HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
4 Ağustos 2020 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

RECEP ÖZCAN

RECEP ÖZCAN

Filistin Neresi

18 Aralık 2018 Salı Saat: 08:37

Filistin Devleti var, devlet başkanı var ve milletvekilleri var. Peki öyleyse Filistin neresi? Bu sorunun cevabını bulmaya çalıştım bu gezimde. Vizeler İsrail’den, uçuş Tel Aviv, yolculuk Kudüs, el halil, Beytülahim, Eriha ve Lut Gölü diğer adıyla batan Sodom ve Gomore kenti veya Ölüdeniz ve Yaka veya Hayfa…

Kudüs’e doğru otobüsle giderken yeşillikler arasından tepeleri ve beyaz taşları bariz şekilde görerek ilerliyoruz.

Yerleşim yerlerinin yüksek kısımları Yahudiler tutmuş ve evlerini tepelere kurmuşlar. Etrafı muhkem ve korunaklı bir şekilde lüks evler. Belki de yüksekten Müslümanları gözetleyerek böylece de kendilerini koruma altına almaya çalışmaktalar. Hatta Zeytin Dağında mezarlar üsten aşağıya Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar şeklindedir.

Devlet deyince; belirli bir sınırları olan, topraklarında bağımsızlı simgeleyen bayrakları dalgalanan, insanları hür baskı altında olmadan inançları doğrultusunda yaşanan yer aklımıza gelir. Filistin’de böyle bir yeri görmek mümkün değildir. Dalgalanan bayraklar İsraillilerin.

Açık söylemek gerekirse Filistin Devleti yerinde İsrail devleti var. Filistinliler İsrail içinde yaşayan halk haline gelmişler. Batı Şeria ve Gazze bölgesi var. Kudüs’te Filistinli Müslüman ve Hristiyanlar var. Yahudi İsrailliler var.   

Filistinlilerin ve İsraillilerin yaşadığı topraklarda şehirleri üç kısımda değerlendirilmekte. A, B ve C bölgesi şeklinde. C bölgesinin insanları da idaresi de İsraillilerde.  B bölgesinin yaşayanları Filistinliler, idare İsraillilerde.  A bölgesi Filistinlilerin yaşadığı bölge ve idaresi de fakat İsrail işte bu şehirlere duvarlar örmüşler. Güya kendilerini koruyorlar. Böylece insanları duvarlarla idare etmekteler. Filistinliler kendi bölgeleri dışına çıkamazlar fakat İsrailliler ise istedikleri yere giderler, serbesttirler.

Burada halklar iç içe yaşarlar fakat araçlarının plakalarının renkleri sarı ve yeşildir. Müslümanlar yeşil plakalıotobüsleri kullanırlar, Yahudiler kesinlikle bu otobüsleri kullanmazlar. Yeşil plaka özel araçlar C bölgesine giremezler. Fakat sarı plakalı araçlar tüm bölgelere girmeleri serbesttir.

Aynı şekilde Filistinliler C bölgesine kesinlikle giremezler. Yahudilerin de A bölgesine girmesi yasaktır. Hatta A bölgesinin girişlerinde kırmızı levhalarda “Buraya Yahudiler giremez, girerlerse güvenliklerinden sorumlu değiliz” ifadesi yer almasına rağmen girmekteler, kimse engelleyemez.  

Taşlarla Filistinliler yapılar için mermer ve taş üretmişler. Buna karşılık İsrailliler Müslümanların yaşadığı kentlere eziyet ve zulüm için utanç duvarları örmüşler. Müslümanları yurtlarından sürmek için taşları işkence sanatı haline getirmişler. Bunu Filistinlilerin yaşadığı Bethlehem kentinin çevresinde duvarlar olarak görmekteyiz. Çin seddi değil işkence duvarı. Veya kentlerin etrafında tel örgüler. Bizlerin bahçelerin etrafına, hayvanlar zarar vermesin diye sardığımız tel örgüler gibi.

İbrahim peygamber Urfa’dan (Harrandan) gelerek el Halil kentinde bir arsa satın alıp ev yapmış, buraya yerleşmiş ve oğlu İshak’la birlikte kabri de buradadır.  İshak peygamberin oğlu Yakup ve Yusuf peygamberlerde buradalar. Yeğeni Lut peygamber Sodom ve Gomore’ye yerleşmiş, kavmi sapıklığa (Eşcinselliğe) ahlaksızlığa düşmüş bu nedenle helak edilerek Lut gölü (Ölüdeniz) halini almıştır. Dünyanın en çukur yeridir. Aynı zamanda en verimli topraklara sahiptir. İşte buralara da İsrailliler hurma bahçelikleri oluşturmuşlar. Bu bölgede Filistinliler yaşamasına rağmen. Bugün Tel Aviv’de her sene eşcinseller yürüyüş yaptıklarını medyadan duymaktayız. Filistinlilere zulmeden İsraillin sonu niye böyle olmasın.

Lut Gölü çok tuzlu bir göl olarak bilinir. İçinde canlı yaşamadığı için Ölü denizde denilmektedir. Bu gölü Ürdün topraklarından gelen Şeria nehri beslemektedir. Nehrin sularını İsrail başka alanlarda kullandığı için gölün suyu her sene daha fazla çekilmeye başlamıştır.

Hz. Musa’da Şeria Nehrinin doğusunda yerleştiği buralarda da yaşadığı kaydedilir. Eriha kenti ile Kudüs arasında bulunan bir dağda kabri olduğu Selahaddin Eyyubi tarafından tespit edildiği kaydedilir. Bunu Müslümanlar kabul eder Yahudiler ise kabul etmezler.

İsrail; Filistinlilere topraklarını kullanmasını kısıtlamaktadır. Arazilerini kullanmasına izin vermemektedir. Evlerini onarmaya izin vermemekte, yıkılınca da el koymaktadır. Bu Müslümanların evlerinin harabeliğinde açık bir şekilde görülmektedir. Filistinlileri böylece sürgüne zorluyorlar. Ve kurtulmanın yolu olarak görüyorlar.

Filistinlilerin bir kısmı Hristiyan bir kısmı Müslüman. İsrail için bu fark etmemekte. Onun derdi Filistinli olanlar. Bu nedenle burada Hristiyanlarla Müslümanların anlaştıkları söylenmektedir. Birlikte hareket etmekteler. Fakat yine başarı yok.

Filistinli Müslümanlar” bizler buraların bekçiliğini yapmaktayız. Bekçilere diğer ülkelerdeki Müslümanlar destek olmalıdır” demektedirler. Müslümanlar bu görevini maddi ve manevi olarak yapması gerekir.


Bu haber toplam 1.633 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları