HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
27 Haziran 2019 Perşembe
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Anadolu Selçuklu ve Eyyübi İlişkileri; Yassı Çimen Savaşı (2) ( Devam )

30 Nisan 2019 Salı Saat: 08:29

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, tarihi biraz geriye alırsak;    Ön Asya’dan Mısır’a Kafkaslardan Basra Körfezine kadar geniş bir coğrafyaya hükmeden Büyük Selçuklu Devleti yıkıldığında, iki önemli devlet tarih sahnesinde boy gösterir. Biri Anadolu’da Anadolu Selçuklu Devleti,  diğeri Irak ve Suriye’de Eyyübi Devleti. Önce Anadolu Selçuklu Devleti hakkında biraz bilgi verelim.                

Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından Anadolu’nun fethine gönderilen Kutalmış oğlu Süleyman Şah ( Ms.1077),  kısa zamanda İznik’e kadar bütün Anadolu’yu ele geçirmiş ve bir süre sonra Büyük Selçuklu Hükümdarlığından ayrılarak, başkenti İznik olan bir devlet kurmuştur. Egemenliğini kuzey batıda  İznik’ten güneyde Akdeniz’e kadar genişleten Süleyman Şah, ani bir baskınla Suriye Selçukluları’nın elinde bulunan Antakya’yı ele geçirir ise de, Suriye Selçuklularıyla aralarında başlayan mücadeleler sırasında Halep yakınlarında şehit olur ve günümüze kadar gelen Türk toprağı Süleyman Şah Türbesine-mezarlığına gömülür

Oğlu Sultan I.Kılıçarslan zamanında ( Ms. 1092), Anadolu Selçuklu Devleti’nin sınırları Marmara’dan Ege’ye –Akdeniz’e kadar ulaşmış bulunmaktadır. Yeni yeni başlayan Avrupa-Haçlı Seferleri’ne karşı mücadele eden Sultan I. Kılıçarslan, daha sonra Malatya ve Musul’u fetheder. Bu savaşlar sırasında,  Habur çayını geçerken, ırmakta boğulur. Anadolu Selçuklularının bu şekilde güç kaybetmeleri ile Doğu Anadolu’da Saltukoğulları beyliği ve orta Anadolu’da Danişmendliler beyliği kurulur.       

Yerine geçen oğlu Sultan Mesut’un zamanı ( Ms.1116) , devletin toparlanması ve devam eden Haçlı seferleriyle geçer. 

2. Kılıçarslan zamanında ( Ms.1155) , Selçuklular,  Denizli-Miryakefalon- denilen yerde Bizans ordusunu büyük bir yenilgiye uğratırlar.  Anadolu Selçuklu tarihinde büyük bir önem taşıyan bu dönüm noktası sayesinde,  Bizans imparatorluğu,  Selçukluların Anadolu toprakları üzerindeki egemenlik haklarını tanır ve Anadolu’nun Türkleşme tarihi başlar.       

Alp Arslan’ın komutanlarından Artuk bey tarafından kurulan Artuk oğulları devleti ise, o yıllarda, güneydoğuda Hısnkeyfa-Hasankeyf, Mardin ve Harput-Elazığ şehirlerinde hakim olup, Selçuklu-Eyyubi ilişkilerinde sık sıkça kilit rol oynayan tampon bir devlettir.

Eyyübi Devleti ise, Büyük Selçuklu Devleti’nin yıkılmasıya kuzey Irak’ta kurulan Zengi Hanedanlığı sırasında komutanlık yapmış olan Selahattin Eyyübi tarafından kurulmuş,  akrabalığa dayalı büyük bir aile gücü-feodal yapı-hanedan şeklinde bir devlet yapısına sahip, XII. yüzyılın son çeyreği ile XIII. cü yüzyılın ilk yarısında varlığını sürdürmüş, Haçlı seferleri sırasında kilit rol oynamış,  İslam dünyasının savunulmasında önemli katkılarda bulunmuş,  Mısır, Suriye, El-Cezire, Yemen, Hicaz ve Doğu Anadolu’da hakimiyet sürmüş,  kuzeyde Anadolu Selçukluları ve diğer Türk beylikleri, Doğuda Harzemşahlar Devleti  ile ilişkiler kurmuş bir devlettir. 

Kurucu hükümdarı Selahattin Eyyübi,  Suriye-Filistin – Kudüs hâkimiyetlerinden sonra Mısır’ı da ele geçirmiş ve Mısır’ı güç ve saltanat merkezi yapmıştır.  Selahattin Eyyübi’nin ölümünden sonra en büyük oğlu Melik Efdal,  stratejik Dımaşk-Şam şehrinin hakimi olur. Diğer oğullarından Melik Zahir, Halep hakimi ve Melik Aziz ise Mısır hakimi olurlar. Selahaddin’in kardeşi Melik Adil ise, El Cezire’ye hakim olmuştur.               

Bu arada, tüm Eyyübi ülkesinin merkezi durumunda olan eski adıyla Dımaşk- Şam hakkında biraz bilgi verirsek; Eski çağlardan beri stratejik bir öneme sahip olan Şam,    özellikle, İran, Mezopotamya ve Anadolu’dan, Mısır ve Arabistan’dan gelen ticaret yollarının kesişme noktalarından biri olması sebebiyle sık sık hakim güçler arasında çekişmelere neden olmuştur. Bu nedenle Selahattin Eyyübi’nin ölümünden önce topraklarını kardeşi ve oğulları arasında pay ederken, Şam’ı büyük oğlu Melik Efdal’a bırakması, diğerleri tarafından hoşnutsuzlukla karşılanmıştır.              

Ağabeyisinin en büyük yardımcısı ve politik bir deha olan Melik Adil, Selahaddin tarafından özellikle ülkenin en stratejik bölgeleri olan bu yerlerin yeğenlerine bırakılmış olmasına, işine gelmemesine rağmen, sesini çıkarmamış, bekle-gör politikası takip ederek, onun sağlığında yeğenleriyle iyi geçinmiş, onların işlerine fazla karışmamıştır. 

Ancak, bir süre sonra Selahattin’in oğulları arasında anlaşmazlıklar başlar. Selahattin’in Mısır hakimi bulunan oğlu Melik Aziz, bir anlaşmazlık nedeniyle Ağabeyi Dımaşk hakimi Melik Efdal’ ın üzerine yürür. Ağabeyi ile baş edemeyince El Cezire hakimi olan Amcası Melik Adil’den yardım ister,  bunu fırsat bilen ve iki kardeşin bu kavgasından yararlanan amca Melik Adil, yeğeni Melik Kamil ile işbirliği yaparak, Melik Efdal’ın elinden Dımaşk-Şamı alır. Ancak,  Melik Adil,  Şam’ı kendisine bağlar ve yeğeni Melik Efdal’i, Serhad bölgesine-sürgüne gönderir. Bir süre sonra Melik Aziz’in Mısır’da vefat etmesi hızla Mısır’a ulaşan Melik Efdal, hızlı bir baskınla Mısırı ele geçirir ise de, amcası Melik Adil yine baskıyla Mısır’ı ele geçirir ve Melik Efdal’ ı yeniden Serhad bölgesine sürgüne göndererek, kendisi Mısır’a yerleşir. Eyyübi Büyük Sultanı adını alır.

Melik Adil, yukarıda anlattığımız stratejik öneminden dolayı, hiçbir zaman Şam egemenliğini Melik Aziz’e bırakmaz ve kendi hâkimiyetine alır.  Ardından Melik Efdal,  Mısır ve Suriye’yi bir elde toplayabilmek için Şam’ı kuşatırsa da alamaz,  Melik Adil Eyyübi ülkesinin tek hakimi olur.                   

Bu arada,  babası 2. Kılıçarslan’ın ölümü üzerine,   Anadolu Selçuklu hükümdarı olan  Rükneddin Süleyman Şah ( Ms.1196), babasının ölümünden sonra,  sürekli olarak, amcası Melik Adil ve oğulları tarafından sürekli  saldırılara uğrayan Selahattin Eyyübi’ nin büyük oğlu Melik Efdal’ı  korumasına alır ve Anadolu Selçukluları, nüfuz alanlarını Fırat nehrinin ötesine kadar  taşırlar.           

Melik Adil ölmeden önce,  elindeki toprakları oğulları Melik Kamil’e Mısır’ı,  Melik Muazzam’a Dımaşk-Şam’ı verir. El Cezire’yi de oğulları Melik Evhad, Melik Eşref ve Melik Hafız arasında paylaştırır.

El Cezire, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bereketli topraklara ve stratejik bir öneme sahip olup, Anadolu, Suriye ve Irak’ı kapsayan kuzey Mezopotamya’nın eski adıdır. El Cezire üç bölüme ayrılır.   Meyyafarikin-Silvan ve Diyarbakır-Amid kısmını kapsayan Diyarıbekir; Birinci Bölge,  Urfa-Harran’ı kapsayan Diyarımudar; İkinci Bölge ve Rakka-Suruc ve Resulayn ile  Rakka civarında Fırat kıyısındaki Caber kalesinin oluşturduğu Diyarı Rabiya; Üçüncü Bölge.( Devamı var ) 


Bu haber toplam 249 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları