya başladı. Yoruldum. Lan Erük iyice kesildim kollarımı kaldıramıyorum dediğimde “     hele biraz gayret et az kaldı”  diyerek yanımda yüzmeye başladı. Orayı da yarıladığımızda; Erük kollarım artık kalkmıyor. Kendimi bırakacağım dediğimde de teşvik edici ve moral verici sözler söylemeye devam etti. Derinliğin boyumuzu geçen yerlere geldiğimizde kollarımı artık hiç kaldıramıyordum. Dibe doğru giderek ayağımla kendimi ileri ata ata kayalıklara çıktım.

 

Osman arkadaşım izinlerini genellikle Ünye’de geçirirdi. Eskişehir’den her geldiğinde denize hasreti çok belli olurdu. Hemen bir sandal kiralar kürek çekmeye doyamazdı.Bu durumu ben de yaşadım. Lise yıllarımda Kayseri’den trenle Samsun’a her geldiğimde Atatürk heykelinin bulunduğu parka gider, oradaki küçük iskelenin yanında denizdeki yosunları koklardım.

 

Eskiden Ünye’den Eskişehir’deki Hava Astsubay Okuluna giden gençler vardı.Bunlar benden daha yaşlı oldukları için isimlerini pek hatırlayamadım. Hatırladıklarım; Yılmaz Çayırezmez, Selahattin Öztürk, Yusuf Duman’dır.

 

Havacı ast subaylar uçaklarda zannederim teknik konularda uçuşlara katılırlardı. Osman Duygun arkadaşımın uçağı bir uçuş sırasında çakılmış, bu yüzden birkaç sefer beyin ameliyatına alınmış ve Ünye’ye getirilmiştir.Kendisine geçmiş olsun ziyaretine gittim. Gözleri hiç görmüyordu. Sohbet ettik. Bağlama dersleri alıp gelecekte bağlama çalmayı düşlüyordu. Ancak Osman arkadaşım çok yaşamadı. Nurlar içinde yatsın. Bekâr ölen arkadaşımın hiç olmazsa satırlarda yaşaması için yazdım.       


Bu haber toplam 1.151 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları