HABER ARAMA
  • DOLAR6,0802
  • EURO6,8436
  • ALTIN251,2445
  • BIST 10086.072
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Mayıs 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

İSMAİL SARI

İSMAİL SARI

Ramazan Gecelerinin Süsü; İftar Sofraları ve Teravihler

10 Mayıs 2019 Cuma Saat: 08:35

Bu senenin Ramazan geceleri, Ünye’mizde sessiz sedasız başladı. Geçmiş yıllarda şen-şakrak olan Cumhuriyet Meydanı, bu sene çok sessiz-sakin. Küçük ticarethaneleri ve çınar ağacının dibine (eskilerin tabiri ile Kavak Dibine) kurulan sahneden yankılanan ilahi sesleri ve sanatçı sedaları ile şenlenen Cumhuriyet Meydanı, bu sene mahzun ve sessizdir. Umarım ki, bu sene camiler şenlenir. Çünkü iftarını yapan halk, çoluk-çocuk meydana koşar, teravih namazını unuturdu. Camiler mahzun ve sessizdi.

***                         ***                               ***        

                Üzülerek belirteyim ki, geçmişte uygulanan sahne programları, çoğu zaman haddini aşıyor ve Ramazan eğlencesi sınırını çoktan aşıyordu. Sınırlı kalsa, ramazan gecelerine yakışır ölçülerle sınırlı olsaydı da, sürekli olsa idi. Çünkü halkın eğlenceye de ihtiyacı var. Belirli ölçülerde deşarj olması gerekiyor. Meydanda boşaltılamayan enerjiler, birikerek toplumsal huzursuzluklara neden olabiliyor. Toplu olarak kılınan teravih namazları da toplumsal deşarj olmayı sağlayan uygulamalarımızdandır. Aile sorumlularından dileğimiz veya önerimiz, aile bireylerini bu sahaya yönlendirmeleridir. Ramazan gecelerinin en güzel süsü; toplu halde yapılan iftarlar ve teravihlerdir. Ben, ortaokul ve liseyi Sivas’ta okudum. Camilerde yer bulamayız endişesi ile akşam namazını koşarak kılar, iftar yemeğini yarışarak yerdik. Sivas camilerinde, teravih namazı aralarında toplu olarak:

                Ya Hannan Ya Mennan                          Sebbitkulübenaalel-iman

                Ya zel-cudi ve vel-ikram                         Nercüafveke ya gufran

                Şeklinde kasideler terennüm edilerek cemaate bir heyecan verilirdi. Şimdi teravihler, yarışla kılınarak salavatlar bile okutulmuyor. Deşarj olmanın ötesinde, koşturarak kılınan namazlar, kocaman bir yorgunluk doğuruyor. Diyanet İşleri Başkanlığımız ve müftülükler, bu yarış hocalarına bir düzen vermelidir. Camilerden cemaati kovan tavır ve hareketler yerine, cemaati ve halkı çoluk-çocuk camilere çekecek tavır ve hareketlere yönelinmelidir. Bir iki örnek vermek istiyorum:

                Birincisi: Hoca efendi kürsüye oturmuş bağırıyor; cehennem şöyle yakacak, Allah böyle azabedecek, mezarda yılanlar-çıyanlar şu azabı yapacak bu işkenceyi yapacak gibi… Hiç olmazsa “Başı rahmet” dediğiniz Ramazanın başında Allah’ın rahmetini anlatınız da bu insanlar camiye ısınsınlar.

                İkincisi: Hoca Efendi minbere çıkmış, elinde çarşaf gibi, Diyanetin hazırladığı hutbenin tamamını okuyacağım diye, elinde mikrofon, sesi çıktığı kadar bağırıyor. Be hoca efendi, bu kadar bağıracaktın da, mikrofonu niçin aldıneline ? O hutbenin hepsini okuyunca ödül mü vereceklersana ? Biraz kısaltamıyor musunuz, o hutbeyi?

                Üçüncüsü: Müezzinler için ses; olmazsa, olmazdır. Çok güzel hafızdır, diye getirtmişler, boru sesli birini, cemaate, adeta bağırıyor; “Buraya gelmeyin!..” diye.

                Daha çok yazacağım da, hepsi bir anda olmasın diye yazmıyorum. Hocaların bana ateş püsküreceğini de çok iyi biliyorum. Ancak, özeleştiri yapma konusunda çok geç kaldık. Biraz iğneleme yapmamız zorunlu hale geldi.

                Saygı, sevgi ve selamlarımla… 


Bu haber toplam 117 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları