HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Nisan 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Kaynayan Demokrasi ve Devletin Milletin Bekaası (2) (Devam)

15 Mart 2019 Cuma Saat: 08:35

“Peki hocam, mademki iş yumurtaya, pardon, halka verilecek vaatlere, imkanlara filan geldi,  dayandı.  Sosyo  ekonomik alanda bugünkü CHP’nin pozisyonu nerededir?”   diye soracak olursanız. Tüm dünya toplumlarında, insanlar, beş büyük gelir gurubuna ayrılmakta. A gurubu en zenginler, finansal yatırımcılar, banka  sahipleri, teknik  sanayi yatırımcıları, büyük sanayi  holding sahipleri vb. filan. Tablo,  aşağıya  doğru inmekte.  Daha  küçük işletmelerin sahipleri,   daha az varlıklı bankacılar vb.Onlarda  B gurubu. Biraz miras,  biraz şans, eğitim, akıllılık vb. gibi olgularla, ortanın altı veya  üstündeki  gelir gurupları   arasında sık sık geçiş yapabilen, küçük kapitalistler denilen,  iş ve meslek adamlarının oluşturduğu- orta tabaka-  C  ve D gurupları. E gurubu ise, yoksullar, işsizler, boğaz tokluğuna çalışanlar. Ancak, onlarında kendi çapında az çok bir miktar dünyalığı, malı- mülkü bulunmakta.

                  İki şeyi daha ilave edelim. Ya, hiç olmayanlar, toprak yok, mal-mülk yok, iş yok, sigorta- sosyal güvence nerde, adamda hiçbir şey yok. Halleri perişanlık. Bunlarda E / -  negatif gurubu. Birde, tersine dönersek, her şey var, para-mal-mülk, servetleri gani, hayatın tadını onlar çıkartıyor, dünyanın açık veya kapalı gizli egemenleri olan jet sosyete, kaymak tabaka, her yıl dünyanın en zenginleri olarak isimleri ve servet sıraları ekonomi dergilerinde yayınlanıyor. A/+   pozitif Gurubu. Neyse ki, bu guruplardan bizde pek bulunmuyor.

                Bugün, ülkemizde Cumhuriyet Halk  Partisi’nde odaklaştığı farz edilen, Sosyal Demokrat Görüş’ün felsefesindeki insanların büyük çoğunluğu, C ve D guruplarında yoğunlaşmıştır.  C ve D guruplarında ki  oy ve güç oranlarımız  kemikleşmiştir.   E ve B guruplarından, oy ve güç kazanabilmemize   gelince, bizim, toplumun en alt gelir seviyelerinde ki E gurubu insanlara nüfuz edebilmemiz imkansız gibidir. Dilimiz farklıdır ve  sonuçta, sen bir burjuvasın ve sen,  her ne kadar emekten emekçiden yana gözüksen de, karşındaki  sana o gözle bakıyor, seni  ortanın üstünde varlıklı kesimden görüyor.

             Ancak, çok daha kolay, aynen bizde sizin gibiyiz mesajı verebileceğimiz çok çok daha güçlü ve enerjik bir kesim var ki, o da, B, C ve D vasıflarındaki,  özellikle emek ve bilgi yoğun, iş ve sermaye kesimi. Tabii ki biz, yıllar önce, onlarla yollarımızı ayırmış bulunmaktayız. Yine de, B’ den oy alabilmemiz, o guruptaki  insanlara yakınlaşabilmemiz, E’ deki insanlara yakınlaşabilmemize göre,  daha kolaydır.

               Burjuvazinin emeği sömürdüğü ve bunu önleyebilmek için, sınıf mücadelesi yapılması gerektiği yönündeki klasik  sol   felsefe  bir kenarda dursun, B-C- v e D gurupları güçlenmeden, toplumun genel hayat standardı yükselmeden, E’ nin güçlenmesi ve daha iyi hayat şartlarına kavuşması, çok  zordur, sen  B’ye, C’ye , D’ ye  uzak durursan, bu durum da, E’ de zaten, senden hiçbir şey ümit etmemektedir.

             2014  yılındaki   30  Mart  Büyükşehir   Belediye seçimlerini hatırlıyorum.  Ordu’da  CHP ve  MHP’nin olağan üstü bir çalışma göstermesine rağmen, seçimleri,  Ordu Büyükşehir ve  20’ ye 20 ilçe Küçükşehir Belediye Başkanlıklarıyla  Adalet ve Kalkınma Partisi almıştı. Ülke genelinde de AKP  yüksek oranda oy almış ve çok sayıda belediye başkanlığı kazanmıştı.  Kitleler, bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında, daha iyi bir belediyecilik, daha  iyi bir yaşam bekliyor, daha iyi bir yaşam standardı umut ediyordu.

  Yolda, partililere raslamıştım. Özellikle, bir seçim dönemi boyunca, çocuklarını, yakınlarını  bırakıp, akşam sabah kapı kapı dolaşıp çalışmış, ev gezileri yapmış   CHP’li kadınlar çok üzüntülüydüler. Biraz hüsran,  daha çok hayal kırıklığı,  en çok ta ümitsizlik.   Bir tanesi, “Doktorum, çocuğu okuttuk, yükseğini de.( Meslek yüksek okulu demek istiyor.) İş yok, belki belediyeye filan sokarız diye umudum vardı, iki ay boyu onun için koşturdum, durdum. ”demişti. Etraftan,  “ Sade sen misin, bizim çocuklarda işsiz.”  Diyorlar. “ Ne yapayım, ben kendi çocuğumun derdine düştüm.”diyor.  “Nerde iş bulursa oraya gitsin. Bakarsın, belki bir yerden bir şey çıkar. Hayırlısı olsun.”diyorum.

              Adalet ve Kalkınma Partisi, bu başarısını, muhafazakar-sağ  felsefeli karizmatik liderini sürekli  öne çıkartarak,  toplumun en alt gelir düzeylerini oluşturan ve  bu lideri kendisine yakın hisseden  muhafazakar  kitlelerin gelir düzeylerini arttıran sosyal yardım- isdihdam politikalarıyla ve muhafazakar seçmenin hafızasında kalmış geçmişe dönük bölük pörçük bazı şeyleri canlı tutmaya çalışarak, sürdürmeye çalışıyordu.  

              Şurası bir gerçektir ki, iktidarda olduğu uzun yıllardan beri, hakim durumda olan  modern kentli   burjuva orta sınıfa karşı, muhafazakar  kentli bir burjuva orta sınıf yaratma çabasında olan Adalet ve Kalkınma Partisi, bir dereceye kadar bunu başarabilmiş sayılmakta.  Gelir ve yaşam düzeyleri yükselen bu geniş kitleler ise,   bu kazandıklarını korumayı,  gelecek garantilerini uzun yıllara yaymayı  arzu etmektedirler.

            Geniş kitleler için,  bu tür bir sosyal güvenceyi sağlamanın en iyi yolunun , partinin uzun yıllar  iktidarda kalması olacağı açıktır.  Türkiye’nin  tarafsız cumhurbaşkanı, partili başbakan ve bakanlar ile   halk iradesine dayalı bir meclisten oluşan  Parlamenter Demokrasi ve hükümet  sisteminden,   oyların % 50’si  + 1 fazlalıkla seçilebilen      partili bir başkan, başkana bağlı bürokratlardan oluşmuş  bir hükümet ve yine  halk iradesine dayalı, ancak gücünün ve yetkisinin büyük kısmı başkana devredilmiş  bir meclisten oluşan Presidenter Demokrasi  ve hükümet sistemine   geçilerek, uzun sürebilecek garantili bir iktidarın yolu açılmaya çalışılmıştır.

              Yeni dönemin en büyük kırılması, milliyetçiler üzerinden yaşanmış, ülkücü-milliyetçi kesim, muhafazakar milliyetçiler ve demokrat milliyetçiler olarak ikiye ayrılmış olup, yaklaşan seçimlerde  muhafazakar milliyetçiler  muhafazakar iktidar AKP ile birliktelik-Cumhur İttifakı, ‘ Gönül Belediyeciliği’  yaparken, demokrat  milliyetçiler, sosyal demokrat CHP ile işbirliği-Millet İttifakı, ‘Derman Belediyeciliği’ yapmaktadırlar. Sağ muhafazakar Milli Görüşçü Saadet Partisi- ‘Çare Belediyeciliği’ ile,  Kürt Milliyetçiliği’nin yanında  kendisine sol-sosyalist bir görüntü vermeye  çalışan HDP- Kürtçe ‘YaMeYe, yani Türkçesiyle  Bizimdir Belediyeciliği’  ile, şartlara göre pozisyon ayarlamaya çalışmaktadırlar.

            Presidenter-Başkanlık tipi demokrasi sistemine geçildikten sonra yapılmakta olan bu ilk seçimlerde, yukarıda  belirtmiş olduğumuz ittifak oluşumları gereği,  delege sisteminin passifize edilmesi,  bu güne kadar gelen klasik idealizm felsefelerini  ve liyakate dayalı aday seçme sistemlerini karmakarışık  hale getirmektedir. Tüm

Partilerde hatırı sayılır derecelerde aday küskünlükleri yaratılmakta, bu arada  seçmenin ne kanaat göstereceği umursanmamaktadır.

             Seçmen düşüncelerinin  gitgide  daha büyük  zigzaklar  çizmeye başladığı, seçimlerin vazgeçilmezi olan anket sonuçlarının açıklanmadığı bir ortamda, seçim sonuçlarının ne göstereceği hususunda sağlıklı  bir kanaat  elde edilememekte ise de, diğerlerinden 1-0 önde başlayan ve tüm imkanlarını seferber eden iktidar partisi AKP’nin, parsanın büyük kısmını toplayacağı muhakkaktır.

             Oldukça uzun bir süreden beri peyder pey yapılan başkan adayları açıklamalarının süresi dolmuş ise de,  partiler arası, parti-taban arası, partilerle yüksek seçim kurulu arası  anlaşmazlıklar  ve benzerleri gibi  ortaya çıkan boşluklar  nedeniyle, ortalık  halen yatışmamış olup, eski siyasetçilerin deyimiyle  Demokrasi  Kazanı,  bu şekilde harıl harıl, gürül gürül  kaynamaktadır. ( Devamı var)


Bu haber toplam 756 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları