HABER ARAMA
  • DOLAR5,3777
    % 0,23
  • EURO6,0847
    % -0,01
  • ALTIN214,0569
    % -0,04
  • BIST 10090.528,64
    % -0,94
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Aralık 2018 Pazartesi
Fındık Fiyatı


12.25 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

EREN TOKGÖZ

EREN TOKGÖZ

Ünye’nin körfezi, kıyısı, denizi

4 Aralık 2018 Salı Saat: 08:28

Samsun Trabzon karayolu 1963 yılına kadar Ünye kazasının (İlçe) yerleşim birimleri içinden geçiyordu. Ünyelinin ilk defa gördüğü ABD malı devasa Skreyper, Buldozer ve greyder ler ile  1963 yılında başlayan ilk kıyımdan geri kalan; sadece Kumluktan başlayıp yıkılan Ürer oteli önünde biten  parke taşlı (İzmir Büyükşehir Belediyesine satılanların kardeşleri) kısım ile Tabakhane deresi köprüsünden başlayıp Yeni otogara kadar bugünde  kent içi yolu olarak kullanılan  kısım kaldı . Askerlik şubesinden sonra  Paşabahçe  surları takip ederek Cumhuriyet meydanına gelen yol, buradan Hükümet caddesini ve Fatsa eski caddesini takip ederek tabakhane köprüsüne, buradan da Lahna deresine ulaşıyordu. Hükümet caddesi gidiş, Belediye caddesi Dönüş olarak kullanılıyordu. O zamanın  Başbakanı Adnan Menderes’in Ordu dan gelişini; İş Bankası köşesinden itibaren karakola (jandarma ve Polis) doğru sıralar halinde elleri bayraklı öğrenciler olarak beklediğimiz ve heyecanımız taptaze aklımda. 

 İkinci Büyük kıyım diye değerlendirdiğim Karadeniz Sahil Yolu İnşaatının olumsuz etkilerinden kurtarılmış ender yerlerdendir Ünye’miz. Dostlarımla birlikte sahiplendiğimiz “Ünye çevre yolu yapılsın” tezimiz ile başlattığımız mücadelemize, endişelerimize veönerilerimize önem vererek Çevre yolu projesinin oluşturulmasını sağlayan zamanın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sn. Şükrü Yürür’e  saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum. Mücadele birliğimizi oluşturanlardan Cemil Yürür’ü rahmetle, İsmail Hakkı Kara, Emin Altun, Osman Yurt ve ismini sayamadığım kardeşlerimi sevgi ile anıyorum.

 

 1963  yılında başlayan sahil yolunun oluşturduğu kıyı kenar çizgisi ilk olarak; Ada daki (Çömlekçi) çay bahçesi dolgusu, 100 yıl dolgusu ve ırmak ağzı önündeki kayık çekeği dolgusu ile değişti. Bunun yanında teknik gerekleri araştırılmadan, projelendirmeden, özensiz yapılan dere menfezlerinin denize uzantıları  Mahmuz  gibi çalışarak düzensiz kum alanlarının oluşmasına neden  oldu.

 Yol İnşaatının deniz tahkimatı işinde Kaymakam düzlüğü üstünde açılan taş ocağından sağlanan kayalar kullanıldı.  Burası Radar dediğimiz yerin altıdır.

Terme'ye giden yol üzerinde top yanına gelmeden Ürer ailesi konağı ve son ev  Adalı’ların evidir. Eski Çömlekçi Camisi yanındaki yarın aşağısında Cami Önü Yalısı vardı. Bugün Volta sı denizin koynunda dalgalarla boğuşup duruyor. Çömlekçi Camisinden başlayarak ; Cami Önü Yalısını, Ellibeş ailesinin  çömlek fabrikası ve fırınını ve evleri, İlhami’lerin, Memiş Kaptan’ın evlerini, Bekir Usta Yalısı ve evleri ile Çömlek fabrikası ve  Fırınlarını, buz gibi suları ile meşhur Üç Çeşmeleri, İlyasoğlu yalısını, Ada’nın ve Hüseyin Çil’in evlerini,  Kayalı ailesinin: üstü çiçek ve asma ile kemerleşmiş büyük eve giden  taşlı yolu,  sanat eseri zarif taş  kapısını yıkıp geçti yeni yol.... Yüreklerde kapanmayacak  derin yaralar açtı, belleklerde acı tatlı anılar bıraktı.  Bekir Usta, İlyasoğlu ve Hanhan lar Yalılarının Voltaları denizin kucağına sığınıp kendilerini sonsuz karanlıklardan zor kurtardılar. Kumluk’tan sonra Salih Babacan ve Şafak Ailelerinin oturduğu ada ve Giresun denilen kayalıklardan sonra kale bozuğundaki evlerin sekiz tanesi hariç hepsini, Haydar Şahinbaş'ın taş evini ve yanındakileri, Ceyhan Ayla’ların emsalsiz güzellikteki mandalina bahçelerini, Tarakçılar'ın evini, Osman Kırman’ın babasının marangozhanesini, Külünkler'in evini, köşedeki Belediye deposunu da yok etti yeni yol. (Burası Ünye’nin ilk sinemasıdır) Deniz bu evlerin taş duvarlarına vuruyordu. Ne mandalina ağaçlarının çığlıklarını duyabildik nede evlerimizin yok oluş iniltilerini… sobalarımızda köz oldular kül oldular, Ünye denizine bile serpemedik küllerini. Günümüze kadar ulaşabilseydiler, Akdeniz kasabası gibiydi, Dalmaçya kıyılarındaki benzersiz kayalıklarını aratmayacak güzellikteydi, yosunları bin renkliydi.  Yeni yol Ünye’nin ilk sinemasından sonraki  taş  rıhtımlı yolu da ezdi geçti şube önüne kadar. Şube önünden başlayan parkın sahili, biz Ünyelilerin Eski Köprü dediği iskeleye kadar dolduruldu yol için. Eski Belediye Binaları arkasından itibaren Kahvelerin Bahçelerinin önündeki Motor, Çapar ve Kayık çekek yeri de yol altında kaldı.  Eski iskelenin deniz içinde uzun yıllardır duran kalite damgalı İngiliz çeliğinden iskele kazıkları da Sn. Necip Avcı zamanında kestirildi, kesen aldı götürdü.

Denizin fırtınalı günlerinde dalgalar; Eski köprüden sonra Atlantik lokantası, Jandarma ile Polis Karakolu, Kışlık Yeni Sinemadan, Vidinli  fındık Kırma fabrikası, tuz depoları ve Yürürlerin fındık kırma fabrikasına kadarki bölümde binaların duvarlarına vururdu. Tacülbat beyin binasından kasap dükkanlarına kadar olan düzlükte, Belediye tarafından manavlar ile diğer esnaflar için yapılan ahşap dükkanlar vardı. Bekir Emminin efsane Hoş gör Meyhanesi de buradaydı. Adil eniştemin dükkânına geldiğimde görürdüm. Ben o mekanın müşterisi olmaya yetişemedim.

Buralar yıkılarak üzerine  Belediye sineması inşa edildi. Plan itibarı ile güzel bir sinema salonuydu, görünüşü zarif, kütlesi şehir ile uyumluydu (altın oran). Neredeyse Niksar Caddesi girişine  kadar kasap dükkanları vardı. Dükkanların arka tarafı kumluktu. Yol bu kumluklardan geçti. Irmak ağzından kireç fırınına, Kavak tepeye, Ceviz Dereye kadar olan bölümde eski yol ile deniz arasında çömlek fabrika ve fırını yıkılarak, kumlu topraklı mısır tarlaları doldurularak yol inşa edildi. Bir defasında denizdeki fırtınada dalgaların  mısırları yerle bir ettiğine Anneannem ile  Kavak tepedeki akrabalarına gittiğimde görmüştüm.  Fırtınalı havalarda oluşan dalgalara karşı, yolun doldu olan gövdesini güvence altına almak taş tahkimat ile sağlanmıştır. Tahkimattan amaç dalga enerjisinin sönümlenmesinin sağlanmasıdır. Büyük dalgalar taşların boşluklarına girerek sakinleşiyorlardı. Dalga enerjisinin ilk kırılma yeri tahkimat şevi önünde denize yerleştirilmiş olan gelişigüzel iri kaya kütleleridir. Dalganın bu kayalara çarptırılarak dağılması, sonra da eğimli kaya tahkimata tırmandırılarak enerjisinin sönümleniyordu. Mevcut yapının yeni bir yapı planlanmayarak,  bozulan kısımlarının onarılması maliyet, zaman ve amaç açısından en uygun ve akılcı yöntem olarak seçildi.

Günümüzde inşa edilen "Doğu Karadeniz Sahil yolu"nun bazı bölümlerindeki kaya doldu yapıların fırtına dalgalarına karşı görevlerini yerine getiremediği unutulmamalıdır. Fırtına günlerinde Dalga aşımlarının Fatsa sahillerine  verdiği zararlar zaman zaman da olsa halen yaşanmaktadır.

                Denizin koynunda uyuyan telli duvaklı gelin gibi bir şehirdi Ünye. Kıymetini bilmedik. Ele geçirdiğimiz güçle, hırsla ve   hoyratça,  yapılmaması gereken her şeyi acımasızca yaptık   Ünye ye.

Denizin koynundaki bu şehri daha da  bozmadan  gelecek nesillerimize aktarmak vicdan ve insanlık borcumuzdur.  Ünye körfezi ile ilgili tespitleri ve yazılarını övgü ile  andığım, Üstad Ahmet Derya Varilci’nin  “Ünye’ye kıymayın Efendiler” feryatlarını kulak ardına atmayın, görmemezlikten, duymamazlıktan gelmeyin.

 Umudum odur ki; inatla ve hesapsızca, plansızca ve de acımasızca yaptığımız kötü olan her şeyi yok edip düzeltilmesi, eşsiz güzellikteki sahilimizin her m² sini halkımızın faydasını esas hedef olarak belirlenmesi, Bilim ve teknoloji ışığında planlanarak ve projelendirilerek insanlarımızın faydalanmasına sunulmasıdır.

 

Sözün sonu: Geçmişte yaşananlardan ne kadar az pişmanlık duyarsanız o kadar çok mutlusunuzdur. Pişman  olmamanın  tek yolu,  akıl ve bilimin gerektirdiklerini  hırsların önünde tutabilmektir.

Sevgi ve Saygılarımla. 


Bu haber toplam 192 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları