HABER ARAMA
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST 100
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
21 Mart 2019 Perşembe
Fındık Fiyatı


17,00 TL - 18.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Allah, Gülmekten Gülümsemekten Ayırmasın; Fıkralar

8 Ocak 2019 Salı Saat: 08:42

Molada komutan erlere sormuş, “ Hiç espri bileniniz varmı.” Çavuş cevap vermiş, “Espri nedir, bilmem, ama, aspirin var, isterseniz vereyim.” Benzer bir şey olarak, “Herhalde komutanın başı ağrıyor dur.” diye düşünmüş olmalı. Sonuçta,  Çavuş haklı. Espri’ de bir tür kafa rahatlatıcı sayılır.

Elbette ki, mizah dediğimiz şeyde,  algılama, anlama ve zekice bir cevap verebilme çok önemli.  Vaktin birinde resmi daireye temizlikçi kadın alınacak. Adaylardan biri uygun bulunmuş. Ancak, memur olabilmesi için ilkokul diploması lazım. Usulen, dışarıdan okul bitirme imtihanına sokmuşlar. Okul sınav heyeti,   kısa yoldan işi bağlamaya çalışıyor. “ Atatürk, ne zaman doğdu, Türkiye’nin başşehri neresidir?” gibi, bilinen sorularla sonuca gidecekler. Hayat bilgisine gelince, “Beyin ne iş yapar.” demişler, o ‘Bey’in anlamış,  ‘torpil yapacaklar’ diye sevinmiş, “..falan yerde çalışıyor.” demiş.  Kadının cevabı- sözü beklenmedik bir biçimde,  bir espriye dönüşmüş.

Kadın haklı, beyin de sürekli çalışır ve her zaman bir şeyler üretir. İnsan beyninin ürettiği, düşünce, çözüm, vb. çeşitli yaratıcı işleyişlerden,  şaka, güldürü-fıkra, komedi vb. gibi hoşa giden anlatımlardan, olayın- anlatımın içine katılmış, ‘sözün espri niteliği’ gibi bazı şeyler, daha hoş bir seda bırakır. Eski dilde-arapça nükte, yeni dilde Fransızca Espri (esprit) aynı şeylerdir. İnce söz, daha doğrusu ince anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz anlamına gelir. Sözün gerçeği;  espri-nükte ‘kıtlıkta bolluk, çölde vaha..’ gibidir, beklenmedik bir anda ortaya  çıkar, insanı mutlu eder ve gülümsetir.

Klasik tanım olarak, fıkra, latife, nükte ve güldürücü kısa hikâye şeklinde bir edebiyat türüdür. Hikâye şeklinde olmayan güldürücü sözler nükte veya espri olarak adlandırılır. Yukarıdaki Çavuş olayındaki gibi kısa ve özdür. O anda gülünür ve geçilir. İçerisinde bir felsefe, öğüt veya bilgelik bulunmaz. İnce bir ima veya kurnazlık vardır. O nedenle, daha çok halk diline yerleşir ve çoğu zaman yerli yersiz de kullanıldığı olur.

Fıkralar,  Türk, Rus, Çin, Amerikan,  fıkraları gibi ülkelere- uluslara,  Karadeniz fıkraları gibi yöreye,  Nasrettin Hoca fıkraları gibi kişilere, Lazlar gibi toplumlara,   Bektaşi fıkraları  gibi  guruplara, doktor fıkrası gibi mesleklere, ayı fıkrası gibi hayvanlara  vb. ait olabilirler ve bu lakaplarıyla anılırlar.  

Fıkralar, ulusların veya gurubların vb. nin, yani adı geçenin,  yaşamlarının özel durumlarına göre oluşmuş veya uydurulmuşlardır. Doktor fıkraları hasta, hastalık, muayene şekilleri, reçete veya muayene ücreti gibi şeyler üzerinedir. Laz fıkraları, o toplumun ince zekâsı, kurnazlığı, sorunlara pratik çözüm veya hoş cevaplar yaratmalarıyla, Bektaşi fıkraları dini hoşgörüleriyle vb. ilgilidir. İskoçlar cimrilikleriyle, İngilizler soğukluklarıyla, Çinliler bilgelikleriyle ünlüdürler.

Bir toplumda, bir mecliste, bir tartışmada, bir dialogta, anlatılan fıkralar, çoğu zaman insanları, toplumları vb.ni güldürmek,  güldürürken gülümsetmek, gülümsetirken düşündürmek, düşündürürken fıkradaki olayla benzer veya farklı  bir takım olaylarda nasıl bir tavır, davranış içerisinde olacağına dair yol gösterme bilgeliği yaratmaya çalışmak gibi çok yönlü arayışlara yönlendirmeyi amaçlar. Bunlar, binlerce yıldan beri dilden dile kulaktan kulağa, gönülden gönüle dolaşan fıkralardır,   yazı ve kâğıdın keşfiyle yazılı nüshalarla, birkaç yüzyıldır da kitap ve gazetelerle yayınlanabilmektedir.

“Pekii,  şaka nedir ?”  Derseniz. Şaka dediğimiz şey, güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söz olarak tanımlanmaktadır. Abartılı olursa şakanın tadı kaçar ve hatta rahatsız edici dahi olabilir. Bazen, iyiniyetle başlasa da, olumsuz bir sonuçla sonlanabilir. Bu durumun, halk dilindeki adı başka bir şeydir.

Kısa ve öz, zekice sözler, küçük espriler olarak, toplum yaşamının her mekân ve zamanının süsüdür. Bir örnek. İki yaşlı arkadaş, çocuklukları, gençlikleri beraber geçmiş, yolda, izde, kahvede markette gördüklerinde birbirlerine takılmadan edemiyorlar. Eczanede rastlaştılar, ilaç alacaklar. Biri, ilaçların yanında birde komple vitamin-mineral preperatı satın alıyor. Öteki takılıyor. “ Ne oldu, ihtiyarladın herhalde,  artık çatıya çıkamaz mı oldun?” “ Yahu, üzerimde bir halsizlik var, bir türlü geçmiyor.” “Yaşlılıktandır.” “Televizyonda duydum, kaz eti iyi geliyormuş, bir tanıdıkla Ardahan’dan kaz eti sipariş ettim. Bundan sonra kaz eti yiyeceğim.” “Siparişle gelenden kazık yeme de, ne yaparsan yap.” Espri, tam yerine oturuyor.

Espriler, günümüzde toplumlara-siyasete vb. şeylere yönelik fıkralara dönüşmeye başlamışlardır ki, klasik tarif olarak, bir yazarın herhangi bir konu veya günlük olaylar hakkındaki görüşlerini, düşüncelerini ayrıntılara girmeden anlattığı, geniş kitlelere hitap eden, dili -diyalektiği kolay anlaşılır,  zaman zaman  içeriğinde toplum kültüründen öznelerde bulunan, gazete ve dergilerin belli sütun ve köşelerinde  yayımlanan kısa fikir yazılarıdır. Bazen kolay anlaşılır, bazen de çok gizemli olur, nereye çekersen çek.

Bu tür fıkra yayınlama yöntemi, genellikle politik gaye güden ve gündemi teşkil eden olayları hiciv etmeye yönelik günlük gazete yayınlarının içerisinde yapılır.

Bende diyorum ki,  “Zaten hayat bin bir sıkıntıyla geçiyor, bari yüce Rabbim, bizleri, biraz olsun gülmekten, gülümsemekten de ayırmasın.” Yeni yılda herkese sevgilerimle. 


Bu haber toplam 433 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları