HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Haziran 2019 Salı
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Baharda Tango “Kara, bir renk değildir”

10 Nisan 2019 Çarşamba Saat: 08:51

Bahar aylarında Mayıs’ın sonuna kadar bir sürü doğa olayları vardır. Bu olaylar tabiatın adeta baharla bir tangosudur.

 

Tango Şubat ayında cemrelerin düşmesi ile başlar, cemreler yedişer gün arayla düşer, önce havada sonra su ve toprakta sıcaklık artışı başlar cemre, Arapça ateş anlamına gelir. Eskilerin bir bahar ayları takvim hesabı vardır bu hesap hep 13 gün önden gider. Ayların ismi başkadır, kış soğuklarına Zemheri, Şubat ayına Gücük ay, Nisan'a Abrul derler.

 

Anneannem için Abrul'un beşi önemli bir gündü, Hıdırellez ve Mayıs yedisi hesaplarını ve günlerini iyi bilirdi. Bütün bunlar insanların doğa olaylarını gözlemleyerek bin yıllar içinde oluşturdukları bir tabiat takvimiydi ve hiç şaşmazdı. Gücük aydan sonra (Şubat kısa olduğu Gücük denirmiş) cemreler ne zaman nereye düşer anneannem saatine dakikasına kadar bilirdi.

 

Sonra Mart dokuzları gelirdi, bir dokuz, iki dokuz üç dokuz, bu hesaplar hep bugün kullandığımız takvimden 13 gün önceydi ve soğukları ile ünlüydü her yıl aynı günde muhakkak tutardı.

 

Bu 13 günlük fark Cumhuriyetten önce kullandığımız hicri takvimin bugünkü kullandığımız takvime çevrilmesinden geliyordu.

Anneannemin köyünde annesinden öğrendiği tabiat takviminde daha kışın ortasında iken fındık zamanına kadar yapılacak bağ bahçe işlerini neyin ne zaman dikileceğini hayvanların, otun böceğin hareketlerini bilirdi.

Kış ayları onun lügatinde ZEMHERİ veya “KARAKIŞ” bağda bahçede köyde kimsenin hiçbir iş görmediği dönemdi. Bu dönem yaklaşan bahar aylarında tabiatın canlanmasından sonra yapılacak işle için hazırlık yapmakla geçerdi.

 

 

Kara bir renk değildir

Aslında kış kara değildi kış beyazdı, ama kara Orta Asya Türklerinde olumsuzluk demekti her kötü şeye her olumsuz şeye Türkler kara demiştir, kara bir renk değildi, karayazı, kara haber gibi.

Kara kelimesinin bir diğer anlamı “güçlü” demekti. Karahan kelimesi de “Güçlü Han” anlamına geliyordu ki, Karahanlılar devletine güçlü devlet anlamında bu isim verilmiştir.

 

Baharın Cini

Cemre Cemre, ilkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışına verilen addır.. Arapça ateş anlamına gelir. Orta Asya'da ise İmre adı verilen bir cinden bahsedilir. Cin bahar başlangıcında titrek ışıklar saçarak ortaya çıkarmış. Titrek ışıklar saçarak göğe yükselir, oradan buzların üstüne düşer, buzları eritir, en son olarak da yere girip, topraktan buharların yükselmesine sebep olur.

Cemre ile oluşan günlerde yer alan doğa ve iklim olaylarına eski insanlar nasıl bakmışlar:. 1.Cemre: Gücük ayının yedisinde (20 Şubat) havaya düşer, havalar ısınmaya başlar. 2.Cemre: Gücük ayının 14. gününde (27 Şubat) suya düşer. Sular ısınmaya başlar. 3cü Cemre: Gücük ayının 21ci gününde 6 Mart toprağa düşer. Toprak ısınmaya başlar. Bundan sonra “Kocakarı Soğukları” gelir. Anneannemin hesabına göre gücük ayının 26 cı günü ile Mart ayının 4cü günleri (11-17 Mart) arasında devam eden sayılı fırtınadır. 

 

Mart Dokuzu “Nevruz-21 Mart

En önemli günlerdendir ve birçok ad ile anılır. Bunlardan bazıları Bahar Bayramı, Nevruz, Gün Dönümü, Günsırtı, Mart Dokuzu, Mart Dutma, Kurt Kızanı, Mart Bozma, Mart Bozumu, Mart Kırma, Yılbaşı, Yılsırtı, Yeni Gün, Baha Toyu, Ulus Günü, Oğuz Toyu'dur. Türklerde yılbaşı, gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart günüdür. 21 Mart'a rastlayan bu gün Türk topluluklarında Nevruz, Ergenekon, Bozkurt, Çağan gibi adlarla bilinmektedir. Alçaklarda havanın ısındığı, yükseklerde çetin soğukların sürdüğü gündür, Abrul beşinden (Nisan 18 ) sonra kışın şiddeti hafifler ve Hıdırellez'de ise hep biter ve sonraki günler yaz sayılır.

Hıdırellez 5-6 Mayıs

Halk inançlarında Hızır; nur yüzlü, ak saçlı, aksakallı, kırmızı çarıklı bir derviş kılığındadır.  Her yıl 5 Mayısı 6 Mayıs'a bağlayan gece Hıdırellez olarak kutlanır. Hıdırellez Türk dünyasında bayramdır. Hıdırellez günü, Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştukları gün olduğu sanılır.  Hızır ve Hıdırellezin kökeni hakkında çeşitli görüşler vardır.

Bazıları Hıdırellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğunu iddia ederler. 

 

Mayıs Yedisi- 20 Mayıs 

Doğu Karadeniz'de “Çepni Bayramı” olarak da bilinir. Çepni Ortaasyadan gelerek Karadeniz'e yerleşen bir Türk Boyu'nun adıdır. Çepni Türklerinin yer yurt tuttuğu Çarşıbaşı, Vakfıkebir, Beşikdüzü ve Şalpazarı, Ordu, Ünye yörelerinde bir bayram gibi kutlanmakta, şenlikler yapılmaktadır.  Akkuştan itibaren Ünye'ye kadar olan köyler birer Çepni yerleşim yerleridir. Mayıs yedisi günü buralardan insanlar akın akın Ünye'ye deniz kenarına gelirler. Mayıs yedisi bulutlu veya yağışlı geçerse Yaz mevsimi iyi geçer, bolluk olur. Mayıs yedisi sıcak geçerse yaz mevsimi kurak geçer ve kıtlık olur.

 

Türkiye dışındaki 

Türklerde ay adları

Kazaklar: Kökek Ayı (Mart), Mamır Ayı (Nisan), Otamalı Ayı (Mayıs), Şilde Ayı (Haziran), Tamız Ayı (Temmuz), Kırküyek Ayı (Ağustos), Kazan Ayı (Eylül), Karaşa Ayı (Ekim), Caltoksan Ayı (Kasım), Kantar Ayı (Aralık), Akpan Ayı (Ocak), Birtin Ayı (Şubat).

 

KAYNAKLAR:

 Osman TURAN. On İki Hayvanlı Türk Takvimi. 

 Şule YAVER. Mevsimlere Bağlı Kültürel Unsurlar

 

 

 


Bu haber toplam 703 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları