HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

ÇAY VE KAHVE TADINDA SOHBET MEKÂNLARI VE ASIRLIK ÇINARLAR

18 Ocak 2022 Salı Saat: 08:30

Bir çift söz, karşılıklı hal, hatır sorma ve koyu bir muhabbetin oluşması için insanların bir araya gelmesine vesile olan bir içecektir çay… Halk tipi bir içecek… Parası olanın da olmayanın da sofralarından eksik olmayan, birlikteliğin nişanesi, tanıdık veya yabancı herkese kolayca ikram edilebilen, tanışma ve dostluk oluşturma bahanesi… Bir de asırlık çınar ağacının ferahlığında yudumlanıyorsa, bütün yorgunluğun atıldığı şifa kaynağına dönüşüverir çay…

Her köşe başında, is yerlerinin yoğun olduğu yerlerde esnaf çay ocakları olduğu gibi sırf muhabbet, dinlenme, buluşma, tanışma amaçlı oluşmuş, bir çınar ağacı altında konumlanmış çay evleri, çay bahçeleri kültürümüzün vazgeçilmezlerindendir. Biz bu kültürün içinde yetişmiş, yaşamış ve her geçen gün özlemle hatırlayan nesilleriz. Gönül ne çay ister ne çayhane gönül sohbet ister hepsi bahane

Çay bahçelerimizin vazgeçilmez ağaçları, gölgelikleri; çınar ağaçları… Dinlendiren, rahatlatan çok farklı bir havası vardır ve sanki doğal iyileştirme merkezleridir çınar ağaçlarının altı… Baharlarda başka, yaz aylarında bambaşka güzelliğiyle de toplanma, dinlenme, buluşma mekânları ve adres tariflerinin merkezidir aynı zamanda…

Şimdilerde ne çınarlarda aynı hava var ne çay ocaklarında… Çay ocaklarında, bahçelerinde aynı ruh ve aynı havayı bulmak pek mümkün değil bu gün… Değişen, çay ocakları/bahçeleri mi, yoksa bizler miyiz? Bu konuda pek emin değilim. Çay bahçeleri ve ocakları yine aynı belki de, biz aynı biz değiliz, kim bilir… Sohbetler, dostluklar bile aynı değil artık… Neredeyse kırk yıllık dost ve arkadaşlar içinde bile içten içe bir resmiyet gizli… Resmiyet… Soğuk yüzlü bir duruş, mesafeli davranış…

Kahve içerken ortaya çıkan duruş da bu resmiyetin bir nişanesi… Çay herkesle içilir ama kahve herkesle içilmez çünkü kahve hatır işidir, hatır bilmeyenler ile hiç içilmez. İster evde, işyerinde, resmi ve özel müesseselerde, ister çay ocakları ve kahvehanelerde olsun, içime her an hazırdır. Ardı ardına birkaç bardak çay yudumlanır sohbetlerin serencamında ve insan bazen kaç bardak içtiğinin bile farkında değildir. Ama kahve kişiye özel hazırlanacağı, sunumunun da kendine has anlamları olduğu için biraz beklemek, sabır gerekir. Suyun önceden mi yoksa sonradan mı içileceğine, telvesine, fincanın renk, boy ve ebat durumuna dair her yöreye göre farklı anlamlar ifade etmesinden dolayı biraz dikkat isteyen de bir içecektir kahve… Karşılıklı mesafe, koltuklar ya da sandalyelerde oturuş şekilleri, ikram ve yudumlamaların kendine has bir düzeni, usulü ve üslubu vardır. Bu ritüeller yerine getirilmediği takdirde kahve içmenin diğer içeceklerden bir farkı kalmaz ve belki de kırk yıllık hatırı da kalmaz… Biraz da keyif işi olduğundan şöyle bir içilip geçilmez. Sabırla pişirilir, sunum ritüelleriyle ikram edilir, usulünce içilir. Belki de bu yüzdendir bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırı… Sohbet, muhabbet için denilse de kahve, içenler arasında derinden derine bir mesafe, sohbet konularında bir ciddiyet kendini gizleyemez… Bu ciddiyeti edebi üslup içinde ifade edip resmiyeti samimiyete dönüştürmek için kahve tiryakileri kahve isteklerini; “ Ehli keyfin keyfini kim yeniler, kim tazeler? / Taze elden, taze pişmiş, taze kahve tazeler.”sözüyle dile getirir. Sohbetin kıvam bulduğu bir yerde kahvelerin yenilenmesini; “ Ehli keyfe kahve verse tazeler, /Ehli keyfin keyfini yelpazeler.” sözüyle tamamlar. Bu bir anlamda sohbetin sonuna gelindiğinin bir işaretidir.

Çay, içecek kültürümüzün birinci sırasına oturmuş, sohbet kültürümüzün vazgeçilmez bir unsurudur. Sosyal hayatımızda çayhaneler ve çay bahçeleri bu yüzden vazgeçilmez buluşma ve toplanma mekânlarımız olarak işlevini sürdürmektedir. Günümüzde kahveler ve kahvehaneler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Ne kahveler artık eskisi gibi ne de kahvehaneler… Kahvehaneler özelliğini tamamen yitirmiş bambaşka mekânlar oluvermişler bu gün.

Çayhaneler de artık aynı özelliğini korumasa da, en güzel çayın ve taze ellerden en taze kahvelerin usulünce yudumlanabileceği yerler olarak duruyor karşımızda.  Asırlık çınarlar da artık eskisi gibi huzurlu değil; yorgun ve kırgın görünüyor. Serinliklerini ve gölgelerini asrın yeniliklerinin engelleri yüzünden misafirlerinin üzerine serpiştiremiyor. Şimdi geçmişten bize kalan sadece hüzünlü hatıralar ile dilimize pelesenk olmuş, merhum N. Fazıl’ın; “ Çaycı getir ilaç kokulu çaydan, dakika düşelim senelik paydan… ” mısralarıdır… 15.01.2022

 

 


Bu haber toplam 316 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları