HABER ARAMA
  • DOLAR5,2814
    % 0,08
  • EURO5,9676
    % -0,07
  • ALTIN224,3274
    % 0,64
  • BIST 100102.715
    % 0,57
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Şubat 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


14 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Türkiye’nin Yeni Güvenlik Stratejileri ve Entegre Sınır Güvenliği (3) (Devam)

30 Ocak 2019 Çarşamba Saat: 08:28

Fırat nehri boyunca hızla ilerleyen İŞİD, Türkiye sınırına yaklaşmaktadır. Fırat nehri kıyısında bulunan ve Türkiye-Suriye hükümetlerinin karşılıklı anlaşması sonucu, Türk toprağı sayılan, Türk askeri birliği tarafından korunan, Anadolu topraklarının fatihi Selçuklu-Kutalmış oğlu Süleyman Bey’in anıt mezarı, Türkiye sınırına taşınır.

Sonunda İŞİD sınırımıza komşu Azez bölgesini de işgal ederek, Türkiye sınırına dayanmış, Türkiye’yi tehdit etmektedir. Her türlü geçişe uygun ve denetimi çok güç olan Türkiye-Suriye sınırından gizlice sızan İŞİD militanları, Türkiye’nin büyük şehirlerinde kalabalık topluluklara canlı bomba olarak saldırmakta, toplu katliamlara sebep olmaktaydılar.

Türkiye’nin, Amerika Birleşik Devletleri ve NATO ülkelerine yaptığı, ‘Irak’taki gibi bir güvenlik kuşağı’ fikri, batı tarafından pek uygun bulunmamakta, konu savsaklanmaktadır.             

İŞİD, bölgedeki Ürdün, Suriye, Irak, İran gibi ülkelere, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden, Irak Türkmenlerine,  Özgür Suriye Ordusu’ndan, Peşmergeler’e,  PKK’ ya,  PYD’ ye kadar, bölgedeki tüm askeri güçleri savaşabileceği birer rakip olarak görmekte, ABD başkanlığında, Türkiye’ nin de dahil olduğu İngiltere, Fransa, Almanya ve daha yirmi otuz ülke hava güçlerinden oluşan Koalisyon Güçleri’ne meydan okumaktadır.                         

Durum böyle iken, görüşlerine başvurulan NATO yetkilileri ise, Türkiye hedef alınırsa, ünlü 5.madde gereği terörizme karşı ortak yanıt verilebilineceğini belirtiyorlar. Yıllar önce Irak-Amerikan savaşı sırasında Türkiye- Irak sınırına yerleştirilmiş bulunan yerden havaya füze savunma sisteminin yeniden devreye sokulabileceğini söylüyorlardı.    

Tüm bunlara rağmen, batının, İŞİD’le göz doldurur bir mücadelesi görünmüyordu. Tehlikenin boyutlarına karşılık, batı, karada konuşlanmış silahlı güçleriyle, İŞİD’e öldürürücü bir darbe vurmaktan kaçınıyor, risk alarmı verildiği zamanlarda,  Adana- İncirlik Amerikan Hava Üssü’nde konuşlanmış, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait ABD ve Alman savaş uçaklarınca, İŞİD mevzilerine yapılan hava akınları yeterli olamıyordu. Çoğu kez Türkiye kendi başının çaresine bakmak zorunda bırakılıyor, zaman zaman Türk sınırına çok yaklaşan ve Türkiye tarafına ateş açan İŞİD konvoyları, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait topçu bataryaları tarafından bertaraf ediliyordu.          

         

Türkiye ise, zaman zaman gerek cumhurbaşkanı, başbakan,  ilgili bakanlar ve hükümet yetkilileri, gerekse askeri yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda kararlılığını belirtiyor, sınırlarına kadar dayanmış olan örgütlere karşı,  kendi güvenliğini sağlayacağını açıklıyordu.

Elbette ki Türkiye, bu işin kolay kolay sonlanmayacağını tahmin etmekteydi.  O nedenle, olabildiğince geniş alanlara ve uzun yıllara yayılabilecek, bir Entegre Fiziki Güvenlik Sistemi planlandı.

Suriye sınırı boyunca, 300-350 km uzunluğunda, 3 metre yüksekliğinde dev beton blokların birleştirilmesinden oluşan bir beton duvar-Türk Seddi kuruldu. Ayrıca Türkiye,  personel ve zırhlı araç takviyesi,  gözetleme kuleleri, sınırın bu tarafında sürekli işleyen devriye yolu, aynen tel örgü ve hendek, sürekli aydınlatma, karakollar, zeplin-balon veya keşif uçakları,  İnsansız Hava Araçları-İHA ve SİHA-Silahlı İHA’larla havadan sürekli denetim, ayrıca,  her türlü tehdide karşı karadan ve havadan operasyon kararlılığı ile, komplike uzun vadeli bir, ‘ Yeni Entegre Sınır Güvenliği’  modelini devreye sokmaya çalışıyordu.

Yeni güvenlik modelinde, ana unsur,  Güvenli Bölgeler kavramıydı. Cerablus-Affin arasında, öncelikle Azez’de, İŞİD’e karşı kurulacak ve mümkün olduğunca,  derinlik sağlanacak bir bölge ile, bu iki kürt bölgesi arasında ilerleyerek tam sınırımıza kadar ulaşmış olan İŞİD tehdidini,   daha gerilere- uzaklara gönderilebilecekti.

Emniyetin,  istihbarat, terörle mücadele ve kaçakçılık birimleri kapsamında Risk Analiz Birimleri harekete geçirilmiş ve bölge üzerinde hassas planlar yapılmıştı. Azez bölgesinde yapılacak operasyonda,  İŞİD militanlarının Asimetrik Gerilla Harbi taktiklerine karşı, aynı taktiklerle karşılık verecek, profesyonel vasıfta,  kontrgerilla, yani, sözleşmeli bordo bereli komandolar, Özel Harekât Birlikleri yetiştiriliyordu. Zırhlı birliklerimiz ve topçularımız sınırda mevzilenmişlerdi. Uluslar arası devletler hukuğu gereği, bir devletin silahlı kuvvetlerinin, diğer bir devletin sınırlarını her ne olursa olsun, aşması yasaktı, ancak, yine aynı uluslar arası hukuka göre,  Angajman Kuralları dediğimiz,  karşılık verme hakkı bulunuyordu.

Türkiye, bir yandan da, bu harekatta,  yardımcı unsurlar olarak  harekata katılacak,  silahlı kuvvetlerimizi destekleyecek ve İŞİD’den temizlenecek yerleşim yerlerinde halkla rahatça temas kurarak, hakimiyeti sağlayacak, cesur yürekli, vatansever, atalarının kök saldığı bu topraklara yeniden dönmek isteyen Arap gençlerinden oluşan, Yeni  Özgür Suriye Ordusu’nu yeniden  kuruyor, bu kez, onlara kendisi  askeri eğitim vererek savaşa hazırlıyordu. Zaten yıllardan beri, yaptıkları, Irak-Kandil hava operasyonlarıyla,  bölgedeki hava hâkimiyetimizi sağlayan Diyarbakır, Malatya ve Batman askeri hava alanlarımız ve buralarda konuşlanmış hava kuvvetleri unsurlarımız, jetlerimiz,  gereğinde Suriye Hava Sahasını geçmek üzere emir bekliyorlardı.            

Bıçakın boğazına dayandığı Türkiye,  bölgeye müdahaleye kararlıdır ve Türkiye’yi bu konudaki hassasiyetlerinden ve operasyonlarından vazgeçirmek,   Ortadoğu coğrafyasında etkisiz duruma düşürebilmek amacıyla, ordu içerisinde guruplaşmış, bazı ABD ve NATO yanlısı subaylar tarafından başlatılan darbe girişimi, başarısızlıkla sonuçlanır.

Türkiye, Orta doğu coğrafyasında kendisini tehdit eden her türlü terörist tehdide karşı, kendi inisiyatifiyle mücadele etme kararlılığını dosta düşmana hissettirmektedir.

Yinede,  Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetleri tekrar tekrar belirtilerek, ilgili hükümetlerle yapılan birtakım işbirliği ve anlaşmalar içerisinde, İŞİD’e karşı EL-Bab ve PYD-PKK’ya karşı Afrin operasyonları yapılarak, oluşturulan iki   ‘Güvenli Bölge’ ile,  Türkiye’nin İskenderun-Gazi Antep yumuşak karnına kadar dayanmış olan tehdit bertaraf edilir.

Stratejik olarak Fırat’ın batısındaki tehlike bertaraf edilmiştir, ancak, doğusundaki- Menbiç’ teki tehlike, her geçen gün daha da güçlenmiş olarak durmakta, Türkiye’nin zayıf bir anını beklemektedir.                   

Türkiye, bir yandan arasının nispeten yeni düzeldiği Rusya’yla,   bir yandan da eski dostu ABD ile dirsek temasını kaybetmemeye, iki tarafı birden idare etmeye çalışmaktadır. ABD ile yıllar öncesinden ortak yapıma geçilmiş F-35 Süpersonik Savaş Uçaklarını teslim almaya çalışırken, diğer taraftan Rusya’ dan S-400 Hava Savunma Sistemleri satın almaya çalışmaktadır.

Bunca hengamede,  hiç beklenmedik bir şekilde,  artık İŞİD tehdidinin kalmadığını söyleyen Amerikan Başkanı Trump’un sürpriz bir hamlesi ile ABD,  askerlerini peyderpey Suriye’den çekme kararı almıştır. Ortalık bir parça durulmaya doğru gitmektedir. İŞİD birgün bitse bile, tarih boyunca bitmeyen Orta’doğuda ki karışık düzen bitmez. Yüzyıl önce Osmanlılarca Kurulu düzenleri bozan batı,  fırsat buldukça ve kolaylıkla, yeni bir işbirlikçi bularak, yine bölgeye karışmaya, bölgeyi karıştırmaya devam edecektir.

Üstelik, bizim, yakın bir gelecekte, Doğu Akdeniz’ de Güney Kıbrıs’ın açık deniz sularında bulunan petrol ve doğal yatakları konusunda,  bu konuyla ilgili başta Amerika, İngiltere ve Yunanistan, Suriye, İsrail, Lübnan,  Mısır filan gibi ülkelerle, belki de hepsiyle birden papaz olmamız, çokta uzak bir ihtimal sayılmaz.

Allah yardımcımız olsun. Türkiye sarsılır, ama yıkılmaz.

Saygılarımla. 


Bu haber toplam 265 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları