HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
22 Eylül 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


14.00 TL - 14.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Anadolu Selçuklu ve Eyyübi İlişkileri; Yassı Çimen Savaşı (1)

29 Nisan 2019 Pazartesi Saat: 08:29

“Her iki orduda Erzincan yakınlarındaki Yassı Çemen Ovası civarında karargâh kurmuşlardır. Selçuklu Sultanı Keykubad, Erzincan’da bulunan Selçuklu askerleriyle Van-Harput Artuklularından yardım olarak gelen askerleri öncü olarak vazifelendirmiştir. Ancak, bölgeye yeni ulaşan 700 kadar Selçuklu askeri, daha henüz tam mevzilenemeden, ani bir baskınla,  önceden mevzilenmiş 3 000 civarındaki İran- Celaleddin Harzemşah’ın kuvvetlerinin saldırısına maruz kalır. Ölü ve yaralı çok sayıda Selçuklu askerinin zaiyatıyla sonuçlanan saldırı sonrasında,  öncü güçler kendilerini toparlamışlar iseler de,  sonuç hiç de hoş olmamıştır.

Savaşın hemen öncesinde meydana gelen bu gelişme,  Selçuklu –Eyyübi ordugâhında soğuk bir havanın esmesine neden olmuştur. Keykubad, güçlü Harzem ordusunun karşısında, kendi ordusunun başarısız kalacağı bir hücum-saldırı savaşına girmektense, yüksek dağlardaki derbentleri tutarak bir savunma savaşına girmeyi planlamaktadır.

Aynı günlerde, Suriye- Hıms-Humus hakimi Melik Mücahid’in oğlu Melik Mansur komutasındaki Humus birliği kuvvetleri Selçuklu kampına katılmış, Eyyübi güçleri arasında yer alan Arap askerlerden oluşan bir birlik, Harzem kuvvetlerinden bir öncü birliği bozguna uğratarak, bol ganimet ve  savaş atı ile geri dönmüş, birden bire olan iki sevindirici gelişme, Sultanın moralini düzeltmiş, yeniden hücum-saldırı  savaşına girmeye karar vermiştir.

Selçuklu-Eyyübi Müttefik Ordusu, Harzem ordu karargâhının tam karşısında savaş düzenine geçmiştir. Ordunun merkezinde etrafına topladığı diğer Eyyübi melikleri ile beraber, Dımaşk- Şam hakimi ünlü Melik Eşref yer almaktadır. Ordusu içerisindeki Arap askerlerini, savaş sırasında erkenden yağmaya başlamamaları ve herhangi bir mağlubiyet halinde ise, panik halinde savaş alanını terk etmemeleri için, tam merkezin önüne yerleştirmiş, arkalarına da güvendiği Suriye- Halep askerini mevzilendirmiştir.

Bir tarafında,  Van- Harput Hakimi’nin oğlu Artukşah’ın ve diğer tarafında Suriye-Hıms Hakimi Melik Mücahid’in oğlu Melik Mansur’un yer aldığı kanatlar ise,  karargahı,  muhtemelen Merkez’deki Melik Eşref’in in daha da gerisinde olan Alaaddin Keykubat tarafından idare edilmektedir.

Değişik kaynaklı ifadelerle,  Yassı Çemen Savaşı’na katılan Keykubad-Selçuklu ve Melik Eşref-Eyyübi Müttefik Ordusu’nda, Anadolu Selçuklu askeri sayısının 20 000 olduğu, Harput Artukluları ve Klikya Ermeni Krallığı askerlerinin de katılımıyla 25 000’ i bulduğu,  5000’i seçkin süvari olmak üzere, 15 000 civarında Eyyübi  askeri ile birlikte, toplam  45 000 kişilik bir rakama ulaştığı tahmin edilmektedir.

Büyük Savaş’tan bir gün önce, 500 kişilik bir Selçuklu öncü kuvveti daha pusuya düşmüş ve Harzem askerleri tarafından kafaları kesilerek katledilmişlerdir. Bu başarılarının ardından, Harzem Kuvvetleri’nin sağ kanadı,   hiçte vakit geçirmeden, Ms.10 Ağustos1230 ( 28 Ramazan 630) sabahı,  müttefik ordunun sol kanadına karşı ilk saldırıya geçmiş, karşı tarafı çökertmeye başlamıştır. Bunun üzerine, Keykubat, Artuklu askerini, Melik Eşref’te bir miktar Eyyübi askerini sol kanada kaydırarak, çekilen kuvvetlere destek sağlamışlar, diğer yandan, Harzem ordusunun Merkez ve sol kanadına karşı hücuma geçen, müttefik ordunun Melik Eşref’in merkez kuvvetleri ile sağ  kanat, Harzem Ordusu’na  ağır zaiyat verdirmiştir.

Aynı günün öğleden sonraları ise, savaşı yönettiği tepenin üzerinden, ordusunun sağ ve sol kanatlarına eli ile çekil işareti vererek,   tam bir paniğe dönüşmüş, çok sayıda askeri ölmüş veya esir edilmiş Harzem Ordusu’na, muharebe meydanını terk etme emrini verir.

Esir edilen ve aralarında  Celaleddin’in gözde emirlerinden İlek Han, Melik Atlas vb. ile Harzem saflarında çarpışan Oltu hakimi gibi  Harzem komutan-emirleri  ve bir kısım daha ümera-emirler ile esir Harzem askerlerinin çoğu,  katledilen Selçuklu askerlerine karşılık olarak öldürülürler. 

Ancak, savaş meydanından kaçarken  yakalanarak esir edilen Erzurum Hakimi    Rükneddin  Cihanşah  ise,  gerek  kendisininde Selçuklu soyundan olması ve gerekse  daha sonra gerçekleştirilecek Erzurum seferi sırasında yararları olacağı düşünülerek affedilir  ve  zaman geçirilmeden Erzurum’a yönelinir.

Erzurum önlerinde, zaferin şerefine büyük bir şölen tertip edilir. Alaaddin Keykubat, başta Melik Eşref olmak üzere, Yassı Çemen Savaşı’na katılan  Eyyübi emirlerine büyük ihsanlarda bulunur, gönüllerini hoş eder. Ramazan Bayramı gelmiştir. Birlikte,  Bayram namazı kılınır. Daha sonra düzenlenen bezmde-mecliste yenir, içilir, rebabi-saz müziği- dinlenir. İki hükümdar çevgan- atlı top oyunu  oynayarak zaferi kutlarlar.

Erzurum Kuşatması başladığında, kalenin eski hakimi Rükneddin Cihanşah aracılığıyla  kaledekilere bir ahidname gönderilerek teslim olmaları, canlarına ve mallarına dokunulmayacağı bildirilir ve böylece, hiç savaş yapılmadan Erzurum Kalesi Selçukluların eline geçer. Yardımlarının bir bedeli olarakta, Rükneddin’e  Niğde-Aksaray ve çevre beldelerden araziler, ikta-yani,  geliri  devlete hizmet karşılığı  bırakılan arazi, mülk olarak verilir.

Aladdin Keykubat, memleketlerine dönmek üzere ayrılılarken,  Melik Eşref ve diğer Eyyübi  meliklerine  çok sayıda hilat-kaftan, cariye, köle, at, katır, deve, Rumi ipekli kumaş, ve 200  kese kadar da, Keykubadi sikke ihsan ederek gönüllerini hoş eder. Ayrıca, bir zaman sonrada, artık bir harabe haline gelmiş bulunan Ahlat’a yeniden sahip olabilmek için harekete geçen Melik Eşref’e yardım olarak,  5 000 kişilik bir süvari birliği görevlendirir. 

Yukarıda anlattığımız   Yassı Çimen Savaşı,  o zamanlar  İran ve ön Asya’da hüküm süren ve bölgeyi tehdit eden, ortak düşman Harzemşahlar  Devleti’ne karşı, Orta ve İç Anadolu’da hüküm süren Anadolu Selçuklu Devleti’yle, yine  kuzey  Irak, Suriye  ve  Güneydoğu Anadolu  topraklarının  bir kısmında hüküm süren Eyyübi Devleti  arasındaki,  ender işbirliği örneklerinden biridir. Ancak, bu başarı sürekli olamayacak, bir zaman sonra işbirliği yeniden bozulacak, Harzemşahlar’ ın güçlerini kaybetmeleri ile fırsat bulan Cengiz Hanın  Moğol Süvari birlikleri, ortalığı perişan ederek önce kuzey Irak-el Cezire bölgesine, sonra  Anadolu’ya girecekler, Kösedağ Savaşı’nda Anadolu Selçuklu’larını yenerek haraca  bağlayacaklardır.   ( Devamı var)                  


Bu haber toplam 431 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları