HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Babam Yaşar Karaduman’a Veda (Berkhan Çağlar Karaduman)

24 Ocak 2022 Pazartesi Saat: 08:30

Ünye aşığı babam Yaşar Karaduman'ı edebiyete uğurladık. Hayat fırtınası içinde, güvenli liman ve son durak olarak Ünye'yi seçti. Yaşamının belki de son mutlu, huzurlu ve güzel günlerini Ünye'de geçirdi.

Yurtdışında geçen gurbet yıllarından sonra, yaşamını sürdürmek, bizleri büyütmek ve işini kurmak için İstanbul'u seçti. 20 yılı aşkın mücadelenin ardından, bozuk çarklı dünyaya daha fazla karşı koyamadı. İlk kalp krizini burada geçirdi.

Ünye aşkının külleri burada alevlendi. Eski şiirlerini, yazılarını Gazete Ünyeses adıyla internet üzerinden yeniden yayınlamaya başladı. Kurucusu da olduğu Ünye Gönüllüleri Grubu'ndaki yazışmalar, tartışmalar, paylaşımlar onu Ünye için yeniden bir seyler yapmaya itti. O dönemde İstanbul Ünyeliler Derneği Başkanlığı'nı üstlendi. İstanbul'daki Ünyeli dostlarıyla tekrar bir araya geldi, etkinliklere katildi . Uzun yıllar sonra, uzak kaldığı, özleminin hiç dinmediği Ünye'ye ait yazılarına gelen tepkiler, telefonlar, onu yeniden ayağa kaldırdı. Ünye aşkının tekrar filizlendiği, ikinci baharını yaşayacağı son Ünye yolculuğu da böyle başladı güzel babamın.

Naif, kibar, ince ve nüktedan bir insandi babam. Aynı zamanda, gizemli, inatçı ve dik duruşluydu. Kimseye minnet etmek, borçlu kalmak istemezdi. Ne kendisi ne de bizim için, hiçbir kimseden bir ricası, isteği olmadı. Makamı, mevkiyi, ünvanı çok önemsemezdi. İnsan olan insanı çok severdi, değer verirdi.

Aşığı olduğu Ünye ve gazetecilik, onun yaşama tutunma nedeniydi. Bir tanıdığımız, "Babanın Ünye sevgisini bilirdim, ama bu kadar tutkun olduğunu hiç tahmin etmemiştim" demişti.

İstanbul'da yaşarken, yıllar sonra ilk Ünye ziyaretini birlikte yapmıştık. Geldiğimiz zamanda, bir basın sergisi vardi. Kendi yazdığı şiir ve yazılarının yayılandığı Sirin Ünye Akkuş Sesi Gazete'sinin nüshalarının sergilendiğini görünce çok sevinmişti. Görevli bir hanımefendinin, kendisine sergiyle ilgili yardim teklifine karşılık, "bu yazıları yazan Yaşar Karaduman kim, tanıyor musunuz ?" diye sorduğunda hanımefendi hayır demişti. Bunun üzerine sevgili babamın " O Yaşar Karaduman benim" cevabına karşılık, hanımefendi cok şaşırmış ve "Siz yaşıyor muydunuz" diyerek şaşkınlığını belirtmişti. Yolda yürürken, uzun yıllar sonra karşılaştığı eski arkadaşlarını, dostlarını gördüğü zaman, önce şaskınlık sonra geçmiş güzel anılarının etkisiyle, gözlerinin dolduğu olmuştu. Meydanda karşılaştığı bir kişi, onu tanıyınca şiirini ezbere okuduğunda, babamın Ünye'deki çocukluk ve gençlik yıllarının çok özel olduğunu anlamıştım.

Çesitli nedenlerden uzak kaldığı Ünye'ye dönerek, yeniden bir yaşam kurdu. Unutulmaya başlandığını hissettiği Ünye'de , yine yazılarıyla , araştırmalarıyla, katıldığı etkinliklerle , kendisini yeniden hatırlattı. Birçok insana dokundu. Ünye için hiçbir karşılık ya da menfaat beklemeden çabaladı. Ünye tarihine, kültürüne ait önemli yazılar yazdı, araştırmalar yaptı, bilgi ve belge topladı. Yok olmaya, unutulmaya başlayan Ünye’nin geçmişine dair vesikalar bırakmaya çalıştı. Ünyeli olmak, Ünyelilik aidiyeti üzerine kafa yordu ve insanlara, kaybolmaya başlayan Ünye kültür ve tarihini anımsatarak, bunun üzerinde düşünmeye sevk etmek istedi.

İkinci büyük rahatsızlığını Ünye'deyken geçirdi. Dostları, sevenleri, arkadaşları rahatsızlığı sonrası onu Ünye Devlet Hastanesi'nde yalnız bırakmadı. Odasını çiçek bahçesine çevirdiler. Gördüğü sevgi ve ilgi karşısında çok duygulandı. Hastanedeyken bana, "oğlum galiba beni seviyorlarmış" dedi yine tevazusunu göstererek.

Güzel babam,  nazik, ince ve beyefendi bir insandı. Ama prensip ve değerlerine cok bağlıydı. Kin gütmezdi ya da olumsuz bir gelişme karşısında hırslanmazdı. Geniş gonüllüydü. Şatafattan, süsten ve içeriği boş olan konuşmalardan hiç hoşlanmazdı. Sade, basit ve net olanı severdi. Yeri geldiğinde sözünü sakınmazdı. Doğru bildiği, inandığı şeyi yapar ve söylerdi. Hiçbir menfaat ve çıkar gözetmediği için, kalemini özgürce kullanabildi, onu herhangi güç ya çıkara emanet etmedi. Bu onun tutunduğu, korumak için dikkat ettiği, özen gösterdiği en büyük değerdi. Ünye aşkının karşısına hiçbir şey koymadı.

İhtiyaç sahiplerine yardım konusunda cok hassastı. Bu konuda bizim ve başkalarının bilmediği birçok girişimde bulunmuştu. Kendisi ya da yakınları için kullanmadığı kanalları, bu gibi durumlarda kullanmaktan imtina etmezdi. Kendi imkanları el verdiğince, yardım etme konusunda hiçbir sorumluluktan kaçmadı. Coçuklara karşı ayrı bir sevgisi vardı. Ünye'de birçok manevi çocuğu oldu.

Babamın kırgınlığı olduğunu bildiğim ya da benimle paylastığı tek konuyla ilgili : " Ünye için o kadar çabaladık, yazdık, araştırdık. Bir kitabımız bile olmadı" demişti. Bu konuyla ilgili, bir kişiye ya da kuruma talepte bulunmak, onun mizacına tersti.

Canik Dergisi'ne, belki de bu arzusunu dolaylı da olsa gerçekleştirebildiği için, özel bir bağ ile bağlıydı. Dergiye çok özen gösteriyordu, tasarımı , dizgisi için Samsun'a gidip geldiğini söylemişti. Belki de yazılarının, araştırmalarının dergi ile kalıcı, arşivlenebilir ve daha çok kişiye erişebileceğini düşünmüştü. Ünye sevdalısı, Ünye'yi dert edinmiş dostlarının da yardımıyla Ünye kültür ve tarihi için, bir dönemi yansıtan bir yayın bırakmış oldu Ünye’ye.

Ertuğrul Fırkateyni Şehitleri araştırmasının yeri onda farklıydı. Topyanı'ndaki anıttan ve kurulan dernekten heyecanla bahsederdi. Diğer araştırmakla tutkulu olduğu konu Ünye'de yaşamış ve sonrasında ayrılmak zorunda kalmış Ermeni ve Rum Ünyelilerdi. Onların hikayesi onu hep hüzünlendirirdi. Gençliğinde yaşadığı ve güzel anılarının olduğu Ünye'nin derinliklerine inmeye çalıştı. Şiirlerinde hissedilen derin hüzün ve hasretin kaynağının bu olduğunu düşündüm hep. Ülkenin de nasibini aldığı hızlı ve içeriksiz dönüşüm karşısında elinden gelen, Ünye'de bozulmamış, ele geçirilememiş yerleri koruyabilmek ve bunun için gerçek Ünye sevdalılarını harekete geçirebilmekti.

Çamlık için verilen mücadelede, ceşitli nedenlerden dolayı ortadan kaybolan arkadaşları onu hayal kırıklığına uğrattı. En büyük hayallerinden biri şehir müzesi, diğeri de kültür / yürüyüş yoluydu. Ünye aşkının yanında, Kent Konseyi'ndeki görevi nedeniyle de, çeşitli illerde örnek şehir müzelerini gezdi, fotoğrafladı. Hikayelerini ve tarihçelerini inceledi.

Üzüldüğü konulardan biri de, yürüyüş / kültür yoluydu. Kadılar Şehri Ünye tanımını hiçbir zaman kabul etmedi. Kendisi de kaptan bir aileden geldiği için, bu tanımı eksik ve sorunlu buluyordu.

Güzel babamın, diğer barişamadığı konu, Ordu'nun Ünye ile olan münasebetiydi. İstanbul yıllarında yaptığı Cellat Mezarları araştırmaşı nedeniyle CNN Türk'e Ünye'den canlı yayına katılan,  sunucunun "Ordu'dan Yaşar Karaduman'a bağlanıyoruz" anonsu üzerine, Ünye aşığı babamın söze "Önce bir düzeltme yapayım. Ordu değil, Ünye" demesi bunun sadece bir örneği. Ondan aldığımız bir özellik olsa gerek, memleketimi sorduklarında, hep "Ünyeliyim" derim. Ordu'nun Ünye'ye olan yaklaşımından hiç hoşnut değildi.

Hayatının neredeyse son 30 yılında oldugu gibi,son günlerinde de mücadele etmis, araştırma peşinde olmuş, yorgun bedeni ancak 7 Ocak gününe kadar dayanabilmiş güzel babamın.

Ona, aileme ve bana bıraktığı onurlu bir soyisim ve güzel Ünye mirası için minnettarım. Cenazesinde onu yalnız bırakmayan, vefatından sonra üzüntülerini dile getiren, arayan, duygularını kaleme alan güzel dostları, sevenleri ve gönüldaşları olduğu için ne mutlu ona. Tanrı herkese böyle güzel duygularla uğurlanmayı, böyle değerli bir bağı miras birakmayı nasip etsin.

Şu an tek yapabileceğim, onun güzel anısını, ismini en güzel şekilde yaşatabilmek. Siir, hikaye ve araştırmalarını kitaplaştırmak, onun adına bir anma sergisi tertip etmek ve Ünye'nin ortak hafızası/belleği olan belge , bilgi, fotoğraf, kitap ve diğer eşyalarının toplu halde bir yerde bulunmasını / sergilenmesini sağlamak.

Onun gibi birisinin oğlu olmaktan gurur duyuyorum.

Güzel uyu, canim baba     


Bu haber toplam 1.071 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 1 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Metin Ali Karaduman 16.02.2022 21:26
Karaman Akçaşehirde eski rum ve ermeni evlerinin mevcut olanlarını,kalıntı-yıkıntıı olarak kalanlarını ve sadece arazisi kalmış olanları araştırıp sahiplerinin mübadele ve öncesinde nereye gittiklerini araştırıken tanıdım Burhan Bey Yalısı yazarı Yaşar Karadumanı.Zaman zaman takip ederdim ve yazıları hoşuma giderdi.Soyismimizinde aynı olması duygusallığı ile beraber bir Karadeniz gezisinde tanışmayı isterdim ama nasip olmadı.Işıklar içinde uyu memleketinin aşığı iyi insan.Vatanı sevmek bilirim ki doğduğun yeri sevmekle başlar.

Yazarın Diğer Yazıları