HABER ARAMA
  • DOLAR5,4826
    % 0,06
  • EURO6,2062
    % 0,31
  • ALTIN212,0312
    % 0,16
  • BIST 10092.050,05
    % -0,85
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
14 Kasım 2018 Çarşamba
Fındık Fiyatı


13.00TL
PUAN DURUMU

BAL LİGİ 4. GRUP PUAN DURUMU
NoTakımAAVP
01YOZGATSPOR 1959 FK251921
02ÜNYE 1957 SPOR15916
031074 ÇANKIRI SPOR22915
04YENİ AMASYA SPOR161113
05ALTINORDU BELEDİYESPOR12313
06LADİK BELEDİYESPOR11213
07SİNOPSPOR19310
08ÇARŞAMBASPOR1438
09TURHALSPOR12-18
10HAVZA BELEDİYESPOR9-97
11SUNGURLU BELEDİYESİ SPOR9-36
12KASTAMONU ÖZEL İDARE KÖY HİZ.SPOR9-66
13SAFRANBOLU BELEDİYE SPOR2-400
14
NAMAZ VAKİTLERİ

MUSA Ö. KIROĞLU

MUSA Ö. KIROĞLU

Cemil Abi, Nadi Abi, Yüksel Öğretmen...

9 Kasım 2018 Cuma Saat: 07:06

Ortalığı yerel seçim atmosferi iyiden iyiye kaplamış durumda.

Bu aralar aday adayı niyetlilerinin ya da yakınlarının ince ayarlı kulisleri…

 “Çok özel” görüşmeler…

Dar kapsamlı muhabbetler

Yorumlar, değerlendirmeler almış başını gidiyor.

Dedikoduyu mu soruyorsunuz?

Hani şu belaltı, belüstü vuruşların cirit attığı dedikoduları soruyorsunuz, biliyorum.

Onlarda azalma var.

Niye derseniz?

Ya, artık prim yapmaz oldu, miadı doldu da ondan…

Ya da maksat hasıl oldu, artık çok gerek kalmıyor da ondan.

Ancak kim yaparsa yapsın…

Kim bulaşırsa bulaşsın, bu dedikodu işi çok iğrenç bir iş vesselam.

Dedikodu bazılarının günlük gıdası…

Yapmadan duramazlar biliyorum da…

Asıl şaşırdığım…

Ya da şöyle ifade edersem daha doğru olur;

Bende çok büyük hayal kırıklığı yaratan asıl ne biliyor musunuz?

Hiç beklemediğim…

Hiç ummadığım…

Dedikodu yapmayı…

Dedikoducu olmayı asla konduramayacağım insanların orta yerde çatır çatır dedikodu yapmaları.

Neyse bu işin günahı büyük…

Dedikodu yapmanın, insanların arkasından konuşmanın…

İnancımızdaki karşılığı…

İnsan eti yemekle eşdeğer…

“İnsan eti yiyenler”…

Cezasını çekecekler şüphesiz.

 

Dedim ki bu hafta siyasi yazmayayım…

5 ay önce Haziran ayında genel seçimler vardı…

Dolayısıyla Haziran ayından iki-üç ay öncesinde yazmaya başladığım siyasi yorum değerlendirme yazılarım hala sürüyor.

Sürüyor…

Çünkü genel seçimler biter bitmez yerel seçimlerin kokusu vurdu siyaset arenasına…

Dolayısıyla yazılarımdaki siyasi yorum ve değerlendirmelere devam etmek zorunda kaldım.

Ama bir olay birden aklımı başıma getirdi.

Anladım ki hayatta sadece seçim yok, seçim konusu yok.

Ve bu hafta siyasi yazmamaya karar verdim.

Bakın niye?

7 Kasım Çarşamba günü bir cenazeye katıldım.

Emekli Öğretmenimiz Yüksel Dinç’in cenazesine…

Evden çıkıp cenazesine giderken Yüksel Öğretmenimizle ilgili aklıma gelen bir olayı paylaşmak istiyorum sizlerle…

Yıl 1997…

Sabancı Çocuk Yuvası’ndan bir yetkili işyerime geldi…

Dedi ki;

“Musa Bey, Yuva’da çocuklara ekmek-yemek bir şey veremiyoruz. Açlıktan yuvanın sağındaki, solundaki bahçelere saldırmaya başladılar. Ot-kök ne bulursa onları yiyorlar.”

Ben şaka yapıyor sandım.

Ama şaka olmadığını biraz daha bir şeyler anlatınca anladım.

“Olamaz” dedim.

O yetkiliyi de yanıma alarak Rahmetli Cemil Yürür’ün avukatlık bürosuna gittik.

Ona anlattık durumu.

Cemil Abi duydukları karşısında dondu kaldı. Hatta gözlerinden yaşlar geldiğini gördüm.

Telefon etti, Rahmetli Nadi Çolakoğlu’na “Acele gelir misin?” dedi.

Nadi Abi geldi.

Durumu ona da anlattık.

Kalktık, harekete geçtik. Çocuklara yiyecek temin ettik, Yuva’ya gönderdik.

Sonra oturduk bu işe kalıcı bir çözüm nasıl olur, onu görüştük.

Dernek kurulmasını kararlaştırdık.

Kısa sürede dernek kuruldu, çalışmalara başladı.

Çok geçmeden derneğin başına Emekli Öğretmenimiz Yüksel Dinç’i getirdik.

Yüksel Öğretmenimiz o çocuklar için öylesine çalıştı… Öylesine gayret gösterdi ki…

O kimsesiz yavrulara gösterdiği ilgi ve merhamet öylesine saf… Öylesine içtendi ki…

Hepsine bir bir şahidim.

İşte bunları hatırladım cenaze yolunda.

Ve dedim ki;

İnsan hayatında böylesine güzel…

Böylesine insani ve vicdani örnekler varken…

Bunları yapmanın…

Bunları yaşamanın güzelliği ve sevabı önümüzde dururken…

Nedir Allah aşkına hayatın çirkefliğinde…

Kirinde, kirliliğinde didişmek…

Boğuşmak…

Var mı ilelebet sonu, sonucu…

Kim, ne kazanır…

Kazanırsa ne kadar sürer bu kazancın ömrü…

Ya da insanın ömrü bütün o kötülüklere ne kadar yeter…

Neyse çok uzatmayayım, sıkmayayım sizi daha…

Bu vesile ile Rahmetli Cemil Abi’mi, Rahmetli Nadi Abi’mi…

Ahret hayatına yeni yolcu ettiğimiz Yüksel Öğretmenimi rahmet ve dualarla anıyorum.

Allah mekanlarını cennet eylesin.


Bu haber toplam 757 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları