HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

ARİF TAKICI

ARİF TAKICI

Doğal Olanları Yitirdik

22 Ocak 2022 Cumartesi Saat: 08:30

Son yüz yıl içersinde Dünyada birçok alanda hızlı değişimler yaşandı.  Bu değişimler davranış alışkanlıklarından anane ve kültürel dokulara, sanayi devriminden sağlıktaki gelişmelere kadar her alanda kendini gösterdi.

  Bu değişimlerden elbette hayatı daha konforlu hale getirenler oldu ve bu durum yaşam biçimimizi değiştirdi, refah düzeyini artırdı.

 Fakat genç neslin anlamakta güçlük çekebileceği bazı değerler ve doğal olanlar yitirildi.

  Şimdi ki gençler ve bundan sonra doğacak olanlar var ya,  onlar çoğu şeyin doğal ve orijinal olanlarından mahrum kalacaklar… Bizim yaşadıklarımız ise bir varmış bir yokmuş misali unutulana kadar belleklerde, sonra ise zaman tünelinin raflalarında tarih olarak kalacak.

   Ancak merak ettiğim şudur ki: Bundan elli ya da yüz yıl sonra yaşayacak olanlar,  Ülkemizin 1950’li yıllarda Dünya’da kendi kendini besleyebilen yedi ülkeden biri olduğunu okuduğu zaman, o tarihten iki yıl önce kurulmuş olan İsrail’den nasıl olupda tohum alacak duruma düşüldüğünü anladıklarında ne düşünecekler acaba?

    Genleriyle oynanmış salata ve domateslerin isteseniz de içinden tohumunu alıp saklayamıyorsunuz.

     İsrail’den binbir minnetle aldığımız heronların daha iyisini yaptık… Savunma sanayi başta olmak üzere sanayide üretim potansiyeli gözle görülür ilerleme kaydetmektedir… Eyvalllah.

      Ancak Türkiye gibi bir ülkenin sanayide ilerlerken tarımı göz ardı etmesi telafisi zor sonuçlar doğurur.  Neden? Çünkü tarım, hayvancılık ve su stratejik değerlerdir… Ve öyle zaman gelir ki, bu değerler ülkeler arasında silah olarak kullanılır.

   Diğer taraftan,  tarımda kullanılan verimliliği artırıcı ilaçlar üreticiye iyi anlatılmalı ve yerindelik eğitimi verilmesi noktasında ihmale yer verilmemelidir.

  Çünkü insan genlerinde, dolayısıyla sağlığında önemli derecede zararlara yol açan ‘’bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanamı’’  toplumsal sağlığı bozmaktadır. Bu durum ise sadece sağlıksız bir toplum olmaya sebebiyet vermekle kalmayıp ülke ekonomisine de zarar vermektedir.

   Çifçiye verilen mazot ve dönüm, ürün desteği kesinlikle ülke tarımına bir katma değer sağlamamaktadır. Bu konuda yeterli denetim varmıdır? Varsa biri bana söylesin, ben duymadım da!

    Çünkü bu paralar yerinde kullanılmamakta,  tarımla ilgisi olmayan başka alanlarda harcanmaktadır.

  Ekmeğin tuzunu biraz daha azaltmak lazım… Zaten biz çok tuz tüketen bir milletiz, bu yüzden tansiyonu tavan yapan hastamız çoktur.

 Gel gelelim ekmeğin rengine: Kardeşim buğdayın rengi ne? Esmer… Öyleyse bizim yediğimiz ekmek neden beyaz? Bu sağlıksız ve beyazlatmak için katılan katkı maddeleri hem lezzetli ekmek yememizi engelliyor, hem de  sağlığımızı bozuyor.

 Hani bazı rafkarda esmer, yani hakiki buğday ekmeği diye satılan ekmekler var ya, maalesef onlarda hakiki falan değil, renklendirici ile esmer rengi veriliyor.

   Doğal esmer ekmeği en son bizim kuşak yemişti… O mis gibi kokusunu elli yıldır bir daha hiç tatmadım.  Ekmek israfına gelince, bu kunuda kesinlikle Avrupa birincisiyiz.

  Zaten israfcı bir millet olduk… Olduk diyorum, çünkü böyle değildik. Ekmeği yerde gördüğümüz zaman alıp, üç defa öpüp başımıza koyup uygun bir yere koyan bir nesildik.

  Bu israfcı halimize birde fırıncı kardeşlerimizin çıkardığı o koca ekmekler eklenince, israf tavan yapıyor. Fırıncı kardeşlerimiz kızıyorlar ama Avrupa’da ekmek çeşitli gramajlarda yapılarak halka sunuluyor… :Böylece herkes yiyebileceği kadar ekmek alıyor.  Biz neden böyle yapmıyoruz? Tamam, tamam… siz şimdi bir sürü neden sayarsınız.

 

 


Bu haber toplam 303 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları