HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

M. HASAN ÖZ

M. HASAN ÖZ

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYOR MUYUZ? YAPABİLİRİZ!

24 Ocak 2022 Pazartesi Saat: 08:30

FINDIĞIMIZIN GELECEĞİ İÇİN ÖNERİLER

“Cehalet hep aynı şeyi söyler. Bilmediği bir şey varsa, onun saçma olduğunu söyler”

“Uzak ve imkânsız gözüken bir şey, bir anda yakın ve mümkün olabilir”

Lev Tolstoy

“Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan, işe önce kendisinden başlamalıdır.”

Sokrates

“Yol odur ki doğru vara

Göz odur ki Hakk’ı göre

Er odur alçakta dura

Yüceden bakan göz değil”

Yunus Emre

 

FINDIK MEVSİMİ ON İKİ AY

Ünye’nin, Ordu’nun, fındık yetiştiren bölgelerin yaz mevsimi en önemli gündem maddesi fındık oluyor malumunuz. Eskiden “FINDIK ZAMANI” ifadesi vardı. Bu da fındık toplama ve satma zamanını, yani bir aylık bir zaman dilimini ilgilendirirdi. Şimdi öyle mi? Hayır!

Ödemelerin zamana yayılması, zamanla fındık fiyatının değişmesi, hükümet politikaları ile tüccarın tercihleri inişli çıkışlı olunca, teklifler ve tavsiyeler geldi. Acil ödemesi olmayan kuruttuğu fındığı hemen satmasın, bekletsin, fiyatlar artınca satsın vs.

Geçtiğimiz fındık sezonundan bu güne ise döviz dalgalanmaları, enflasyon gibi sebepler fındık fiyatını dansöze çevirdi!

Artık fındık her günün gündemi oldu. Çünkü fındık artık her gün satılır ve alınır oldu. Dolayısı ile fındık mevsimi on iki aya çıktı. Ne yazık ki, tahmin yapılamaz, hesap edilemez oldu ve hesaplar tutmadığı zamanlar çok sıkıntılar yaşanır oldu. Çok yazık.

FINDIK POLİTİKASI, STRATEJİ NE DURUMDA?

Fındık konusunda birçok sıkıntılarımız olmuştur daima. Bu konuda strateji ve politika belirleyemedik ülke olarak bir türlü. Bu işte devletin çalışmaları olmalıdır aslında. Ancak bu konuda yerel olarak da bir şeyler yapılamaz mı? Ya da millet olarak, üreticiler olarak, sanayiciler olarak, fındık tüccarları olarak veya fındık ihracatçıları olarak bir şeyler yapılsa da devletin bu konuda politika üretmesine yardımcı olunsa.

Tabi bu konuda küresel sıkıntılar var, küresel sermaye oyunları var, ne yazık ki küresel sermayenin ülkemizde işbirlikçileri de var. Ne olursa olsun milli ürünümüz, bacasız sanayi, dünyanın en kaliteli ve en çok üretimini yapan ülkemizde ve tamamı Karadeniz’de üretilen bu cennet mahsulü ürün için çok daha iyi çalışmalar yapılmalıdır.

Dünyanın en büyük üreticisi ve ihracatçısı olmasına rağmen Türkiye’nin fındıkta doğru dürüst bir stratejisi, politikası neden yok, gelecek yıllarda fındık için üretimde, verimlilikte, tüketimde, sanayide, ihracatta nasıl bir yol izlenecek?

Fındığı üreten Türkiye, büyük parsayı toplayan başkaları oldu sürekli.

Yapılan ihracatın yaklaşık üçte birini yabancı sermayeli tek bir firma gerçekleştirirken, toplam ihracatın yarısından fazlasını yabancı sermayeli şirketler gerçekleştiriyor

HER SEZON SANCILI GEÇİYOR

Fındıkta başlayan sezonlar sürekli sancılı geçiyor. Dünyanın en önemli ürünlerinden biri olan, Türkiye’nin hem üretimde hem de ihracatta tartışmasız lider olduğu fındık da politikasızlığın kurbanı oluyor.

Karadeniz Bölgesi’nin ekonomisini ayakta tutan en önemli ürün, fındıkta orta ve uzun vadeli politikalar olmazsa gelecekte Türkiye fındığı da kaybeder endişesi var.

Öncelikle bu problemin çözümü konusunda bir şeyler yapmaya, masaya yatırmaya karar verip çalışmalarını birleştirmek için cesaretle adımlar atmaya karar vermeye Ünye’den başlanamaz mı?

 Stratejiyi ve politikayı belirleyecek gücümüz ve yetkimiz yok denebilir ama yerel olarak farklı, başarılı, örnek çalışmalar yapılamaz mı?

Yapılabilir. Yabancılar yapıyor. Hem de gelip bizim ülkemizde, bölgemizde, ilimizde, ilçemizde yapıyor. Bizimkiler de onların yaptığını övüyor, onlar güçlü yapar diyor, takdir ediyor, tebrik ediyor, hayran oluyor. Ne güzel!

 

Bizimkiler de güçlerini birleştirse olmaz mı? Artık bölge çapında, ülke çapında, dünya çapında firmalarımız var. Bu firmalar bir de fındığımızın geleceği hakkında güçlerini birleştirse öyle güzel gelişmeler olur ki…

Bizim fındık tüccarlarımız başarılı. Her biri kendi adına güçleniyor, büyüyor. Kazançları yanında sosyal faaliyetlere de hayır işlerine de destek veriyor, bunu biliyor ve takdir ediyoruz.

YETMEZ. Artık topluma ve ülkeye daha güçlü destek vermeleri bu işin sahipleri olarak boyunlarının borcudur.

Öncelikle fındıkta verimlilik, kalite, en uygun şartlarda en verimli üretim, tanıtım, mamul madde üretimi, pazarlama gibi çalışmalar arge faaliyetleri ile mükemmel sonuçlara, yabancılara muhtaç olmadan bizleri ulaştırabilir; bu bilinci geliştirmeleri şart.

Tüccarlarımız artık para kazanmayı yeterli görmemeli, fındığın geleceğine yatırım yapıp insanımıza büyük hizmetin damgasını vurup bu yönde isim yapmalı ve iz bırakmalıdır. Böylece hayırla yâdedilenlerden olmalıdırlar.

ÜNYE BİRİNCİ, O HALDE?

Türkiye’de 700 bin hektar toprakta fındık yetiştiriliyor. 230 bin hektar ile Ordu ili birinci sırada ve Türkiye üretiminin yüzde otuz beşini karşılıyor. Ordu fındığı kalitesi bakımından da dünyada ilgi görüyor. Bir milyon tona yaklaşan dünya fındık rekoltesinin 700 bin tona yakını Türkiye’de, 200 bin tona yakını Ordu’da, Ordu’da da en çok üretim de Ünye’de.

Ünye fındık tüccarı da dünya çapında, o halde?

Ünyeliler sadece Ünye’de yetişen fındığı değil Ordu çapında yetişen fındığı da hatta Giresun da dâhil edilerek hepsinin değerlendirme derdine düşmeli. Verimli üretim konusunda çok daha güzel çalışmalar yapılabilir. Bu çalışma yabancıların eline bırakılmamalı. Fındığın değerlendirilmesi konusunda milli ve yerli çalışma ile yol alınmalı ve dünya çapında olunmalı.

Fındık tüccarları için çok karlı görülmeyen ama ülke için, insan için, sağlıklı besin olarak; randımanı çok yüksek, çürüğü olmayan, buruşuğu olmayan, beziği olmayan çok lezzetli fındık da yetiştirilebilmeli. Bu özellikteki fındığın alıcısı da hep özel olur ve dünyaya o zamana kadar görülmemiş bir ürün ikram edilebilir. Diğer özellikteki fındıklardan tüccar kazancını elde etmeye devam eder zaten.

Fındığın bilinmeyen bütün çeşitleri ortaya çıkarılır ve üretilir. Her birinin ayrı ve özel alıcıları olur.

Bu konuda fındık bahçesi sahipleri fert fert çalışma yapıyor bölgemizde ve kendine fayda sağlayabiliyor. Ama buna akıl erdiren sayısı çok çok az.

Yurt içi ve yurt dışında tanıtımı ve satışının artması, stok fazlalığının eritilmesi konusunda daha fazla şeyler yapılabilir. Fındığın içi de kabuğu da kavşağı da daha verimli değerlendirilebilir ve daha fazla kazanç elde edilebilir. Fındıktan üretilen mamüller konusunda da, yeni yeni ürünler konusunda da, marka firmalar konusunda da dünya liderleri ortaya çıkarılabilir.

Bütün bunlar için önce Ünye’de fındık üzerine ticaret yapan, ihracat yapan, üretim yapanlar bir araya gelmeli ve önce en iyi değerlendirmeyi yapabilecek uzmanlar, kurumlar, gönüllüler, adanmışlar bir araya getirilmeli, kollar sıvanmalı, çalışmalar başlatılmalıdır.

YAPABİLİRİZ, YAPABİLİRİZ

Dünya çapında ünlü Türkler var artık. Kompleksten kurtulup, önemimizi ve gücümüzü fark edip, değerlerimizi değerlendirip cesaretimizi ortaya koyalım. Yapabiliriz, çünkü biz de diğerleri gibi insanız ve insan muhteşem bir varlıktır. Kimin inancı daha kuvvetli ise ve gereğini diğerlerinden fazla hedefini gözeterek yapıyorsa o çoğu zaman kazanıyor. İnanmayanlar ise zavallı kalıyor ve kazananları konuşuyor.

İş Bankası Yayınlarından çıkan İ. Hakkı Sunata’nın hatıralarını okumanızı tavsiye ederim.

“İstibdattan Meşrutiyete, Çocukluğumdan Gençliğe”

“İstanbul’da İşgal Yılları”

“Gelibolu’dan Kafkaslar’a”


Bu haber toplam 336 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları