HABER ARAMA
  • DOLAR6,0802
  • EURO6,8436
  • ALTIN251,2445
  • BIST 10086.072
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Mayıs 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

İSMAİL SARI

İSMAİL SARI

Dolmuş Şoförleri İle Kısa Bir Hasbihal

8 Mart 2019 Cuma Saat: 08:38

Bana sorsalar; “Ünye’de en zor meslek hangisidir ?” diye ; hiç tereddüt etmeden söylerim: “:Dolmuş şoförlüğüdür” diye. Stres dolu bir meslek, ömür törpüsü. Ömür, bana göre yarıya düşüyor. Belirli yerlerde durak yerleri olmasına karşın, insanlarımız rastgele yerlerde duruyor ve el kaldırıyor. Almadan geçme şansın yok. Dolmuş yolculuğu kültürü, son derece yetersiz. Şehir kültürü, köy kültürüne teslim olmuş vaziyette. Halbuki, kırsal kesimden gelenler, kendilerini şehir kültürüne alıştırmak zorunda hissetmelilerdi. Böyle zorlayıcı bir ortam olmadığı için, kırsal kesimden şehre gelenler, kendi kültürlerini, istedikleri gibi yaşama alışkanlıklarını devam ettiriyorlar. Okurlarım lütfen beni yanlış değerlendirmesinler. Ben, bir eğitimci olarak sosyal aksaklıklarımızı paylaşmak suretiyle doğru ve faydalı olan ortak sosyal kültürümüzün oluşmasına katkı sağlamaya çalışıyorum.

**                                                         ***                                                       ***                                                       **

                Şimdi kısa örneklerle Ünyemizin dolmuş hatlarındaki yerel aksaklıkları dolmuş şoförleri ile paylaşmak istiyorum.

                Ben; şehir içinde çok dolmuşa binen birisi değilim. Ancak; mesleğimiz gereği olarak baktıklarımızı görmek, duyduklarımızı da işitmek zorunda olduğumuzun bilincindeyim. Bir iki gün önce elimde yüklerim vardı, arabam olmadığı için dolmuşa bindim, gidiyoruz. Yolun kenarında birkaç yolcu el kaldırdılar, hepsi bayan yolculardı. Birinin kucağında çocuk vardı. Dolmuşumuzda boş koltuk olmadığı için ayakta gitmeyi göze alanlar bindiler ve kucağında çocuğu olan anne, binemedi. Devam ettik. Benim aklım o çocuklu annede kaldı. Kucağında çocuğu ile ayakta daha ne kadar bekleyebilecekti? Geriden gelecek dolmuşta yer bulabilecek miydi? Dolmuş, kaç dakika sonra gelecekti? O annenin, dolmuşa binme konusunda öncelik hakkı olmalı idi. Ne dolmuş şoförü nede biz yolcular bu hakkı kullandıramadık. Eğer o annenin ön bilgileri, dolmuşa bindiğinde kendisine mutlaka yer verileceği şeklinde olsaydı binerdi. Böyle bir kültürün olmadığını bildiği için binmedi. Kucağında çocuğu ile ayakta gitmeyi göze alamadığı için yol kenarında bir sonraki dolmuşu beklemeyi tercih etti. Bana göre bu açmazımız, hem biz yolcular hem de şoförümüz için çok kötü bir noksanlığımızdır. O şoför o anneyi dolmuşa mutlaka almalı ve geriye dönüp biz yolculara; “ Bu anneye lütfen yer veriniz.” demeli idi. Şahsen ben, yetmiş küsür yaşındaki insan, kalkar yerimi verirdim. Dolmuş şoförleri, dikiz aynasından zaman zaman gözleri ile kontrol ederek; “Sevgili gençler, çocuklar! çocuklu annelere, engellilere, yaşlılara ve bayanlara lütfen yer veriniz !” diyerek uyarıda bulunmalıdır. Bu davranış, bizim tarihi örfümüz, ahlakımız ve Yüce Dinimizin kutsal bir uygulamasıdır. Yaşamasına ve devamına yardımcı olmalıyız.

                İkinci bir örnek: Bir başka zaman gene dolmuşa bindim. Oturacak yer olmadığı için ayakta gidiyoruz. (Bunu yadırgamıyorum. Belediye otobüsleri ve dolmuşlar, kısa mesafeler için çalışıyor olmaları nedeni ile ayakta yolculuğa hem yasal olarak bir engel yok, hem de kendi rızamızla iştirak ediyoruz). Dolmuş şoförünün tam orta koltuğunda genç bir anne oturuyor ve yanında da üç-dört yaşlarında çocuğu oturuyor. Annenin ahım- şahım bir kilosu da yok; koltuğun yarısı boş duruyor. Hemen yanında da bir orta yaşlı bayan, onun koltuğuna tutunarak ayakta duruyor. Bir gerisinde de ben varım. O koltukta oturan anne, çocuğunu kucağına alarak veya biraz sıkışarak, yanında ayakta dikilen bayana yer verebilecekken hiç tınmadan oturuyor. Bu davranış da son derece çirkindir, görgüsüzlüktür, kültür yoksunluğundan kaynaklanır.

**                                                         ***                                                       ***                                                       **

                Değerli Okuyucularım!

                Ben bir din ve ahlak öğreticisi olarak sizinle paylaştığım şu sosyal sıkıntılarımız, ortak olarak üzerine eğilmek suretiyle gidermemiz gereken noksanlıklarımızdır. Bizim tarihi geçmişimizde yaşatılarak getirilmiş çok güzel ört ve adetlerimizi, ahlak değerlerimizi ve kültür zenginliklerimizi, yetişmekte olan yeni nesillere aktaramamış olmanın fakirliğinden kaynaklanan sıkıntıları çekiyoruz. Paylaşalım ve yaşatalım, diyorum.

                Saygı, Sevgi ve selamlarımla

 


Bu haber toplam 471 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları