HABER ARAMA
  • DOLAR5,8343
  • EURO6,5664
  • ALTIN239,2283
  • BIST 10096.197
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
22 Nisan 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


14 TL-15 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Cumhuriyetin Köy Enstitüleri (1)

15 Nisan 2019 Pazartesi Saat: 08:53

“Türk köylü çocuklarına Amerikan Kolejleri vasfında eğitim vermek.”          

Bir zamanlar önceydi, televizyonda haberleri izliyorum,  kanallardan birinde , alt yazı olarak ;  “ Kars’ın Cılavuz ilçesinde….   ” diye başlayan bir haber geçti.

Aklıma,   bizimkilerden sık sık  duymuş olduğum,  Cılavuz Köy Enstitüsü geliyor. 1940’ların 50’lerin efsane Köy Enstitüleri geliyor. Annem ile babamın yeni evli oldukları  ve babamın,  yeni mezun olarak ilk görev yaptığı, oradaki mutlu günlerini yaşamları boyunca unutamadıkları, orada görev yapmaktan duydukları gururu her zaman başı dik anlattıkları, köye, köy insanına, köy çocuklarına   çağın en  geçerli uygulamalı eğitimini vermiş olmaktan duydukları hazzı,  vatanın uzak bir yöresinde, yoksul köy çocuklarını vatana millete yararlı gençler olarak yetiştirmekten dolayı duydukları  övünçü anlattıkları, Van-Erçiş-Ernis Köy Enstitüsü geliyor.     

Aile albümlerimizde çocukluğumdan beri ezberlediğim, öğrencilerin, okulun  resimleri aklıma geliyor. Daha önceki yazılarımdan birinde  anlattıklarım  aklıma geliyor.          

“ Sene 1951. Van gölü kıyıcığında tek kat, üç göz, ahşap bir devlet lojmanı. Genç bir karı koca veranda da güneşe karşı gülümsüyorlar. Bizimkiler, daha yeniler. Ben henüz piyasa da yokum.                               

Babam Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesinden yeni mezun olmuş. İlk  görev  yeri. Van-Erciş-Ernis Köy Enstitüsü Eğitim Başı. Kalbin de vatan sevgisiyle idealist bir cumhuriyet öğretmeni.

Devletin köye-köylüye ışık, aydınlık, uygarlık, çağdaşlık götürebilmek için açtığı,  elli küsur köy eğitim enstitüsünden biri.

Öğrencileriyle resimler. Kaba  saba köy çocukları. İleride köy enstitüleri kapatılıp, adları ve müfredatları ilkokul öğretmen okullarına çevrildikten sonra adları efsaneleşecek köy enstitüsü öğrencileri. Bayram resimleri. Aileler, öğrenciler temiz, düzgün kıyafetleriyle okulda Gençlik Bayramı’nı kutluyorlar.

Öğrenciler, ilkokuldan sonra köylerine en yakın Köy Enstitüsü’nde  , parasız yatılı olarak   orta öğretim  seviyesinde eğitime başlıyorlar.  Okulun yatakhanesi, yemekhanesi ve diğer ihtiyaçlar için gerekli birçok bölümleri de var.  Orta öğretim  seviyesinde gördükleri  tarih, coğrafya, edebiyat, matematik, biyoloji-sağlık  vb. gibi derslerinin yanı sıra,  teorik olarak, tarım,  hayvancılık, el sanatları  vb.  konularında da eğitim alıyorlar.             

Teorik  eğitim ile beraber,  eğitmenleri başlarında,  dünyanın en güzel  uygulamalı   eğitimini yapıyorlar. Tarlalar var, bahçeler  var, doğunun o sert,  amansız ikliminde  tarım, meyvecilik, sebzecilik, bahçecilik, yapmayı öğreniyorsun,  kümeste ahırda  hayvan yetiştiriyorsun, besliyorsun.  Atölyeler var, işlikler var, tarlada bahçede kullanacağın kazmayı- küreği kendin yapabiliyorsun, hatta bazen, çalışacağın işliği, dersliği ve hatta okulu bile kendin yapıyorsun.

Öğrenciler, yaşamı, sadece dört duvar arasında, kitaplardan   ezber değil, yaşamın içinden gelmiş,  kendileri  gibi yaşamış, kendileri  gibi yetişmiş,  kendilerinden, kendi  halkından, kendi insanından bir parça olan  topraktan yetişmiş, topraktan bilen, hayatın acısını zorluğunu  tanımış,    diğer bir deyiş ile, Hoca Nasrettin gibi ağlayıp, Bayburtlu Zihni gibi gülen, halkla beraber yaşamış, gerçek halkın içinden,   halktan gelme halk çocuklarından öğreniyorlar.       

Hem teorik bilgi, hem pratik tecrübe kazanıyorsun. Kendin olarak,  kendi el-bilek-beyin gücünle bir şeyler yapmak,  sana muazzam bir özgüven veriyor. Hayat boyu kendine yetecek yaşam moral  yeteneği kazanıyorsun. Ondan, bundan, bir başkasından, birilerinden, bir yerlerden bir şey beklemiyorsun.

Enstitülerin-okulların,  devrin imkanlarıyla beslenen, gününe göre hayli genişçe, her türlü yerli yabancı yayınla desteklenen kütüphaneleri var.               

Gün geçtikçe  ufku açılan o basit köy çocukları,   okumanın, aydınlanmanın tadını almışlar, okumaktan hoşlanıyorlar, vazgeçmiyorlar. Proje devrin Milli Eğitim Bakanı ve yardımcısı İsmail Tonguç’un göz bebeği. Yetişen, yetişmekte olan gençlerden, genç beyinlerden  köyün-kırsalın, ülkenin kalkınması için çok şey bekliyorlar.

Eğitimin, kültürün  olduğu bir ortamda sosyal hayatta gelişmekte. Aileler, şubat-yaz tatillerinde köylerine dönen çocuklarındaki farlılıkları, hem sevinçle, hem de tedirginlikle izliyorlar.  Ailenin dışındaki  kapalı köy-kırsal toplum ise,  çok azı  takdirle,  çoğu zaman  açık bir imrenme  ve  gizli bir  hasetle bakıyor. Özellikle bir şeyler okumanın ve bilmenin şevkiyle, bir şeyler söyleyen, anlatan açık sözlü  genç insanlara gizli gizli hınç besleyenler , iftira atanlar, karalayanlar dahi  olmakta.  Bazıları, Sovyet Sosyalist  Cumhuriyetleri’nde ki,  ‘toprağın devletleştirilip, toplumun devlet tekelinde çalıştığı’  ‘Kollektif   Kolhoz  Sistemi’yle   bağdaştırmaya çalışmakta.       

Proje, daha çok,  bir yüzyıl önce,  aydın bir öğretmenin öncülüğünde  birleşilerek gerçekleştirilen ve hikayesi,  ünlü Ak Zambaklar Ülkesinde  adlı  kitapta   anlatılan, ‘toplumun kendi kendisini çağdaş eğitimle geliştirip, ülkesini kalkındırdığı’,  günümüzün gelişmiş- müreffeh  Finlandiya’ sındaki  yönteme benziyor.  Önlerinde başarılı olmuş bir örnek var, o nedenle,  projenin mimarlarının projeye güvenleri çok.

Okul kapsamında  sosyal hayat gelişiyor. En  başta, sanat, resim, müzik, edebiyat, tiyatrolar-temsiller, halk oyunları,  bahar şenlikleri,     öğle tatillerinde yemek üstü birliktelikleri,  yöresel halk oyunları, spor çalışmaları, ulusal bayramlarda gençlik gösterileri.

Köy gezilerinin resimleri. Doğu’nun bozulmamış zamanları. Van Gölü’nde kayık bile yok.   Sodalı suda yaşayan göl balığını memurlar yemiyor. Bölge halkı  Van Gölü canavarını biliyor. Annemin Van kedisi var.

Van’a Erciş’e atlı kızakla gidilip gelindiği yıllar. Bizimkiler Ankara-Van uçakla gidip geliyorlar. Çayır,  çimen bir havaalanı ve pervaneli bir uçak.”             

Cılavuz Köy Enstitüsü,  Ernis Köy Enstitüsü, doğunun doğusunda,  vatanın en yoksul, en geri kalmış yörelerinde kurulmuş diğer köy enstitüleri gibi, ıssız bozkırlarda kurulmuş   iki  yalnız  köy enstitüsü. Bunlar, bu kuruluşlar, bu eğitim yuvaları  bir çokları  için çok bir şey ifade etmeyebilir veya tabii ki,  farklı  farklı   bir şeyler de düşündürebilir.

Ama, bu kuruluşların ne olduğu, nasıl eğitim verdiği,   onları kurmuş, oralarda çalışmış, onları yaşatmış, oralarda aldıkları eğitimle hayatta  başarılı   olmuş, yükselmiş, bir yerlere gelebilmiş insanlar için ne ifade ettiği,  gelişmenin, yükselmenin köyden başlaması, Türk toplumunun ülke kaynaklarına dayanarak  gelişmesi,  yükselmesi, zenginleşmesi ülküsü çokları tarafından bilinmemektedir.

Yapılmış ve yapılmaya çalışılmış bir çok ülkeye yararlı şeyin anlamları,   daha sonraları  bilinçli olarak  farklı yönlere  çekilmiş,  toplumda yanlış  ön yargılar  yaratılmış,  bir çok iyi şeyin üstü kapatılarak unutturulmaya  veya yok edilmeye  çalışılmıştır. ( Devamı var)


Bu haber toplam 86 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları