HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

İNSAN DENEN MEÇHUL…

11 Ocak 2022 Salı Saat: 08:30

İnsan… Büyük bir muamma…

Evrenin ve yaratılmış bütün varlıkların sırrının kendinde bulunduğu bir canlı… Bir yandan canlılar âleminde en şerefli, en üstün, mükemmel, en akıllı, en iyi; bir başka yönüyle en aciz, çaresiz, adi, alçak, acımasız ve cani yaratık…

Bu, insanın canlılar âleminde, olabilecek en güzel ve en kötü işleri yapabilme kabiliyetine sahip olduğunu gösterir. Bu yüzden olmalı ki Allah, iyiliği emredip kötülükten sakınmamızı tavsiye etmiş. İyilik ve kötülükle ilgili kişinin her ne işlemişse hesaba çekileceğini de hatırlatmıştır. Bunun gerekçesi de insanın akıllı olması, aklı ile iyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilme kabiliyetine sahip olmasıdır. O halde insan, öncelikle kendini tanımalı, kendi sırrına vakıf olmalıdır ki evreni, çevresini, canlı cansız bütün varlıkların yaratılış hikmetini, yaratanını anlasın/kavrasın.

İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsin / Ya nice okumaktır.” diyor Yunus…  Okumak; anlamak, idrak etmek, fark etmektir; sadece bir yazıyı okumak değil… Bunun için de insan bilmediklerini okuyarak, yaşayarak öğrenir. Okumanın aslı, kişinin kendi yaratılış hikmetinin farkına varabilmesidir. Dünyadaki bütün kitapları okuyup hıfzetmiş fakat yaratılış hikmetinin sırrına varamamış insanın okumasının ona bir faydası olmamış demektir. Bütün bilgileri sırtına yüklenip taşıyan bir merkepten farkı yoktur böyle kişilerin. Önemli olan ilmin sırrını keşfedebilmektir. Her kim ki kendi sırrına vakıf olmuş, kendini/insanı tanımış, işte o zaman bu mükemmel canlıyı yaratan bir varlığın olduğunun farkına varmıştır. “Kendini bilen Rabbini bilir.” Sözü, bu sırrın özetidir.

Bunca mükemmelliğine rağmen kendi kendine söz geçiremeyecek kadar da aciz olan insan, her şeye güç yetiriyor da bir kendine güç yetiremiyor. Kendiyle savaşta insanoğlu… Mesela insan gözüne dese ki görme, kulağına işitme, kalbine dese ki atma/çalışma biraz dinlen, … ama ne mümkün, hiçbirine söz dinletemiyor. Çünkü insan diye gördüğümüz bedenin/yaratığın çalışma sistemi insanın/kendinin kontrolünde değil. Kaldı ki insan kendi bedeninde dolaşan ve onu hayata bağlayan organlarındaki tek bir hücrenin özelliklerinin bile farkına varabilmiş, güç yetirebilmiş değil.

Öfkesini, sevincini ve acılarını kontrol etme, izhar etmede bile çaresiz insanoğlu… Bunca mükemmellik ve acziyet içinde vakti ve saati gelince göçüp gidiyor bu dünyadan…

Aramızdaki kan dökücü, cani, kötü işlerle iştigal edip etrafına zarar veren ve ortalığın yangın yerine dönmüş zannını oluşturan insanları bir tarafa bırakırsak toplumda iyi insanların sayıları azımsanamayacak kadar çoktur. İyilikler gizli olduğu için biz onları pek fark edemiyoruz. Ancak, iyi, güzel işler yapan insanlara imrenmemek, özenmemek elde değil. Her insan bir muhasebe yapsa, hangi güzel işi sadece Allah rızası için yaptığını düşünse, nasıl bir tablo ile karşılaşır acaba? Yapılan bir iyiliğin anlatılmaması, hatırlatılmaması yapılan bu iyilikten çok daha önemlidir. Çünkü bir iyilik Allah rızası için yapılmışsa o iyiliği yapan kişi artık onu unutmalıdır. Çünkü o iyilik yapılmıştır ve amaç hâsıl olmuştur. Eğer yaptığımız iyiliği hatırlatır, sıkıştığımız zaman yüzüne vurursak o Allah rızası için yapılan iyilik sınıfında değildir zaten.

Çevremizde, televizyonda pek çok insanın yaptığı güzel işler ve iyilikleri görüyorum ve kendimi sorguluyorum. Adı sanı duyulmamış bir yerleşim merkezinde bir Allah’ın kulu çıkmış bir garibanın elinden tutmuş, sokakta kalmış bir canlıya can olmuş, yoldan çıkmış, herkesin itip kaktığı, uzaklaştığı bir insanın elinden tutup topluma kazandırdığını görüyoruz. Bu insanlar yaptıklarını anlatırken de yaptıkları iyiliklerin sözü edilmesinden rahatsız, ürkek ve çekingen tavırlarla yaptıklarını anlatıyor. Birileri onları görüp topluma örnek olarak göstermeselerdi bile onlar iyiliklerine devan edeceklerdi. Yaptıklarının topluma gösterilmesi sosyal dayanışmanın yaygınlaşması için de güzel bir örnektir. Geriye yaptıkları güzel işlerle anılıp hayırla yâd edilmek, böylelerinden olabilmek ne güzel...

Bunca çelişkiler içinde insan, kendini tanımalı ve yaradılış hikmetinin farkında olarak iyi ve güzel işlerle iştigale gayret etmeli; kötü, şer işlerden uzak durmalıdır. “Kendini bilen Rabbini bilir; Rabbini bilen haddini bilir.” Haddini bilen, iyi ve güzel işlerle iştigal eder, iyilerden olur. O halde, haddi aşmamak lazım… 08.01.2022

 


Bu haber toplam 105 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları