HABER ARAMA
  • DOLAR5,2814
    % 0,08
  • EURO5,9676
    % -0,07
  • ALTIN224,3274
    % 0,64
  • BIST 100102.715
    % 0,57
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Şubat 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


14 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

Rutinle Örülüdür Hayat…

11 Şubat 2019 Pazartesi Saat: 08:21

İnsan hayatı ya da gündelik yaşam, belli rutinlerden oluşur. Oluşmak bir yana, sanki insan hayatı genel olarak belli bir rutini takip ediyor gibidir. Bir gün içinde yapıp ettiğimiz şeyler üç aşağı beş yukarı birbirinin aynıdır. Öyle ki, bir günün içinde yapıp ettiğiniz şeyleri parmak hesabıyla sayabilirsiniz. Hatta çoğu zaman bir günde yaptıklarınızı saymaya bile gerek kalmaz, evle iş arasında geçip gidiyordur günler. Ki insanların çoğu bir gün içinde yapıp ettiklerine dönüp bakma gereği bile duymazlar. Hayatın akışı dediğimiz şey tam da budur işte. Mesela bir dost sohbetinde bunu daha iyi görebilirsiniz. Çevrenizdeki insanlara; “nasılsın, hayat nasıl” gidiyor diye bir sorun bakalım ne cevap alacaksınız? Cevaplar bile hemen hemen birbirinin aynısıdır. İyi, nasıl olsun, bildiğin gibi, değişen bir şey yok, aynı… Bir anda aklıma gelenler bunlar. Hepsinde örtük bir şekilde hayatın tekdüze oluşu, bir günün belli eylemler etrafında dönüp durduğu mesajı vardır.

Böyle bir girişten sonra lafı döndürüp dolaştırıp “hayatınızı zenginleştirin” ya da ne bileyim “hayatınızı değiştirin”e getirmeyeceğim. Evet, bunlar sıkça duyduğumuz söylemler ve sloganlardır. Ve daha duyar duymaz bizi kendi rüzgârına çekerler. Ama hayatı değiştirmek zannedildiği kadar kolay değildir. Hatta zannımca mümkün de değildir. Çünkü hayat, değişmez. İnsan nefes alıp verdiği sürece kendini yineler, sahip olduğu ezberini tekrar eder.

Söylediklerim, ziyadesiyle pesimist ve karamsar gelebilir. Hatta bu kadar aleni söylenmesi can sıkabilir, acı verebilir. Öyle ya hayatın değişmez olduğunu bilmek nereden bakarsanız bakın, hayatın değişebilir olduğuna dair tek taraflı olumsal düşünceyi yerinden etmektedir. Bizi adeta rüyasını görmeyi umduğumuz romantik uykudan uyandırmaktadır. Ama görünen gerçek budur. Ve bu gerçek, ilk duyulduğu anda bize hissettirdiği kadar can sıkıcı ve acı verici değildir.

Çünkü insan, önce insan olmakla sınırlıdır. Sonra zaman ve ölümle. İnsan, insan olmaktan, geçen zamandan ve nihayet ölümden kurtulmadıkça hayatın tek düzeliğinden de kaçamaz. Ne yaparsa yapsın hep bir ameliyesi ve ödevleri vardır. Elbette rutini de vardır.

Ama! Hayatla kurulan ilişki değişebilir. Hayatı anlama, algılama biçiminiz, şekliniz ve nihayet eylemleriniz değişebilir. Bunlara daha derinlikli kavramlar olarak “idrak ve inşa” denilebilir. İdrak bir şeyin her veçhesiyle kavranması ve içselleştirilmesidir. İnşa ise var olanlarla bir şeyin yeniden kurgulanması, hayat bulması, hayata katılmasıdır. İnşa var olan imkânlarla şekillenir. Yok, olmayan şeyle inşa olmaz. Tabiatına aykırıdır, makul ve olabilir bir şey değildir. Bu manada insanın en büyük imkânı önce kendisi, sonra zaman ve nihayet ölümdür. Fark edileceği üzere imkân olarak sunulan hiçbir şey insanın kendi gayretinin ve yapıp etmesinin ürünü, neticesi değildir. İnsan, ne insan olmayı, ne de zamanı kendi seçemez. Ve elbette her şey gibi bu imkânlar da sınırlı ve sonludur.  

Evet, mesele bu kadardır. Elbette bu basitlikte ve sadelikte değildir.


Bu haber toplam 114 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları