HABER ARAMA
  • DOLAR5,3304
    % 0,16
  • EURO6,0637
    % 0,26
  • ALTIN219,8673
    % 0,17
  • BIST 10098.454,88
    % 1,69
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
21 Ocak 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


12.75 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

Ne Edersen Kendi Kendine…

8 Ocak 2019 Salı Saat: 08:44

Anne babaların çok arzuladığı ve göz bebekleri gibi korudukları çocukları dünyaya gelir. Evlerinin bir incisidir artık. Eve neş’e, sevinç, mutluluk gelmiştir. Oyuncaklarını bulmuşlardır anne babalar. Geceleri uykusuzlukları, her an başına bir şey gelecekmiş korkusu zamanla unutulur. Evin bir incisiyken artık biricisi olmaya başlar. O her şeyde birincidir. Çok akıllıdır, akranları arasında en akıllısı odur. Yani anlayacağınız her şeyde birincidir.

Yavaş yavaş emeklemeye, konuşmaya, yaramazlıklar yapmaya başlar… Bunlarda da birincidir. Diğer çocuklar hep geç kalmış, geç öğrenmişlerdir, öğrenen varsa bile bizim çocuk diğerlerinden daha doğru ve güzel yapmaktadır yaptıklarını. Evin kralı ve kraliçesidir aslında: Prens, prensestir sıfatları. Bir dedikleri iki edilmemiştir. Ne istedilerse, ne arzu ettilerse önüne konulmuştur.

Günler geçmiş, okula başlama yaşındadır. Ne de çabuk büyümüştür. Neredeyse büyümede de birincidir. Öyle de olmalıdır. Çünkü bizim çocuk birinci olmak zorundadır. Çünkü biz ona birinci olmayı öğrettik. Onların okulları, öğretmenleri de en iyi okul ve öğretmendir. ayrıca öğretmene de bizim bu çocuğun çok özel olduğunu hatırlatırız. Olur ya öğretmenin gözünden kaçar. Ona göre davranmalıdır bizim çocuğa. Önce her şeyi ona öğretmelidir öğretmen. Sınıf başkanı o olmalıdır mesela. İlk o yazmayı, okumayı öğrenmeli. Diğer çocukların velilerine hava atılır: “Bizim çocuk yazmaya başladı, okuyor, şunu yapıyor, bunu yapıyor.” Sözleriyle diğer veliler üzerinde baskı oluşturmaya başlanır. Öteki veli ondan aşağı kalır mı; bakarsınız onun çocuğu ötekinden daha iyidir. Böylece bir kıskançlık, hazımsızlık ve sonunda evde çocuğa yapılan baskılar ortaya çıkar. Sorarsanız hiçbir veli çocuğuna baskı yapmıyordur. Yıllar böyle geçer ve çocuk ergenlik çağına gelmiştir. Çatışmalar başlamış, artık söz geçiremez olmuştur anne baba. Öğretmenlerden, okul yöneticilerinden yardım istenir. Ama artık iş işten geçmiştir. Krallar, kraliçeler parmaklarında oynatmaya alıştıkları anne babayı bu sefer ellerinde oynatmaya başlamıştır.

Her şeye rağmen iyi terbiye almış, büyük, küçük bilen, saygı, sevgi, hoşgörü, yardımlaşma ve empati duyguları gelişmiş olarak yetiştirilen çocuklarda pek sıkıntı olmuyor. Ancak bunlar verilmemişse artık hem anne babanın hem de toplumun başına bela olmaya başlamıştır dünkü bizim bir incimiz, biriciğimiz…

Gün gelir bu birinciler merhametsiz, katı kalpli, menfaatçi, kendinden başkasını düşünmeyen bir kişi oluvermiştir. Haksızlıktan hiçbir rahatsızlık duymayan bir kişinin yapamayacağı kötülük yoktur. Bir gün bakarsınız bir yoksulun elindeki ekmeğe elini uzatır, bir gün işinde gücündeki bir insanı işinden, çoluk çocuğunu, ailesini darmadağın etmeye ve belki de bir gün beni kayırmadın, bana torpil yapmadın, beni sırtında taşımadın, diye bir cana kıyacaktır. Narsist bir kafa yapısıyla kendinden başkasını yok sayan, sadece “ben” varım sadistliği ile insanlara bir eşya gibi davranacaktır. Eskiden eşkıyalar dağda dolaşırmış; şimdi evlerimizde, şehirlerin en önemli mekânlarında, sokaklarında dolaşır olmaya başlamıştır.

Çocuklarımıza birinci olmayı öğreteceğimiz kadar, insan olmayı öğretebilseydik insanlık ayaklar altında sürünmezdi. Bütün dünyada insanlık ayaklar altında sürünürken, ben Müslüman’ım, diyen birinin bu vebalden sorunlu olabileceğini düşünmüyor olması düşündürücü değil mi? Bu dünya eden bulur dünyasıdır. Er veya geç herkes yaptığının karşılığını görecektir. Diğer insanlar görür ya da görmez. Ama yapan karşılığını görünce anlayacaktır. Öbür taraftaki hesap ayrı…

“Ne edersen kendi kendine…”sözünü çok severim. Kişi ettiğinin karşılığını görür. Kendi ellerimizle yetiştirdiğimiz eşkıyaların, zorbaların, zalimlerin, katillerin, tecavüzcülerin, hırsızların vebalini kimin omuzlarına yükleyebiliriz ki…


Bu haber toplam 119 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları