HABER ARAMA
  • DOLAR6,0842
  • EURO6,8187
  • ALTIN251,3213
  • BIST 10086.072
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
24 Mayıs 2019 Cuma
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

ŞÜKRÜ KARAMAN

ŞÜKRÜ KARAMAN

Setlerde Can Verenler

20 Nisan 2019 Cumartesi Saat: 08:36

“Atiye” adlı dizinin setinde Hasan Karatay’ın iş kazasında yaşamını yitirmesi, set emekçilerini ayağa kaldırdı.

Mesai kavramı olmaksızın, sosyal güvenlikten yoksun düşük ücretle olumsuz koşullarda saatlerce ter akıtan oyuncular ve set çalışanları “yeter artık” dedi. Ekran başında keyif alarak izlediğimiz dizilere emek harcayan oyuncu ve set işçilerinin çalışma koşulları oldukça ağır.

Başrol oyuncularının dışındakilerin çoğunluğu, çok az ücretle, sigortasız ve iş kazalarına karşı korunaksız şekilde setlerde ve diğer mekanlarda dizilerin izlenebilir düzeyde olabilmesi için canı pahasına emek harcıyor.

Üç saate yakın süren dizilerin çekiminde çalışma koşullarının ağır olması emekçiler  açısından dayanılmaz boyutlara ulaştı.

Diziyi yayınlayan kanalların daha fazla reklam adına yapımcılara bölümlerin uzun tutulması şartını dayatması, hem oyuncuları hem de diğer set ekibini isyan noktasına getirdi.

Öyle ki bölüm başına 100-200 bin liraya yakın astronomik ücret alan başrol oyuncuları bile  ‘’artık yeter’’ diyerek bayrak açtı.

Dizi oyuncuları 6 günde bir 150 dakikalık bölüm çekmenin neredeyse olanaksız hale geldiğini belirterek çalışma koşullarına karşı çıkıyor.

Oyuncular Sendikasına ve diğer meslek kuruluşlarına en fazla yakınma çalışma saatleri  konusunda geliyor.

Ücretleri zamanında veya hiç ödenmiyor, işi yetiştirmek için insani çalışma koşullarının sınırları aşılıyor. Hasan Karatay gibi emekçiler önlem alınmayan setlerde iş kazalarında, ya da başka etmenlerden ötürü yaşamını yitiriyor.

Uzun ve kötü koşullarda çalışmak set emekçilerinin iş güvenliğini açıkça tehlikeye atıyor. Kötü çalışma koşulları ne yazık ki ilgili makamlarca da önlenemiyor.

Dizi sektörü kendi başına bırakılmış halde. Ne yeterli denetim, ne ağır yaptırım var.

Bu kadar yakınmaların ardından Oyuncular Sendikası’nın girişimi ile dizi ve film setleri az tehlikeli sınıftan tehlikeli sınıfa alınabildi. Çocuk oyuncular için günlük çalışma süresi getirildi.

Tabii bunlar, başıboş bırakılan, insan emeğini olabildiğince sömüren dizi sektörünü kural altına alma adına olumlu bir adım. Ancak yine yetersiz.    

Oyuncuların vurguladığı gibi uzun süreli bölüm çekmek hem dizinin kalitesini düşürüyor, hem ekip ve oyuncuların 16-17 saat, hatta bazen daha fazla çalışmalarına yol açıyor.

Bu kadar uzun süreli çalışan oyuncu ve ekipten ne denli başarılı olması beklenebilir ki?

Reklam kaygısı ile uzun süreli çekilen dizilerin birkaçı hariç çoğunluğu gittikçe niteliğini yitirmesinden, izlenmemesinden ötürü sezonu tamamlayamadan yayından kaldırılıyor.

Dizilerin daha nitelikli olabilmesi, set emekçilerinin insani bir ortamda çalışabilmeleri için dizi bölümleri uluslararası standartlarda olduğu gibi 45-60 dakika aralığında çekilmeli.

 Oyuncuların ve özellikle set emekçilerinin büyük çoğunluğunun sigortaları bile yok.

Dizi emekçileri sağlık yardımından yararlanabileceği, emekliliğe hak kazanacağı sosyal güvenlikten yoksun günde 16-17 saat çalışıyor.

Oyuncuların ve set ekibinin 4/A (SSK) uyarınca sigortalı olmaları yasal zorunluluk haline getirilmeli.

Bu konuda da Oyuncular Sendikası’nın girişimi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hazırlık yürütüyordu. Ne oldu bilemiyorum?

Setlerde günde 16-17 saat emek harcayan oyuncu ve set ekibinin çoğunluğu sendika üyesi değil.

Türkiye’de sinema, dizi sektöründen operaya, performans sanatçılarına kadar yaklaşık 10 bin oyuncu var. Ancak 1200’ü aşkını Oyuncular Sendikası’na üye. Aslında burada özeleştiri yapmaları gerekiyor.

Oyuncu ve set emekçilerinin bu zor çalışma koşullarından kurtulması, ücretini zamanında alabilmeleri için sendika çatısında birleşmeleri şart.

ABD’de, Fransa’da, Almanya’da ve diğer ülkelerde olduğu gibi film ve dizi emekçilerine ilişkin kural getirilerek, insanca çalışabilecekleri mekanlar oluşturulmalı.

Ekran başında keyifle ve heyecanla izlediğimiz diziler ve sinemalarda gösterime çıkan filmlerde büyük emeği olan isimsiz kahraman, set emekçilerinin canı bu denli ucuz olmamalı. Ekmek peşinde koşan set emekçileri bu denli olumsuz çalışma koşullarını hak etmiyor.


Bu haber toplam 237 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları