HABER ARAMA
  • DOLAR5,8345
  • EURO6,5679
  • ALTIN239,3885
  • BIST 10096.102
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
22 Nisan 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


14 TL-15 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

RECEP ÖZCAN

RECEP ÖZCAN

Sevdiklerimizi Uğurlama Töreni

10 Nisan 2019 Çarşamba Saat: 08:46

İnsan ölümü doğduğunda yanına almış olur. Ne zaman geleceği belli değildir. Buna rağmen belli bir yaşa kadar hiç aklıma getirmeyiz. Fakat bir yakınımız bizden ayrılınca çok üzülür, belirli bir süre aklımızdan gitmez. Sevdiklerimizin ölümüne üzüldüğümüz yakınlarımızı en güzel şekilde uğurlamaya çalışırız. Bu güzellikler nedir, nasıl yapılır anlatmaya çalışacağım.

Sevdiğimiz insanları ahrete uğurlarken hediyelerin en güzeli, okunan Allah’ın kelamıdır. Köylerde bir cenaze olduğunda, yatağında ise mutlaka başında, Yasinler ve Fatihalar okunur. Son nefesinde Kelime-i Şahadetle uğurlamaya çalışılır.

İnsan öldüğünde ağızları ve gözleri kapatılır, ayakları birbirine, elleri ise yanlara birleştirilir. Karnı şişmesin diye üzerine bıçak veya makas gibi demirden cisimler konur. Sert bir zemine yatırılır, genelde başının altına fazla yüksek olmayan yastık konur ve diğer işlemler için beklenir.

Salasının okunması için köyün hocasına haber verildiği gibi mümkün olduğu kadar çevre köylere de haber verilir. Sala sabahtan verilir yakınları, dostları başka yerlere gitmeden haberi olsun diye… Ses sistemleri yokken köyün yüksek bir yerine çıkılır oradan ölüm ilan edilirdi. Buna köyde mevta çağırma denirdi. Herkesin duyması için sesi yüksek çıkan seçilirdi. Genelde cenaze öğle namazında veya yetişmezse ikindi namazında kaldırılır.

Cenaze genelde evinde yıkanır. Cenazeyi genelde dört tane hoca tarafından yıkanmaya çalışılır. Bir hoca sağ tarafına diğeri sol tarafına durur diğer hocalar da bunlara yardım eder. Temizleme suyu dışarıda yayvan tava veya haranlı kazanlarla yakılan ateştin üzerinde ısıtılır. Ateşi yakan, suyu ısıtan ve sonrasında ılıtan birileri mutlaka olur. Suyu ibriklerle taşıyanda farklı kişilerdir. Cenaze yıkama kalabalık kişilerle yapılır. Cenaze yıkama son bir görevi yine evinde olması sağlanır.

Yine yıkama İslam’a göre en yakını tarafından olması gerekirken hocalar tarafından yıkanması istenir. Yıkama işlemi itina bir şekilde yapılır. Güzelce abdest aldırılır, kefenlenir, kokular sürülür, kefene zemzem dökülür. Huzura en güzel ve tertemiz şekilde çıkması sağlanır.

Yıkama işlemi bitince evde kadınlardan helallik istendikten sonra cenaze camiye veya mezarlığa götürülür cenaze namazı burada kılınır. Cenaze tabutla götürülür. Mümkün olduğunca herkes omu tutarak götürmeye çalışır.  Köyde mezarlık toplu bir yerde sayılır. Fakat her mahallenin ayrı bir mezarlığı vardır.

Diğer taraftan da yakınlara haberler ulaştırılır. Onlarında ölenin arkasından af edilmesi için namaz duasına çağrılır. Namazı kılınsın ve ne kadar çok insan şahitlik ederse Allah affeder düşüncesiyle… Mahkemelerde delil ve şahit de yoksa kurtulmak zordur. Allah katında da böyledir. Namaz kılınırken dua edenlere müezzin tarafından “Merhumun iyiliğine şahitlik eder misiniz?” diye sorulur. Şahitlik merhumun kurtulmasının bir nedeni olabilir, faydası vardır. Allah kullarının şahitliğine itibar eder. Bu nedenle ve sevdiklerinden dolayı cenazeler kalabalık olur. Hem kadınlar ve hem de erkekler cenaze evlerini doldururlar.

Bildiğiniz gibi kul hakkı Allah katında önemlidir. Mutlaka ödenmesi gereken bir haktır. Ödenmediği takdirde kurtuluş yoktur. Bu nedenle namaza katılanlardan helallik alınır. Müezzin tarafından “Merhuma haklarını helal ettiniz mi?” denildiğinde hep bir ağızdan koru halinde “Helal olsun” denir. Böylece komşu ve kul haklarından sevdiğimiz mevta kurtulmuş olur.

Bu işlemler yapılırken bir kısım yakınlarda mezar kazma görevini yerine getirirler. Mezarları kazanlarda namaz kılan, sigara içmeyen gibi özellikli kişiler aranırdı.

Mezara konulan tahtalar kol hızar ile biçilirdi, kalas haline getirilirdi. Daha sonraları ise atölyelerde perdelik tahta haline getirilmeye başlanmıştır. Dut tahtasına olmasına dikkat edilirdi. Tahtalar hemen çürümesin uzun süre dayansın diye… Fakat günümüzde buna çok dikkat edilmez. Perdelik diye söylenir. Nasıl evlerin perdesi varsa galiba bu tahtalarda mezarların perdelikleridir. İlerde çürürken kokusu dışarıya çıkmasın, ayıbını örtsün, birden toprağın altında kalmasın, yeri ev gibi olsun diye…

Tabutu köyde herkes bilir. Son yolculuğun son modelidir. Tabut vazgeçilmez bir halde cenazeyi mezara götürürken kullanılır. İnsan topraktan geldi, toprağa çabuk kavuşsun diye tabutsuz konur.

Merhuma sön görev diye mezarına da yakınları indirir. Perdelikleri dizilir, toprağı üzerine küreklerle atılır. Kürekler elden ele verilmez, toprak atmayı bırakan küreyi yere bırakır, diğeri yerden alır. Bu işlemi yaparken uygun olmadığı düşüncesi hâkimdir. Uğursuzluk sayılmaktadır.  Fakat İslam’a göre bu uğursuzluk değildir. Zamanla bu da ortadan kalkmıştır.

Toprak atma tamamlandıktan sonra mezarın toprağına güzelce şekil verilir. Bu arada hocalar tarafından Tebareke veya Yasin süresinin peşinden kısa süreler okunur. Mümkün olduğunca farklı hocalar tarafından okunur. Okunan Kurandan sonra dua edilir. Özellikle ölen için dünyada yaptıkları günahları varsa af edilmesi için Allah’tan yardım istenir. Cemaat çekildikten sonra hoca tarafından telkin verilerek kabrin başından ayrılınmış olunur.

Kılamadığı namazları varsa, tutamadığı kefaret orucu varsa ve ettiği yeminler olur diye kefaret için, af edilmesi için ıskat yapılır. Bu ıskatın kuran okunurken cemaate dağıtılır. Veya Kuran Kursunda okuyan talebelere gönderilir. Ayrıca cenazeyi yıkayan hocalara, yardımcı olanlara, suyu ısıtanlara, kuran okuyanlara, telkini verene, sala verenlere, mezarı kazanlara ve perdelikleri yapanlara mutlaka ücret ödenir. Geride kalanlarda borçlu olmasın diye yardım edenlere mutlaka ücrete ödenir.

Bunun yanında başka yapılan güzel adetlerde vardır.  Sevdiklerimizin arkasından Kuran okunur. Veya cenaze yıkanırken hatim indirilir. Özellikle de cenazenin defnedildiği günün akşamı evinde komşular ve yakınlar toplanır hoca tarafından yine kuran okunur. Hayırla yâd edilmeye çalışılır. Sadece bununla bitmez, mevlit okutulur, cuma geceleri unutulmaz, bayramlarda unutulmaz, kandil gecelerinde unutulmazlar. Çünkü geride kalanlara Kuran okuma mirası bırakılmıştır.

Köyde mezarlıklar çok düzenli ve temiz değildir. Mezarların kenarlarını ise ustalığı olan veya az bu işlerden anlayanlar tarafından yapılmaktadır. Daha doğrusu mezara ve mezarlıklara çok önem verilmemektedir.

Ölüm gerçeğini insanlar bir araya geldiğinde konuşmaması mümkün değildir. Ölüm çeşitli nedenlerle konuşulmaktadır. Köyde “Başını mezar tahtasına vurunca anlarsın” ifadesi çok kullanılmaktadır. Bunun bir anlamı iyi davran senin içinde ölüm var demektir. Diğer bir anlamı ise insan öldüğünü telkin verildikten sonra anlar, kafasını kaldırır birde bakar ki kafa mezara dizilen perdeliklere vurur.  Sonuçta ölüm var, her canlı mutlaka ölümün tadını duyacaktır.

Genel itibariyle insanların yaşları ilerledikçe ölümü hatırlamaktadır. Özellikle de çevresinde yaşadığı komşuları ve yakınları yanlarından ayrıldıkça bunu fark etmektedirler. Ne kadar çok tanıdıklarımız vardı, şimdi yoklar değil mi? Bir kısmının sadece isimlerini, bir kısmının simasını hatırlarız.  Fakat zaman geçtikçe unutur gideriz.

Ben iyi hatırlıyorum yıllar önce bizden ayrılan birinin resmini gördüğüm zaman simasını bile unutmuşum diye yakınıyorum. Veya falancanın ismini hatırlıyor musun diye sorulduğunda ismi aklıma gelmiyor. Öbür âleme gidenlerin simalarını unutabilir. Fakat bir şekilde dualarımızla unutmayız. “Şu mezarlıkta yatanlar, bu camiyi yapanlar, bütün geçmişlerimiz, bu cemaatin geçmişlerinin ruhuna” diye hatırlar ve dualarımızı onlara göndererek hatırlamış oluruz.

İyi kişiler öldüğünde “Erken kaybettik, iyiler erken ölür” şeklinde söylenir ve üzüntü duyulur. İyi insanlarla yaşamak her zaman güzeldir. Güzel ve iyiliklerle geçen ömürde çabuk geçer. Nasıl geçtiği anlaşılmaz. Kötülerle ve kötülüklerle geçen zaman çok uzun gelir. Sevdiklerimize ölüm geldiğinde mutlaka yapılması gerekenler var. Köylerde sevdiklerimiz kaybettiğimizde bu işlemler yapılır. Kaybettiklerimizin mekânı Cennet olsun.

 


Bu haber toplam 186 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları