HABER ARAMA
  • DOLAR6,0802
  • EURO6,8436
  • ALTIN251,2445
  • BIST 10086.072
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Mayıs 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

ARİF TAKICI

ARİF TAKICI

Acaiplikler

11 Mayıs 2019 Cumartesi Saat: 08:51

31 Mart yerel seçimlerinde ülkemizin bir çok bölgesinde olduğu gibi, İstanbul seçiminde çok farklı seçim atmosferinin ve alışageldik olmayan hadiselerin yaşanmasına şahit olunduğu bir seçim süreci yaşandı.

 Günlerdir yapılan tartışmaların ardından, YSK’nın 4’de karşı 7 oyla seçimlerin yenilenmesine karar vermesi her demokratik ülkede olduğu gibi biz dede saygıyla karşılanması gerekir değil mi?

  Yok, öyle olmadı… Bizde hakimler tehdit edildi.

Oysa örnekler var… Avusturya da, Almanya’da, İngiltere’de, Amerika’da yakın senelerde seçim yenilendiğine şahit olundu. Yeri gelince birçok konuda Avrupa kriterlerine bakılıp örnekler veriliyor, hatta ikide bir malum bazı partilerce Avrupa mahkemelerine koşuluyorken, İstanbul seçimleri için neden hezeyanlar göstergesi davranışlarda bulunuluyor? YSK seçimlerin yenilenmemesine hükmetseydi Türkiye de adaletli hâkimler olacaktı, ama seçimlerin yenilenmesine karar verdiği için, iktidarın YSK’daki çete mensupları oluyorlar öylemi? Allah aşkına bu nasıl çifte standart bir düşünce yapısı.

    Demokrasi anlayışını evrensel değerlerde içselleştirememenin şaşırtan seviyedeki hezeyanlarının dışa vuran travmaları bu davranışlar!

  Düşünebiliyor musunuz? Ülkenin devlet Başkanına diktatör diyen Muhalefet, yine o ülkenin hâkimlerini günlerdir verdikleri demeçlerle yönlendirmeye çalışıyor, daha sonrada bir garabete imza atarak verdikleri karar nedeniyle tehdit edebiliyor… Sonrada bu ülkede demokrasi olmadığını ifade ile devletin başına diktatör diyebiliyor. Bu ne yaman bir çelişki?

 Ana muhalefet partisinin lideri grup toplantısında bu ülkede seçimin yenilenmesi kararını alan YSK’nun 7 üyesini satılık adamlar olarak ilan ediyor,  iktidarın çete mensubu olduklarını söyleyerek hakaretler yağdırıyor, bununla da kalmayarak yuhalatıyor, sonrada yaptığı bir meziyetmiş gibi, tazminat davası açmazsanız namertsiniz diyor. Ve bu ülkede demokrasi yok, üstelik diktatörde de var, öylemi? Bu kadar rol yapmak ve pişkin olmak için çok yönlü karakter kullanma eğitimi veren kurslar mı var acaba? 

   Ya hani bizim beyaz Türklerin pekte haytan olduğu ve medeniyetin referansının kıblesi gördüğü Avrupa’daki politikacılara ve basına ne oluyor? Onlar seçimlerin yenilenmesine neden balıklama atladılar da Ülkemizde demokrasinin sancılı olduğunu vurgular nitelikte demeçler verip haberler yapmaya başladılar. Çünkü istedikleri Türkiye’de demokrasi falan olması değil, kaosa sürüklemesidir. Sığ bakanlar, ne olur bunları görün artık… Avrupa’nın ve Amerika’nın istediği demokrasi olsa, Mısırın diktatörü Sisi’yi kırmızı halıda karşılamaz, durmaksızın adam idam eden, Ülkemizde de vatandaşı olan gazeteciyi, hem de elçilik binasında katleden Arabistan la kanka olmazlar. Hem şu tarihinde darbecilere iki laf edememiş olan, ama dışa karşı ülkemizi küçük düşürmeye çalışan TÜSİAD’a ne oluyor da, İstanbul’da seçimlerin yenilenmesini sindiremiyor, kaygılıyız diyor? Dünyada ilk defa olmuyor ki, sizin ülkemizi ikide bir şikayet ettiğiniz ülkelerde de bu oluyor be usta! Ha size ve sizin partnerleriniz (TÜRKONFED ve TÜGİAD) konuya müdahil olan İstanbul Ticaret odasına rağmen, çok şükür ki Anadolu kaplanları iş adamları ve meslek kuruluşları yiğitçe ve milli duruş sergiliyor bu ülkede.


Bu haber toplam 101 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları