HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ordu reklam ajansı akıllı ev sistemleri akıllı ev

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

KENDİNİ BİLMEYEN NEYİ BİLİR? Kendini bilen de RABBİNİ BİLİR!

24 Ocak 2022 Pazartesi Saat: 08:30

Aziz okuyucularım; Bu hafta sizlere REYHAN DERGİMİZİN Genç yazarlarından Arş.Gör. si Hakan KUTLU kardeşimizin güzel bir Makalesinin kısa bir özetini, istifadelerinıze sunuyorum.

"Kendini Bilmek hayat hamurunun bozulmaz mayası, bilgi maddesinin manası, bir bütün olarak alemin şirazesidir.   Kendini bilmek olmayınca hamur mayasız, madde manasız, alem de şirazesiz kalır.     Kendini bilmek dediğimizde doğumumuzla birlikte kulağımıza fısıldanan ve boşlukta yer kaplayan bedenimize karşılık gelen ismimizi biliyor olmamız kasdedilmez.

     Zira ismimiz yalnızca cismimizin istiklalinin sembolüdür. Kendini bilmek dediğimizde asıl kasdettiğimiz bundan farklı olan husustur. Mesela kendini bilmek et ve kemik yığınıyla sınırlı olmadığımızın farkına varmaktır. Anlayabilen, anlatabilen ve anlaşılabilen hem de bu üçünü birden yapabilen bir varlık olduğumuzu gördüğümüzde kendimize bir adım yaklaşmış oluruz. Bedenimizin her bir noktasına adeta imzasını atmış olan bir karar mercii olduğunu hayretle kavrarız. Mesele o kadar açıktır ki bunu anladığımızın farkında bile olmayız. Bu ayrımın neticesinde insan bir karar merciine bağlı olan kısmında yer ettiğini iyice bilir.  Ayrıca bu kısımda yer edinmenin acziyet, ihtiyaç duymak gibi manalarla iç içe olmayı ifade ettiğini de görmüş olur. İşte bunları bilmek insan için iki faydanın hasıl olması demektir; bir varlık olarak sınırlarını bilmek, bir şahıs olarak haddini bilmek.

       Bir varlık olarak sınırın nerede başlayıp nerede bittiği bilinmezse artık kişi insan olmanın gereğini yerine getiremez. Yani aklını kullanamaz hale gelir. Bazı şeyleri bilebilmek, seçebilmek, elde edebilmek onu her şeyi bilebileceği seçebileceği ve elde edebileceği anlamına gelmez. Nimeti kendinden bilmeye başlayınca kulluk çizgisini aşıp harem-i ilahiye talip olur. Burada bulundukça konumuna yakışmayan kibir, enaniyet, ucub gibi özellikler bürür kalbini . Mülkün sahibi olduğunu zannedip dünyaya haddinden fazla sarılır. Dünyayı sevdikçe de kalbinde kulluk makamına yakışık olmayan hased, kin gibi başka hastalıklar yer eder.

        İnsan kendi şahsiyeti itibarıyle haddini bilmediğinde de kontrolü altında olduğu karar merciinin. kendisi hakkındaki tercihlerine razı gelmez. İçinde yer alan tutkuların esiri, zaaflarının da kurbanı olur.  Netice itibarıyle insan aslında bir bütün olarak manayı yitirdiği için hiçbir şey bilmemiş olur. Dimağına yüklediği bilgi yığını ise, o manayı yitirdiğinden, sadece bir yük olarak kalır.

    Haddini hududunu bilen Bahtiyar kullardan olmak duasıyla.

 Vesselam."                                                                                             Yunus Emre'den

 Kalın yine sağlıcakla aziz okuyucular.                     " İlim ilim bilmektir, İlim kendini bilmektir.                            

                                                                                        Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır."                                                                               


Bu haber toplam 541 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları