HABER ARAMA
  • DOLAR6,0802
  • EURO6,8436
  • ALTIN251,2445
  • BIST 10086.072
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Mayıs 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Son kış günleri Abrul Beşi

17 Nisan 2019 Çarşamba Saat: 08:46

Abrul eski insanların tabiatı gözlemleyerek binlerce yıldır oluşturduğu doğa takviminde bir aydır. Türkçedeki adı Nisan Avrupa dillerindeki adı April’dir.

Abrul kelimesinin kökeni ise Yunanca Apra­lios  sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük ise Latince aynı anlama gelen Aprilis sözcüğünden alınmıştır. Latince sözcük ise Etrüskçe Apru sözcüğünden gelmektedir.

Apru Etrüsklerde bir tanrıça adıdır. İtalya'da yaşamış olan Etrüskler bazı bilim adamları tarafından Türklerin ataları kabul edilmektedir.

 Abrul’un Türkçedeki karşılığı olan Nisan’ın ise kelime kökeni

Akat dilinde Nisannu, Sümerce turfanda mahsul demektir Arami-İbrani takviminin birinci ayıdır. .

 

Abrul Beş'i Nedir?

Aprul beşi 18 Nisan'a denk gelmektedir. Abrul ayının beşinci gününde şiddetli soğuk olur, bu ise yılın son soğuğudur, artık kış bitmiş, yaz günleri başlamıştır.

Bu soğuk günlerde çiçek açan ağaçlar, dikilen sebzeler soğuktan zarar gördüğü için Abrul'un beşinden çok korkulur. Hatta halk arasında “Kork abrul'un beşinden, öküzü ayırır eşinden” diye bir söz vardır.

Nisan ayının on sekizine  rastlayan bu gün de yaşan doğa olayları insanların uzun yıllar gözlemlerine dayanır ve her yıl aynı dönemde tekrar eder, halk bu günleri hafızasına kaydederek doğa ile mücadele edip hayatlarını sürdürmüşlerdir.. Abrul beşindeki oılaylar her yıl aynı gün hiç şaşmadan meydana gelir.

 

Bu gözlemlere halk arasında; Ana-baba hesabı, Eski Hesap, Çoban Hesabı, denir. Rumi Takvim esasına dayanmaktadır. Miladi Takvimle Rumi Takvim arasında 13 günlük fark bulunmaktadır. Bu tarihten sonra artık Hıdrellez'e ve Mayıs yedisine az zaman kalmıştır.

Hıdrellez günü ise yazın başlangıcıdır.

 

 

Bahar'dan Yaz'a

Doğa Hareketleri

Abrul'un beşinden önce fırtınalı günler olan Cemreler ve Mart Dokuzları gelir.

Eskilerin kendilerine has ay, yıl hesabında takvimi 13 gün önden gelirdi. Ayların ismi başkaydı, kış soğuklarına Zemheri Şubat ayına Gücük ay, Nisan'a Abrul derdi.

Anneannem için Abrul'un beşi önemli bir gündü Hıdırellez ve Mayıs yedisi hesaplarını iyi bilirdi.

Gücük aydan sonra (Şubat kısa olduğu Gücük denilmiş) Cemreler ne zaman nereye düşer anneannem saatine dakikasına kadar bilirdi. Sonra Mart dokuzları gelirdi, bu hesaplar hep bugün kullandığımız takvimden 13 gün önceydi..Bu 13 günlük fark eski takvimin bugünkü kullandığımız takvime çevrilmesinden geliyordu.

Anneannemin köyünde anneannesinden öğrendiği bir yaşam takvimi vardı. Özellikle kışın ortasında iken fındık zamanına kadar yapılacak bağ bahçe hazırlıklarını neyin ne zaman dikileceğini hayvanların, otun böceğin doğanın hareketlerini bilirdi.

 

Kış ayları onun lügatinde ZEMHERİ veya “KARAKIŞ” bağda bahçede köyde kimsenin hiçbir iş görmediği dönemdi. Bu dönem yaklaşan bahar aylarında tabiatın canlanmasından sonra yapılacak işlere hazırlık yapmakla geçerdi.

 

Onun Kara Kış dediği kış aslında kara değildi kış beyazdı, ama kara eski Türklerde olumsuzluk demekti her kötü şeye her olumsuz şeye Kara demiştir köylümüz, Kara bir renk değildir, kötü ve kötülüğün adıdır. Karakış, Karayazı, Kara bahtım, gibi, Kara Haber gibi.

 

Cemre

Cemre, ilkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışına denilir.. Arapça ateş anlamına gelir.

 

Bu ateş cini  bahar başlangıcında titrek ışıklar saçarak ortaya çıkarmış. Titrek ışıklar saçarak göğe yükselir, oradan buzların üstüne düşer, buzları eritir, en son olarak da yere girip, topraktan buharların yükselmesine sebep olurmuş.

 

Aynı olaya Bulgarlarda Zemire Azerbaycan'da Cemle denir. 1ci Cemre Gücük ayının yedisinde (20 Şubat) havaya düşer, havalar ısınmaya başlar, 2 ci Cemre, Gücük ayının 14cü gününde (27 Şubat) suya düşer. Sular ısınmaya başlar. 3cü Cemre: Gücük ayının 21. gününde 6 Mart toprağa düşer. Toprak ısınmaya başlar.

 

Bundan sonra “Kocakarı Soğukları” gelir. Anneannemin hesabına göre gücük ayının 26 cı günü ile Mart ayının 4cü günleri (11-17 Mart) arasında devam eden sayılı fırtınadır.

 

Mart Dokuzu

21 Mart- Nevruz

Bu gün en bilinen önemli günlerden biridir ve birçok adı vardır. Bunlardan bazıları Bahar Bayramı, Nevruz Gün Dönümü, Günsırtı, Mart Dokuzu, Mart Dutma, Kurt Kızanı, Mart Bozma, Mart Bozumu, Mart Kırma, Yılbaşı, Yılsırtı, Yeni Gün, Yaz (Bahar) Toyu, Ulus Günü, Oğuz Toyu'dur.

 

Türklerde yılbaşı, gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart günüdür. 21 Mart'a rastlayan bu gün Türk topluluklarında Nevruz, Ergenekon, Bozkurt, Çağan gibi adlarla bilinmektedir.

 

Alçaklarda havanın ısındığı, yükseklerde çetin soğukların sürdüğü gündür, Abrul beşinden (Nisan 18 Nisan) sonra kışın şiddeti hafifler ve Hıdırellez'de ise hep biter ve sonraki günler Yaz sayılır. Halk inançlarında Hızır; nur yüzlü, ak saçlı, kırmızı çarıklı bir derviş kılığındadır.

 

Hıdırellez  6 Mayıs

Her yıl 5 Mayısı 6 Mayıs'a bağlayan gece Hıdırellez olarak kutlanır.

Hıdırellez Türk dünyasında bayramdır. Hıdırellez günü, Hızır ve İlyas'ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu sayılır.

Hızır ve Hıdırellez'in kökeni hakkında çeşitli görüşler vardır. Bunlardan bazıları Hıdırellez'in Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır.

 

Mayıs Yedisi (20 Mayıs)

Doğu Karadeniz'de “Çepni Bayramı” olarak da bilinir. Çepni Ortaasyadan gelerek Karadeniz'e yerleşen bir Türk Boyu'nun adıdır. Çepni Türklerinin yer yurt tuttuğu Çarşıbaşı, Vakfıkebir, Beşikdüzü ve Şalpazarı Ordu Ünye yörelerinde bir bayram gibi kutlanmakta, şenlikler yapılmaktadır.

Akkuştan itibaren Ünye'ye kadar olan köyler birer Çepni köyleridir.

 

Ünye'deki Nadurlu, Encürlü, Cimbis, Saylan Alamanlu Kurna  bir Çepni ismidir. Mayıs yedisi günü buralardan insanlar akın akın Ünye'ye deniz kenarına gelirler. Mayıs yedisi bulutlu veya yağışlı geçerse Yaz mevsimi iyi geçer, bolluk olur. Mayıs yedisi sıcak geçerse yaz mevsimi kurak geçer ve kıtlık olur.

 

Kaynaklar:

Osman TURAN. On İki Hayvanlı Türk Takvimi.

Tuncer BAYKARA. Türk Kültür Tarihine Bakışlar.

Etimoloji Nişanyan


Bu haber toplam 512 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları